1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Bebek katilleri ile vicdan edebiyatı yapmak
Bebek katilleri ile vicdan edebiyatı yapmak

Bebek katilleri ile vicdan edebiyatı yapmak

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ankara'da sivil katliamların sorumlusu Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum ile din, vicdan ve ahlak temalı bir basın toplantısı düzenledi.

A+A-

Irak  ve Suriye'de başını İran'ın çektiği Şii ittifakının giriştiği katlima, tecavüz ve işkenceleri adeti olduğu üzere değinmeden tüm olumsuzluklardan İslam Devleti'ni sorumlu tutan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"DEAŞ'a karşı ortak mücadelemizi konuştuk. DEAŞ terörünün hedefi Müslümanlar ve güzide tarihimiz olmuştur. Bataklığı kurutmak için uluslararası strateji şarttır. DEAŞ'ı bertaraf etsek bile başka bir yerde başka bir isimle ortaya çıkacaklardır."

Hangi ümmet? Aişe'ye söven Ömer'in torunlarını katleden ümmet mi?

" DEAŞ ümmetimizi bölmeye çalışan önemli bir virüstür. Başkaları aynı yolu izlemektedir. DEAŞ'ı da ciddi anlamda kullanmaktadır. Örgüt kazançlı çıkmaktadır. Bütün bu silah ve parasal kaynaklar nereden? Bunun üzerinde ısrarla durulması gerekiyor. Müslüman dışında Hristiyan dünyasından yer alan kişiler ne için burada? Türkiye Iraklı kardeşlerinin yanındadır ve yanında olmaya devam edecektir." 

Erdoğan'dan işgal talebi

Erdoğan, Irak ve Suriye'de Haçlı Koalisyonu'nun daha etkili olabilmesi için hava bombardımanlarıyla sivil katletmenin ötesinde, insanları yokedilen topraklara postallarla ayak basmadıkça söz konusu yerlerin teröristlerden(!) hiç bir zaman temizlenemeyeceğinin şu sözlerle tekrarladı; “Kara harekatı olmadığı sürece hava harekatı başarılı olmaz. Ayağınızı bastığınız yer sizindir”

Şii milisler için her yol Şam'a çıkarken, Müslüman'a geçit yok!


Anadolu Ajansı'nın verdiği bilgiye göre, Suriye'de 2011'de başlayan Şam Cihadı'nın ardından başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke vatandaşlarının, Türkiye üzerinden cihad bölgesine geçiş yaptığı iddiaları üzerine güvenlik önlemleri artırıldı.

Dünya kamuoyu, İslam Devleti ve irili ufaklı cihad gruplarına katılan Avrupalı muhacir savaşçıları tartışırken İran, Lübnan ve diğer ülkelerden Suriye'de rejim güçlerinin saflarına dahil olan binlerce kişi, gözden kaçırıldı.

Öte yandan İslam Devleti'ne Türkiye'den 700-800 kişinin katıldığı iddia ediliyor. Türkiye'de 2015 Nisan ayı itibarıyla 12 bin 800'den fazla kişinin ülkeye girişlerine yasak getirildi. Giriş yasağı konulanlardan yarısından fazlasını Kuzey Afrika ve Ortadoğu, yarısına yakınını da Avrupa ve Kuzey Amerika kökenliler oluşturdu.

İslam Devleti'ne katılımı önlemek adına Türkiye, kaynak ülkelerden daha aktif bir istihbarat paylaşımı beklerken, bu talebini her platformda dile getirdi.

 "Avrupa ülkeleri veri aktarmada daha aktif olmalı"

Türk makamları İslam itikadına sahip mensup olduğu düşünülen şahısların Türkiye'ye girişte engellenmelerinin, Türkiye'nin Suriye sınırından çıkış yaparken engellenmelerinden daha kolay olduğu değerlendirirken, Avrupa ülkelerinin Türkiye'ye isim ve veri aktarma sürecinde daha aktif olmaları gerektiği ifade ediliyorlar.

İslam Devleti'ni 10 Ekim 2013'te terör örgütü olarak ilan eden, Suriye ile uzun ve engebeli bir kara sınırı bulunan Türkiye, sınır güvenliği konusunda önlemlerini ciddi şekilde artırdığı biliniyor.

Bu önlemler kapsamında bugüne kadar bin 300 kişi sınır dışı edilerek batılı istihbarat sevislerinin ellerine teslim edildi, 12 bin 800 kişiye de ülkeye giriş yasağı koyularak mağdur edildi.

 Risk Analiz Merkezleri kuruldu

Bu kapsamda 2014 yılı itibarıyla Emniyet İstihbarat, Terörle Mücadele ve Kaçakçılık şubelerinin ortak çalışmasıyla "Risk Analiz Merkezleri" kuruldu. Türkiye çapında uluslararası havalimanları ve riskli bulunan şehirler arası terminallerde kurulan merkezler, uzman personeli ile 24 saat esasına göre çalıştı. Bu merkezlerde bugüne kadar 2 bin kişi kontrol edildi ve bunların yaklaşık yarısının ülkeye girişine izin verilmedi.

Türkiye, sınırlarında "açık kapı politikası" izlenirken jandarma, emniyet, kara kuvvetleri ve diğer kurumların ortak çalışmalarıyla sınır illerinde kaçakçılıkla mücadele ve sınır güvenliği konusunda ek tedbirler hayata geçirildi.

Sınır güvenliği

Sınır güvenliği kapsamında 2014'te 333 kilometre hendek kazıldı, 60 kilometre toprak set oluşturuldu, 160 kilometre tel engeli ve 13 kilometre duvar inşa edildi, 267 kilometre uzunluğunda bir bölge aydınlatıldı, sınır hattı kamera ve gece görüş sistemleri ile güçlendirildi.

Sınırı yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 54 bin kişi 2013'te, 71 bin kişi ise 2014'te yakalandı. Ayrıca 2013'te 78 milyon, 2014'te 79 milyon litreden fazla kaçak akaryakıt ele geçirildi, iki yıllık dönemde toplam 350 bin metre kaçak petrol boru hattı imha edildi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.