1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Ahrar’uş Şam'ın son demokrasi beyanatı
Ahrar’uş Şam'ın son demokrasi beyanatı

Ahrar’uş Şam'ın son demokrasi beyanatı

Said Havva ekolünü takip ederek Mısır İhvanı'ndan ayrışan Suriye İhvanı'nın devamı niteliğindeki Ahrar’uş Şam'ın Şer’i sorumlusunun demokrasiye dair son açıklamaları dikkat çekti.

A+A-

Ahrar’uş Şam genel Şer’i sorumlusu Şeyh Muhammed Sadık kişisel twitter hesabından Mısır’da İhvan teşkilatlarının batının demokrasi anlayışını benimseyerek büyük bir hezimet yaşamasını değerlendirdi. Muhammed Sadık demokrasi hakkında bazı tespitlerde bulundu.

Bu açıklama; Suriye’deki etkili direniş gruplarından biri olan Ahrar’uş Şam’ın bir çok kırılma yaşayan siyasi görüşünü de gösterir nitelikte. Ahrar son olarak sahada beraber olduğu Arap milliyetçisi ve demokrasi yanlısı gruplarla beraber Riyad'da rejim ve batıyla masaya oturmuştu. Görüşmeler esnasında masadan kalkan Ahrar, müzakereleri samimi bulmadığını açıklamıştı. Kısa bir süre sonra ise Halep'in El-Sukeri Mahalle'sine yapılan bombalı araç saldırısında lider kadrosu hedef alınmıştı. Saldırıda grubun  liderleri zarar görmemiş ancak, önde gelen 3 komutan saldırıda yaşamını yitirmişti.

Saldırı sonrası, "Batı ve müttefiği Al-i Selül rejimi oyunu kendi kurallarına göre oynamayan Ahrar liderlerini hedef aldı" yorumları yapılmıştı.

Ahrar’uş Şam'ın beraber hareket ettiği Nusret Cephesi ile birlikte muhaliflerin kontrol ettiği bölgelerdeki "şeriat" talebi başta Alluş grubu olmak üzere Suud'un emrindeki milliyetçi-demokrat grupları rahatsız ediyor.

Ahrar, Suriye’de şeriate dayalı bir devlet kurmayı hedeflediğini iddia etsede sahada takip ettiği yol itibariyle şuan itibariyle hedefinden çok uzakta bulunuyor. Son olarak İdlib'te şeriat uygulamalarına karşı çıkan müttefiği muhalif grupların çıkardığı olaylar buz dağının görünen kısmı olarak yorumlanıyor.

Şeyh Muhammed Sadık’ın twitter üzerinden yaptığı o açıklamalar:

1- Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Ey basiret sahipleri, artık ibret alın!” Bu yaygın bir söz olan “Tarih kendini tekrar eder” sözünün hakikatidir. Ancak ibret alan var mı?

2- Mısır’da vuku bulan olaylar; zihinlerde, yirmi seneden daha fazla zamanın geçtiği Cezayir’de vuku bulan olayları canlandırdı. Bu yaşananlar; demokrasinin sahteliğini ve demokrasiyle başarıya ulaşılmayacağını, basiret sahipleri için ispatlamış oldu.

3- Demokrasi’nin ‘şer’i hükmü’ yönünden bahsetmiyorum. Ben ancak bir değişim vesilesiymiş gibi uygulamalı cetvelinden bahsediyorum.

4- Cezayir’de 1990 senesinde İslamcılar %80’den daha fazla bir oy oranıyla seçimleri kazandılar. Ki bu yöntem, anayasayı değiştirmek ve yeni bir hükümet şekillendirmek için demokrasi esasına uygundu.

5- Batı ve Doğu tehlikeyi fark edip hemen hızlı bir şekilde harekete geçti ve dostlarına parlamentoyu fesh etmeleri gerektiğini söylediler. Böylece İslamcılar, gösterilere başladı ve Mısır’da son yaşanan olaylarda İslamcıların tutunduğu gibi barışçıl grevlere tutundular.

6- Aynı şekilde Cezayir ordusu, askerleri ve tankları ile şehre indi ve zayıf yok olacak delillere istinaden grev yapan kimseleri bastırdı. Ordu, gösteri yapan İslamcıları silah zoruyla dağıttı ve onları hapishanelere, zindanlara götürdü.

7- Çünkü insan fıtratı zilletten yüz çevirir. Ya fikir ve tercih özgürlüğünü savunur ya da korkaklığı ve bunaklığı tercih eder.

8- İşte bu, Cezayir tecrübesinden yirmi yıldan daha fazla geçen bir süreçte Mısır’da gerçekleşen olaylardır. Gerçekten tarih tekerrürden ibarettir.

9- İki tecrübe olan: Cezayir ve Mısır tecrübesi arasında birbirine benzer ortak noktalar bulunmaktadır. Ancak Mısır olaylarında, olumlu gelişmeler daha fazla baş gösterdi. Çünkü İslamcılar bir sene Mısır’a hükmedebildiler.

10- Böylece tekele çomak sokuldu, ihvanın görevleri ve tamamlamak istedikleri planları engellendi. Ordu kuvvetiyle darbe gerçekleşti. Demokratik yollarla gelen İhvan karşısında, kendi putlarını bir kez daha yıktılar.

11- İhvan fikrini geçmiş dönemde batının kabullenmesi, onu zorunlu bir alternatif olarak görmesi ve tıpkı gelişen cihadi bir proje örneğinde olduğu gibi siyasi sahaya takdim etmesine rağmen;

12- Batının maslahatlarını içeren derin devletin varlığı için bu bağa seri bir şekilde son verildi. İşte Mursi ve kardeşleri! İdamlarına hükmedildi ve Mübarek beraat edilerek hapisten çıkarıldı. İbret alan var mı?

13- Dünkü Cezayir tecrübesi ve bugünkü Mısır tecrübesi bizleri bir hakikatin önüne koymaktadır. Bu hakikatte; Demokrasinin, maslahatının peşinde olan kimselerin avuçlarında bölümlere ayrılmış bir yalandan başka bir şey olmadığıdır.

14- Mısır’da gerçekleşen olaylara sade ve basit bir bakışla bakıldığı zaman Mursi ve kardeşlerinin meselesinin islam ve put meselesi olduğu görülecektir. Öyle ki bu put önünde binlerce kişiyi parçalanmaktadır.

15- Bizler Mısır’da mazlum müslümanların tamamının zafer bulması için dua ediyoruz. İslami bir projesi olan herkesin başarıya ulaşmasını temenni ediyoruz. Hakkı tavsiye ederek ve izzeti talep ederek bu sınırlarda duruyoruz.

16- Hoşgörü içerikli muhalefet ve sessiz sandıklar dişlerini topraklarımıza geçiren ve hayratlarımıza sınırlar koyan tağutları kökünden kazıma imkanı sağlamıyor.

17- Şüphesiz savunmada ve değişimde, rabbani reşit bir cihatla beraber hikmet eksenli şer’i siyasetin gerekli olması Allah’ın değişmez kevni ve şer’i sünnetlerindendir.

18- İşte bundan dolayı bizler demokrasinin batıl olduğuna inanıyoruz. Demokrasinin dayatıldığı müslüman halkları hedef alan kimsenin hatası olarak görüyoruz. Dini tanımaları için onlara açıklama yapmak ve davette bulunmak bizim görevimizdir.

19- Aynı şekilde demokrasi; sürekli başarısızlığa uğrayan bir vehimdir. Rastgele fasit savaşlar ile dökülen masum kan, zorunlu demokrasi yönelimlerinin başarısız olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.

20- Aynı şekilde cihadi cemaatler; demokrasi yollarını düzeltmek ve hatalarının anlaşılması için bütün gayretlerini sarf etmektedir. Bu mesele daha fazla açıklanmaya, disipline edilmeye ve ortaya çıkarılmaya hala ihtiyaç duymaktadır.

21- Demokrasi bineğine binmeye çalışan bütün islami cemaatlere çağrıda bulunuyoruz ve bu binek çöktükten (Put kırıldığı zaman) sonra olayı açıklığa kavuşturmalarını ve istişare etmeye bekliyoruz.

22- Çözüm; insanların, demokrasinin sahteliğini bilmesi, Şeriat’in küllileri üzerinde devrimci grupların bir araya gelmesi ve Allah’ın razı olduğu Şer’i vecih üzerine insanların acılarına son vermek için çalışmalarıdır.

23- Demokrasi ile en büyük sorunumuz sadece demokrasinin nifakı değildir. Bilakis mutlak teşri hakkını insanlara vermesidir. Ki biz bunun rububiyyetin özelliklerinden olduğuna inanırız.

24- Grupları himaye edecek İslami anayasanın gölgesinde, yetenekleri ve şer’i emanetleri ile güvenilir kimselerin seçilmesine gelince; bunda cihadın meyvelerini yok edecek herhangi bir durum söz konusu değildir.

25- Asıl gayret gösterilmesi gereken konu, gurupların İslami anayasa ve İslami düzen üzerinde birleşmesi, dışarıdan her ne reva görülüyorsa ondan önce beldeyi kurtarmak için İslami anayasayı ve programını tatbik etmesi için birleşilmesi gerekmektedir.

26- Şöyle ki sabitler ve kesin kurallar korunur, sıkıntılar giderilir ve şer’i kaidelere uygun bir şekilde çevre ülkelerle ilişkilerde mubahlardan, takdir edilen şeylerden ve masalihi mürseleden istifade edilir.

27- Yeterli görülen ya da şahsi girişimlerden hangisi olursa olsun bu yönleri örtmediği sürece sahada ki ayrışmayı artıracak ve bizleri cihadın/devrimin meyvelerini elde etmekten aciz bırakacak.

28- Batı dünyası, Tunus, Libya, Yemen ve son olarak da Mısır’da meydana gelen Arap Baharı devrimleri gölgesinde gelişmekte olan İslami projeleri ve İsrail devletine komşu Suriye’yi etkisiz hale getirmek için alaşağı etmeyi başardı.

29-Ah! Keşke bilsen, Suriye halkı karşılaştığı katliamlardan ve yıllar geçmesine rağmen devam eden ölümlerden ne çileler çekti. Topraklarında ne savaşlar cereyan etti ve nice devletler onlara tuzaklar kurdu..!

30- Suriye’nin eşiğinde nice putlar devrildi; demokrasi putu, insan hakları putu, Birleşmiş Milletler putu, Güvenlik Konseyi putu, Suriye toplantıları putu… İbret alan var mı?

31- Herkes bilsin ki; Batı, isimleri farklı farklı olsa bile İslami proje hedefi olan devrimci gruplar arasında, bir fark gözetmez.

Şeyh Muhammed sadık

 

Tercüme: İncanews

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler