1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Davutoğlu: "Musul'da doğrudan çatışmayı düşünmüyoruz"
Davutoğlu: "Musul'da doğrudan çatışmayı düşünmüyoruz"

Davutoğlu: "Musul'da doğrudan çatışmayı düşünmüyoruz"

Başbakan Davutoğlu, Musul'un yeniden işgali için Türkiye'nin destek vereceğini ancak sıcak çatışma içinde olmayacağını söyledi. Davutoğlu, Musul'a Şii milislerin de gelmemesi gerektiği görüşünde.

A+A-

Ahmet Davutoğlu, Portekiz temaslarının ardından önümüzdeki haftalarda başlayacak Musul işgali öncesi bir takım görüşmeler yapmak için ABD’ye geçti. Davutoğlu, New York’a giderken uçakta gazetecilere Suriye’den Musul’a, çözüm sürecinden muhalefetin tutumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Musul’da doğrudan çatışmayız"

Irak ordusunun İslam Devleti'nin yönetimindeki Musul’u almak için başlatacağı işgal harekatında Türkiye’nin tutumunu "Doğrudan çatışmayız" diye özetleyen Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Türkiye doğrudan Irak ya da Suriye’de sıcak bir çatışmanın tarafı olmaz. Musul’a desteğimiz olur ama doğrudan çatışmayız. Ama Türkiye’ye doğrudan saldırı olursa anında cevap veririz, buna potansiyelimiz de kudretimiz de var. Halktan güç alan yapılara desteğimiz olur. Rafizilerin gözetiminde yapılan seimlerde onların onayı ile aday olabilen Safevi Valisi Nuceyfi bizim için hala Musul’un valisidir."

"Şii milisler gelmemeli"

Musul Valisi’nin en büyük kaygısının, işgalin başarıya ulaşmasının ardından Şii milislerin gelmesi olduğunu kaydeden Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Şii milisler gelmemeli. Musul’da böyle bir tehlike var. Buraya Sünni ulusal muhafız güçlerinin girmesi lazım. Türkiye’nin Suriye’ye ilişkin kaygıları koalisyondan farklı. Koalisyon, DEAŞ Musul’dan çıkarsa bunu başarı görüyor. Doğru, bu şart ama bizim için DEAŞ çıkınca ne olacak sorusu önemli. DEAŞ’ın boşalttığı yere Suriye rejimi girmemeli. Veya Irak’ta Şii milisler girmemeli. Sonra Koalisyon bunları bir öncelik olarak görmüyor, biz ise bir adım ötesini görecek şekilde koalisyona destek vermek durumundayız. Koalisyon “DEAŞ’i temizleyelim, sonrasına bakarız” diyor. Bu yanlış bir strateji. Ateş bizim sınırımızda yanıyor ve en çok da bizi yakıyor. Biz sınırımızda risk azalsın istiyoruz. Bazı istihbarat örgütleri de bu çatışma ve kaos ortamının devamını istiyor. Onları da takip ediyoruz. Bir tarafta Rusya’dan silah destekli rejim var diğer tarafta ise yani DEAŞ’ın elinde Musul’dan ele geçirdiği ABD silahları var. Ilımlı muhalefetin elinde sadece hafif silahlar var."

Süleyman Şah Operasyonu için dengeleri sarsacak B planı

Süleyman Şah Operasyonu’nun B planını açıklayan Başbakan Davutoğlu, “Eğer bir zayiat verseydik, bir saldırı ile karşılaşsaydık, karakola kadar olan alanı tümüyle kontrol altına alacaktık” iddiasında bulundu. Davutoğlu şunları söyledi:

"Karakolu başka bir yere taşımayacaktık. Türkiye ile karakol arasındaki alan askeri olarak kontrol altına alınacaktı. Kimseden izin almadık, şurası dedik yeni yer. Orayı kontrol ettik, 5-6 saat iki yerde Türk bayrağı oldu. Bu arada saldırıya uğrasaydık, Karakozak’ta ya da başka bir yerde. O zaman girip, saldırıyı kim yaptıysa tasfiye edip, o bölgenin tümünü kontrol altına alacaktık. B planımız buydu. Orada tek bir kurşun atılsaydı, o kurşunu atabilecek tüm hedefler belliydi, nereden gelebileceği, o hedeflerin olduğu her yer kontrol altına alınacaktı. Çünkü o ana kadar Karakozak bizim toprağımız, oraya saldırı Türkiye’ye saldırı anlamına gelecekti. Karakozak’ı Eşme’ye taşıdığımızdan itibaren Eşme bizim toprağımız. Önemli olan karakol değil, Süleyman Şah’ın üzerinde bulunduğu toprak."

"Saldıran hedef olacaktı"

Operasyon gecesi kapsamlı bir harekat için bütün planlamaların yapıldığını kaydeden Davutoğlu, "Bize saldıran kim olursa olsun, hedef olacaktı, bütün saldırı unsurları yok edilecek, orası kontrol altına alınacaktı. Suriye rejimi ilerleyen Türk birliğine saldırıda bulunsa bütünüyle ilgili tedbir alınırdı. Düşünün 15 km’lik bir konvoydan bahsediyoruz. Biri bir füze atsa, o andan itibaren nereden gelmişse o saldırı, nereden gelirse, saldırının geldiği bütün odaklar hedef haline gelecekti" diye konuştu.

"Dediğimize 3 yıl sonra geldiler"

Davutoğlu, Suriye’de rejimle Özgür Suriye Ordusu arasındaki mücadelede son durumun sorulması üzerine "Suriye’de olup bitenler ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor. Biz ‘eğit-donat’ı 3 yıl önce söyledik, uluslarası toplum dediğimize 3 yıl sonra geldi. Bu 3 yıl içinde DEAŞ bölgede yerleşti. 3 yıl önce Suriyeli ılımlı muhalifleri eğit-donat ile destekleseydik DEAŞ bugün bu noktaya gelemezdi" yanıtını verdi.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.