1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bir türbe tahliyesinden, başarılı(!) bir askeri operasyona: Süleyman Şah
Bir türbe tahliyesinden, başarılı(!) bir askeri operasyona: Süleyman Şah

Bir türbe tahliyesinden, başarılı(!) bir askeri operasyona: Süleyman Şah

Haftanın son gününe gözlerimizi açtığımızda sabahın erken saatlerine rağmen tüm ulusal basın ayaktaydı. Yaşanacak en ufak hareketlilikte gündeme oturmasına kesin gözüyle bakılan Süleyman Şah ile ilgili oldukça mühim bir gelişme yaşanmıştı.

A+A-

Tevhidi Gündem, farklı cenahlardan bazı yazarların 'Şah Fırat Operasyonu' ile ilgili görüşlerini okurları için derledi.

Türkiye ilk kez toprak kaybediyor!

 Süleyman Özışık - İnternethaber

 
"IŞİD'in hüküm sürdüğü bölgede yapılan bu operasyonun kansız neticelenmesi birilerini çılgına çevirmiş. 

Twitter eylemcilerini durdurabilene aşkolsun!

Cemaat kanadı Anafartalar'dan, Kemalist kesim Arıburnu'ndan taaruza kalkmış gibi twit atıyor. Önüne gelen, "Siz Süleyman Şah'a bunuda mı yapacaktınız?" diye höykürüyor.
Düne kadar, "Osmanlı barbardı, katildi, sarayda kadınlarla yatan uçkur manyaklarıydı. Onlar bizim atalarımız olamaz" diyen kemalist kesim, bir anda Osmanlı'yı bizden daha çok savunur oldu. 

Gerekçeleri şu: "Kanla aldığımız toprakları savunamadılar. İlk kez toprak kaybettik!"

Türkiye'nin toprak kaybettiği konusunda haklılar ama, seneleri karıştırmışlar. O topraklar 1926 yılındaki Ankara Anlaşması'yla kaybedildi. 

89 yıl geriden geldikleri için yeni duyuyor garibanlar!

Yoksa Musul, Kerkük ve bu iki bölgedeki petrol yataklarını İşgalci İngiltere'ye 500.000 Sterlin karşılığında peşkeş çekenlere kurtarıcı, bir türbenin yerini değiştirenlere ise toprak satan hain damgası vuracak kadar çıldırmış olamazlar değil mi?
IŞİD'e müdahale konusunda Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak ve o kanlı coğrafyaya sokmak isteyen batılı devletler son dönemlerde bu türbe üzerinden şeytani planlar yapmaya başladı. Anlaşılan ciddi bir ihbar alınmış.

Türkiye bir karar vermeliydi ve önünde sadece iki seçenek vardı.

Ya mevcut bekleyip askeri gücünü artırarak IŞİD'le bir çatışmaya girip savaşın baş aktörü haline gelecekti. Camileri ve türbeleri yıkan, her önüne çıkanın kafasını kesen IŞİD'in 38 askerimizi katletmesine zemin hazırlanacaktı. Belki de önümüzdeki günlerde bu kafa kesme görüntülerini canlı yayında izleyecektik. 

Ya da oradaki 38 askerin hayatını ve türbeyi başka bir yere nakledecekti. 

ABD ve diğer büyük devletler bölgeye kara yoluyla girmekten kaçınıp Türkiye'yi bir piyon gibi kullanmaya çalışırken "Oyunun kuralını ben koyarım" diyerek beklenmedik bir hamle yaptık"

 


 

Süleyman Şah’tan infaz görüntüleri mi gelseydi!

İbrahim Karagül - Yenişafak

 “Türkiye toprak kaybetti, geri adım attı, çekildi” gibi sığ, özensiz, günübirlik reaksiyonları dile getirenler, böyle bir saldırı olması durumunda kıyameti koparacaktı. Belki de el çırpıp halay çekeceklerdi. Buradan bir iktidar devşirme hesabı yapacaklar, kan üzerinden siyasetin bir başka çirkin örneğini sergileyeceklerdi.

Burada asıl sorgulanması gereken bu anlayış, bu kötülük duygusu, bu körlüktür. Bölgedeki güçler çatışmasında aldıkları pozisyon hiçbir şekilde Türkiye’den yana olmayan, iç politik kazanç için her tür ittifakları yapabilen bu çevrelerin Süleyman Şah Türbesi üzerinden hazırlanan kanlı senaryoya bel bağlaması ülkemiz adına utanç vericidir.

 


 

BÇG Karargahı'ndan operasyon karargahına

 Abdulkadir Selvi - Yeni Şafak

"Özel kuvvetlere bağlı birliklerimiz operasyondan tam 48 saat önce, kendi yöntemleriyle bölgeye sızmışlar. Yerel kıyafetlerle görev yapmışlar. Geçiş güzergahını temizlemişler. Geçiş ve dönüş sırasında ise mevzilerinde kalmış, yol güvenliğini sağlamışlar. Onlara, TSK’da, ”sessiz kahramanlar” diyorlar.

Dün itibariyle de zayiat vermeden yurdumuza dönmüşlerdi.

PYD konusuna gelince.

Operasyondan önce MİT, kendi kanallarını kullanarak PYD ve IŞİD’e bildirimde bulunmuş. PYD, bunu malzeme yapmaya kalkışmış. PYD’den, ”Operasyonu erteleyin biz önce Kanton Meclisi’nde görüşelim” karşılığı alınmış. Durum Başbakan Davutoğlu’na iletilmiş. “Operasyon planlandığı gibi icra edilecek” diye kestirip atmış. PYD’den ikinci bir talep daha gelmiş. PYD, operasyona katılacak olan askeri birlik sayısının küçültülmesini istemiş. “Bir bölük seviyesinde asker katılsın” teklifinde bulunmuş. Bu da reddedilmiş. "

Süleyman Şah Türbesi IŞİD korkusuyla kaçırıldı

Uğur Dündar - Sözcü

"IŞİD tehdidi altında bulundukları gerekçesiyle Süleyman Şah/Saygı karakolunda görev yapan askerlerimiz “Fırat Operasyonu’’ ile kurtarıldı. Fakat Türkiye’nin askerini egemenlik hakkına sahip bulunduğu türbe arazisinden kaçar gibi çekmesi ve türbenin sınırımızın hemen yanında Suriye toprağı Eşme’yetaşınması, ciddi tartışmalara yol açtı. İktidar, IŞİD korkusuyla yapılan bu operasyonu, kamuoyuna, büyük kahramanlık menkibesi gibi sunmaya çalıştı. Nitekim Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu yüksek perdeden atarak: “Bu operasyonla ilgili olarak dünyada Türkiye’ye büyük ilgi ve hayranlık var. Herkes nasıl yaptığımızı soruyor’’ dedi.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa vatan toprağının bir parçasının terör örgütüne terk edilmiş olduğu gerçeği ortadayken Başbakan Davutoğlu da, gülünç olma pahasına, operasyon sayesinde “Türkiye’nin caydırıcı gücünden herkes haberdar oldu’’ şeklinde bir beyanda bulundu.

 


 

 Sınır aşan kutuplaşma

 Kadri Gürsel - Milliyet

"AKP, iç ve dış politika arasındaki ayrım çizgisini ortadan kaldırmıştır. Bu durum ülke için son derece tehlikeli ve sakıncalıdır.
Vahamet tablosu, hükümetin “Şah Fırat” adını verdiği operasyonun iktidar ve muhalefet arasında yol açtığı karşıtlık vesilesiyle bir kez daha ortaya çıktı.
Aslında olan şuydu:
İktidar, bir milli felakete dönüşmüş olan Suriye politikasının kendisini sürüklediği açmazın karşısında çareyi, savunamadığı Süleyman Şah Türbesi’ni tahliye etmekte buldu.
Her yönüyle irrasyonel olan Suriye politikasının çöküşü iktidarı sonunda rasyonel davranmaya mecbur bırakmıştır.
Her adımında ölçüsüz riskler alınmış bu politika, sahibini artık risk alamaz hale getirmiştir.
Nihayetinde doğrudur, hukuken Türkiye toprağı olan 10 dönümlük bir arazi parçası, onu koruyan askerlerin güvenliği sağlanamadığı için IŞİD’e terk edilmiştir.
Bu durumun övünülecek bir yanı yoktur.
Bilakis, başların öne eğilmesi gerekir. Sahadaki tüm aktörlerin bilgisi ve zımni kabulü dahilinde cereyan etmese zayiatsız kotarılması mümkün görünmeyen bir tahliye operasyonuydu bu... Ama iktidar bunu büyük bir tantana içinde kahramanlığa tevil etmeye çalıştı.
Muhalefet de tam tersini yaptı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Ne zamandan beri kaçmak kahramanlık oldu?” diye sordu...
MHP lideri Bahçeli, “Türk vatanının koparılamaz bir uzantısı korkakça yüzüstü bırakılmıştır” dedi.
Pazartesi günkü gazetelerin birinci sayfa manşet başlıkları Türkiye’nin içindeki kutuplaşmanın sınır aşmış halini yansıtıyordu."

 


 

IŞİD baskısıyla mevzi değiştirmek siyasi zafer midir?

Murat Yetkin - Radikal

"Askeri açıdan büyük bir başarı olabilir, bilemem.

Genelkurmay’ın harekât planı üzerinde uzun süre titizlikle çalıştığı, plana göre uyguladığı, hükümetin kendisine verdiği görevi yerine getirdiği anlaşılıyor.

Ama Süleyman Şah Türbesi ve onu koruyan askeri karakolun yerini mecburiyetten değiştirmek zorunda kalmayı siyasi bir başarı olarak kimse anlatmaya kalkmasın.

Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı terörist örgütün baskısıyla Türkiye’nin son altı ay içinde terk etmek zorunda kaldığı ikinci mevzidir bu.

***

İlki, Musul Başkonsolosluğu idi.

Süleyman Şah Türbesi tahliye ve nakil harekâtının başladığı 21 Şubat’tan tam altı ay önce, 20 Eylül’de IŞİD’in 11 Haziran’da Musul Başkonsolosluğu’nda esir aldığı 46 Türk vatandaşı, MİT’in yürüttüğü dolaylı pazarlıklar sonucu sağ salim geri alınmıştı.

Vatandaşlarımızın IŞİD esaretinden sağ salim kurtulmasına memnun olmuştuk tabii."

 


 

Kahramanlık destanı gibi pazarladılar

Mehmet Tezkan – Milliyet

"Zannedersin ki;  askerlerimiz Suriye’ye girdi.. Bir bölgeyi IŞİD’den temizledi.. IŞİD’i söktü attı..  Oradaki  insanları kurtardı..

Aslında olan bitenin özeti şu;   Süleyman Şah Karakolunu terk ettik.. O bölgeyi IŞİD’e bıraktık..

39 tank, 57 zırhlı araç, 572 personelin katıldığı operasyon geri çekilme operasyonudur..

Tahliye operasyonudur.."

Not: Bu makalelerde yer alan görüşler tamamen isimleri geçen yazarlara aittir.

 

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.