1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Büyük lokma ye büyük söz söyleme!
Büyük lokma ye büyük söz söyleme!

Büyük lokma ye büyük söz söyleme!

Gözaltına alınan FETÖ’nün eski Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, 2012 yılında “darbecileri yağlı kazığa oturtalım” teklifini dillendirmiş, en makul cezanın bu olduğunu ısrarla vurgulamıştı.

A+A-

Türkiye’de darbecileri için idam cezasının getirilmesi gerektiğini ısrarla belirten Prof.Dr. Mümtaz’er Türköne, “Bana sorarsanız ben onlar için ‘idam yerine’ eskiden olduğu gibi ‘yağlı kazıklara oturtularak’ cezalandırılması taraftarıyım. Bizler, darbecileri cezalandıralım ki bir daha başkası darbe yapmaya yeltenmesin” dedi.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atanan ve tepkiler nedeniyle istifa eden gazeteci-yazar ve siyaset bilimci Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, 2012 yılında Antalya’da Kumluca Belediyesi tarafından kültürel etkinlikler kapsamında düzenlenen ayın söyleşisine konuşmacı olarak katılmıştı. Belediye Kültür Salonu’nda düzenlenen ayın söyleşisini Kumluca Kaymakamı Salih Işık, Belediye Başkanı Ak Parti’li Hüsamettin Çetinkaya, İlçe Emniyet Müdürü Nail Çetinkaya, CHP Kumluca İlçe Başkanı Dilek Engin ve çok sayıda katılımcı da bulunuyordu.

“Darbe gasp eylemidir”

Türkiye ’deki askeri darbeleri anlatan Türköne, darbelerin tam anlamıyla bir silahlı gasp eylemi olduğunu söyledi. 12 Eylül ile ilgili yargı yolunun açıldığını belirten Türköne, sonraki nesillerin bu tür olaylarla karşılaşmaması amacıyla kendisinin de bu davaya müdahil olduğunu belirtmişti. Silahın üstünlüğünün Türkiye’ye çok şey kaybettirdiğine dikkati çeken Türköne, “Biz bu ülkede silah gölgesinde değil, hukuk çerçevesinde yaşamak istiyoruz. Bu ülke öyle bir yere geldi ki, artık darbeciler tarafından yönetilebilecek bir ülke değil” demişti.

Darbeciler için idam talep etmişti

Darbe yapan veya yapmak isteyenler için idam cezasının geri getirilmesi gerektiğini savunan Türköne, “Darbeciler için idam cezası getirilsin istiyorum. Darbeciler de bunu bilerek darbe yapsınlar. Bana sorarsanız ben onlar için ’idam yerine’ eskiden olduğu gibi ’yağlı kazıklara oturtularak’ cezalandırılması taraftarıyım. Bizler, darbecileri cezalandıralım ki bir daha başkası darbe yapmaya yeltenmesin” diye konuşmuştu.

Darbecilerin eşyadan farkı yok

Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bazı kesimlerin kendisine vatanı korumak için verilen silahı vatandaşa doğrultarak darbe yaptığını ya da darbeye teşebbüs ettiğini kaydeden Türköne konuşmasına şunları eklemişti:

“Bunların Kurtuluş Savaşı’nda cepheden kaçarak dağda eşkıyalık yapanlardan farkı yok. Ben de asker çocuğuyum. Annem de, babam da Türk. Yani anlayacağınız gibi ben bu açıklamaları yaparken bir etnik kaygı taşımıyorum. Amacım geçmişle hesaplaşmak değil. Sadece gelecek nesillere bizim yaşadığımız acıları yaşatmamak için üzerime düşen görevi yapmaya çalışıyorum. Yoksa intikam almak gibi bir amaç gütmemiz zaten mümkün değil.”

mumtazer-turkone-gozaltina-alindi-yagli-kazik.jpg

“12 Eylül Davası'na müdahil oldum”

12 Eylül iddianamesinin mahkeme tarafından kabul edildiğini hatırlatan Türköne, “12 Eylül davasına ben de müdahil oldum. Bir mağdur olarak, avukatım aracılığı ile davaya müdahil oldum. Mutlaka bu hesabın verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir daha darbe olmaması için bu davanın görüşülmesi ve hesabının verilmesi gerekiyor. Darbeyi gerçekleştiren Kenan Evren’in ve darbe hazırlığında olduğu iddia edilen Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un yargılanıyor olması bile Türkiye’de özgürlükler adına, demokrasi adına, hukuk h?kimiyeti adına ileri bir gelişme olarak değerlendiriyorum”  şeklinde beyanlarda bulunmuştu.

2015 yılında da ağır ifadelerle bu sefer darbe imasında bulunmuştu

Dönemin Zaman yazarı Türköne’nin İbarhim Kargül'ün şahsında hükümete ve h,k,mete yakın medyaya yönelik tehdit içeren yazısındaki çarpıcı bölüm ise tam da bu satırlardan sonraydı. Zira Türköne hem paralele operasyon yaptığını belirttiği Ak Parti'ye, hem de hükümete yakın medyaya dair daha sert tehditler içeren şu satırları kaleme aldı:

“(...) Bana çizmelerimi giydirmesinler, ellerinde kalan iktidar kulpu boğazlarına dizilir. Liste hazırlayanlar, listeye yazıldıklarını unutmasın. Suç işleyenler mahkemede mutlaka hesap verecek; sırtını devletin derinlerine yaslayıp bu memleketin değerlerine savaş ilan edenleri ise daha caydırıcı cezalar bekliyor. Şer'-i Şerife uygun bir mecazla ifade edelim: Önce çıplak vaziyette katrana batırılacak, sonra elleri arkadan bağlı eşeğe ters bindirilip memleketin orta yerinde teşhir edilecekler. Adaletin terazisini tersine çeviren zorbalar ise ayak parmaklarının üzerinde yükseltilip, dükkanlarının kapısına kulaklarından çivilenecek.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler