1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Ben her şeyi bilirim' siyasi anlayışının bir tezahürü; 'Cemil Çiçek yobazlığı'
'Ben her şeyi bilirim' siyasi anlayışının bir tezahürü; 'Cemil Çiçek yobazlığı'

'Ben her şeyi bilirim' siyasi anlayışının bir tezahürü; 'Cemil Çiçek yobazlığı'

Muhafazakar demokrat eskisi Cemil Çiçek, İslam Devleti, Horasan, El Nusra ve bunun gibi örgütlerin hepsinin insanlığın başının belası' sözleri ile engin(!) ortadoğu bilgisini ve bölge siyasetine sosyolojik bakış açısını gözler önüne serdi.

A+A-

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, İslam Devleti, Horasan, El Nusra ve bunun gibi İslam için savaşan direniş gruplarının hepsinin insanlığın başının belası olduğunu iddia ederek, "Bazı ülkeler IŞİD'e karşı Irak'ta, Suriye'de farklı politika takip ediyor. Cinayet şebekesi, Suriye'de de Irak'ta vahşet da yapıyor. Bunun İslam ile uzaktan yakından alakası yok. En büyük zararı İslam'a veriyor" dedi. Konuşmasında bölgeye komşu bir ülkenin siyasiden çok batılı ülkelerin sömürgesinde hayatını idame ettiren bir kukla imajı veren Çiçek ağzını her açışında Esed ve Rafizi Irak'a karşı savaşan mücahitlere dil uzattı. Amerika'nın ortaya attığı fakat Suriyeli muhaliflerin dahi varlığını kabul etmediği Horasan adlı uydurma örgütten bahsederek kimlere hizmet ettiğini de göstermiş oldu.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi'yi kabul ettiği için bölge hakkında tahliller yapma gereği duyduğu tahmin ediliyor.

Buluşmada adet gereği bölgesel sorunlar üzerinden derin(!) tahliller yaparak Iraklı bakan ile kendi kendilerini tatmin eden Çiçek bölgesel siyasetle ilgili sahip olduğu bilgi birikiminide kamuoyuna göstermiş oldu.

"Ortak belalarımız da var"

Uzun zamandır bölgenin huzursuz olduğuna işaret eden Çiçek, bunun bedelini de bu bölgenin insanlarının ödediğini vurgularken ne Şii Irak rejiminin zulmünden ne Esed vahşetinden ne de Amerika'nın hava saldırılarıyla sivillere yaptığı katliamlardan bir kere dahi söz etmedi.

TBMM Başkanı Çiçek, "Ortak tarihimiz, ortak kültürümüz, ortak menfaatlerimiz var ama ortak belalarımız da var. Ortak bela olarak dediğimiz, tüm insanlık için tehdit teşkil eden, terör belasına karşı ülkelerin tek başına yaptığı mücadeleler yeterli olmuyor, istenilen sonuç elde edilemiyor" diye konuştu.

Benim, bizim nezdimizde terörün hiçbirini tasvip etmek mümkün değildir. Hepsine karşı olmak gerekir, doğrusu da budur. Bu ister PKK, ister IŞİD olsun, ister adı şu ya da bu olsun, bizim için fark etmez, terör terördür, bunun hepsine karşı ortak çabaya ihtiyaç var. Maalesef Türkiye, terörle mücadelesinde çoğu zaman uluslararası toplumdan yeterli desteği görmedi. Terörle mücadelede işbirliği yapmamanın ne anlama geldiğini Türkiye olarak acı tecrübelerle yaşadık.

"Sana kim inansın"

Cemil Çiçek, bazılarının, halen teröre karşı olduğunu söylemediğini, bazı ülkelerin söylemesine rağmen terör örgütleriyle işbirliği yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini belirtti. Çiçek, "Teröre karşıyız" diyen herkesin lafını da çok samimi bulmadıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Terörün her türlüsüne karşı sizin yanınızdayız, ne yapabilirsek birlikte yapmaya hazırız.  Bir çok ülke uluslararası sözleşmelere imza attıkları halde ülkelerindeki teröristleri ne yargıladılar ne Türkiye'ye iade ettiler. Halen çifte standart uyguluyorlar. PKK'nın, Suriye, Ayn el Arap'a, bizim çok iyi bildiğimiz nedenden dolayı ilgisinden, dünya neredeyse dün terör örgütü dediği PKK'yı, bugün insani yardım kuruluşu gibi algılamak gibi, eğer aymazlık değilse, çok özel bir kasıtla PKK'yı aklama gayretine giriyor. Bizim için PKK, IŞİD, Horasan, El Nusra, vs ne varsa, bunların hepsi insanlığın başının belasıdır. Hepsine karşı tavır olmadığı sürece konjonktürel olarak, hatta bazı ülkeler Irak'ta IŞİD'e karşı, Suriye'de farklı politika takip ediyor. Cinayet şebekesi, Suriye'de de Irak'ta da vahşet yapıyor. Bunun İslam ile uzaktan yakından alakası yok. En büyük zararı İslam ve islam ülkelerine veriyor. 

IŞİD'in içinde 80'den fazla ülkeden gelen terörist var, dünyanın her kıtasından örgüt mensubu var. Nasıl oldu da dünyanın önde gelen ülkeleri, bu kadar güçlü istihbarat örgütleri var, birbirinin yemek menüsü bilecek kadar birbirlerini takip ediyorlar, başbakanları, ülkeleri dinliyorlar, uzaydan, içeriden, dışarıdan dinliyorlar. Nasıl olmuş da bu kadar güçlü istihbarat örgütleri, bu teröristlerin varlığından bu ülkelerin haberi olmamış. Buna inanmamızı bekliyorlarsa, ben inanmıyorum, başkaları inanır, inanmaz, ona karışmam. 3 çocuğumu bile bir konuda ittifak ettirebilmek için bazen 2 saat ikna etmeye çalışıyorum. 80'den fazla ülkeden, etnik kökenleri, dilleri, kültürleri farklı bu kadar insan biraraya geliyor, eğitiliyor. Bunlar ölüme gidiyor, piknik için toplanmıyor. Bu nasıl mekanizmadır ve bunun arkasında hangi üst akıl, hangi kurmay zekası var? Bunlara kafa yormadığımız takdirde, sanki bir gecede çıkmış bir örgüt gibi görünüyor. Eğer düşmanımızı  iyi tanıyamazsak, arkasındakileri göremezsek yanılırız. "

Yaptığı açıklamalarla, dünyayı sadece yandaş ve candaş medyadan takip ettiği apaçık olan Çiçek'in, bir kahve muhabbetinde konuşurcasına tespitler yaparak Ortadoğu ve içinde bulunduğu süreçle ilgli bir çok gerçeği görmemesi, belli bir ideale sahip yüzlerce insanın ilkeleri belirli din için savaşmalarını necis haçlı ağızıyla, basit mantık önermeleri ile izah etmesi akıllara aziyan bir durum olarak karşımızda durmaktadır. Çiçek'in sahip olduğu yobaz ve cahili mantık şöyle işlemektedir; 'Terör kötüdür, müslümanlar teröristtir, müslümanlar kötüdür'. 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.