1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demirtaş her zamanki kıvraklığında
Demirtaş her zamanki kıvraklığında

Demirtaş her zamanki kıvraklığında

Üç gün önce PKK yandaşlarına yaptıkları sokaklara çıkın çağrısından sonra bugün hükümetle görüşen HDP yetkilileri görüşmeden sonra diyalog ve itidal kelimelerinin bolca geçtiği bir açıklama yaptı.

A+A-

İşte Demirtaş'ın ikiyüzlü siyasetin tavan yaptığı konuşmasından önemli noktalar;

-Bugün bu noktaya nasıl gelindiği doğru analiz edilmezse, objektif ve vicdani şekilde tahlil yapmazsak yarın nereye gideceğimizi bilemeyiz.

-Son 30 yıldır Ortadoğu'da yaşanan kaos ve Türkiye'ye sıçrayan olayları HDP üzerine atanlar çok basit bir hata yapmış olurlar.

-Suriye'de yaşanan olaylarda biz hep hükümetin tutumunu eleştirdik. Bunun Türkiye'de kırılmalara neden olduğunu söyledik. Türkiye'nin içinde yaşayan Kürtleri ve alevileri ötekileştirdiği söyledik. Fakat hükümet orada yaşayan halkları siyasi düşüncesine göre ayırarak yardım etti.  
 
"KOBANİ'DE YAŞANANLAR BİZİM EVİMİZİN İÇİNDE YAŞANIYOR"
 
-Dönemin Başkan'ı Erdoğan "Suriye bizim iç meselemizdir dedi defalarca. Bunları başka bir yerde yaşanıyor gibi değerlendiremeyiz" dedi. Ama mesele Kobani olunca neden bizim iç meselemiz haline getiriyorsunuz denildi. Surİye bizim iç meselemiz ise Kobani de yaşananlar da bizim evimizin içinde yaşanıyor. Bu söylemler ayrışmaya kırılmaya neden oldu. 
 
"HALKTA BİRİKEN ÖFKEYİ HÜKÜMETE DEFALARCA ANLATMAYA ÇALIŞTIK"
 
-Biz halkımıza yardım için Türkiye'yeden yardım istiyoruz. Ulusal bir yardım talep ediyoruz. IŞİD'E ses çıkarmayanlar halkımızı orada copluyor hakaret yağdırıyor. Sayın Başbakan'la defalarca görüştük. Diyaloğu kurmaya çalışıp halktaki öfkeyi anlatmaya çalıştık. Kürtlerin de devletiyiz dedi Davutoğlu. O zaman bunu gösterin...
 
-Kürt Türk ittifakı gelecek 100 yılı etkileyecek bir süreçtir. Gelin IŞID'e karşı 40 dünya ülkesi ile koalisyon kuruyorsanız kendi halkınızla da kurun. IŞİD Kürde, Ezidi'ye, Süryani'ye, Türk'e de tehdit... 
 
-Kobani'den akşam acil telefon geldi. Mürşitpınar sınır kapısı IŞİD'in eline geçmek üzere dediler. Bu artık Türkiye'nin Kobani ile bağının koptuğu demekti. Biz de halkımızı acil eyleme çağırdık. Kobani'ye destek istedik. Gerek çağrımız üzerine gerekse kendini sorumlu hissedenler sokağa çıktı. Ama hiç bir yerde şiddet kullanılmadı. Silaha karşı çıktık, şiddete karşı çıktık. Gece sabaha kadar tüm dünyada Kobani'nin sesi duyuldu. Sabah da hava saldırıları başladı ve Mürşitpınar nispeten korunmuş oldu. Bu saate kadar ciddi bir şiddet eylemi olmamıştır. IŞİD barbarlığına karşı mücadele edelim mesajını biz verdik. 
 
"ERDOĞAN O SÖZLERİ İLE HALKI TAHRİK ETTİ"
 
-Ama bundan sonra Batman'da bazı sivil kişilerin silahlı saldırıları oldu. Provokatörler nedeni ile hükümet hemen çirkin saldırılara iftiralara başladı.. Şiddeti büyüten halk değildir, halkı tahrik edeni bulmak devletin görevidir. 
 
-Erdoğan "Kobani düştü düşecek" dedi ve halkı tahrik etti. Bakanlar "misliyle karşılık vereceğiz" diyerek şiddetin dilini Bakanların ağzından duymamıza neden oldu. Biz misliyle cevap vereceğiz demedik. HDP silah kullanın şiddet kullanın demedi. Biz sınıra gidip oradan hükümetle el ele vermeye hazırız dedik.
 
-Silahlandırılmış sivil kişilerin nasıl girdiğini, nasıl yönlendirildiklerini HDP'den sormasınlar. HDP siyasal sivil bir kurumdur. Devletin bunu araştırıp bulması kolaydır. "Çözüm süreci ayrı Kobani ayrı" denmesi halkta öfkeye neden oldu. Kobani düşme tehlikesi ile karşı karşıya iken çözüm için susun demek doğru değildir. 
 
-Halkımız elbette Kobani için tepki göstermeye devam edecektir ama hiç bir yerde şiddet uygulamamalı, şiddet uygulayanlara destek olmamalı, onlara karşı temkinli davranmalıdır. Halkları etnnik çatışmaya sürükleyecek bir yaklaşımdan herkes hızla uzaklaşmalı. Kobani'ye destek eylemleri en büyük dayanışmadır.

Şimdi bütün bu ifade ettiklerimizin ışığında, şu saatten itibaren bizler bütün bu Ortadoğu kaosunda yönümüzü doğru bir şekilde bulmak istiyorsak el ele vermek zorundayız. Bütün halklar olarak el ele vermek zorundayız. Kürt, Alevi, Arap Ermenin bu ülkenin düşmanı değildir. Birbirimize düşman gözüyle bakacak, halklar arası çatışmaya sürükleyecek bir yaklaşımdan herkes hızla uzaklaşmalıdır. Bundan daha tehlikelisi olamaz. Başımıza gelebilecek en büyük felaket halklar arası bir savaşın gerçekleşmesidir. Türkiye suriyelileşsin diye uğraşanlar var biz onlardan değiliz. Biz türkiye gerçek bir demokrasi barış ve kardeşlik ülkesi olsun diye uğraşanlardanız.

Halen aynı noktada olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Kobani halen kritik saatler yaşanıyor. Halklarımız her yerde kobani’yle dayanışmasını ortaya koymalıdır. Tek bir şiddet eylemine kimse yönlenmemelidir. Protesto hakkını kullanırken şiddet uygulamamalı, herkes bu konuda dikkatli davranmalıdır. Bugün işçiler memurlar emekçiler grevleriyle kobani’ye destek oluyorsa, farklı etnik kimliğe sahip insanlar kobani’ye desteği ortaya koyuyorsa bu en büyük dayanışmadır.

ÖCALAN İLE KISA BİR MESAJ BAĞLANTISI KURDUK

Bizler de çözüm sürecini doğru bir rotaya oturtmak için diyaloğa tartışmaya müzakereye hazır olduk, hazır olmaya devam edecek. Arkadaşlarımız sayın Yalçın Akdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdiler. Kobani sahiplenme eylem ve etkinliklerine hiçbir yerde müdahale yapılmamalıdır. Şiddet şu saatten itibaren durmalıdır. Bunu önleyebilmenin yolu işte iradeyle disiplinle hareket etmekten geçer. Arkadaşlarımız kurumlarımızın ortak yaklaşımını dikkate almalıdır. Şunu da altını çizerek belirtmek istiyorum, dün gece itibariyle bizler sayın Öcalan ile kısa bir mesaj bağlantısı kurma imkanı bulduk. Kendisiyle bu katliam tehlikesine karşı diyalog ve müzakereyi hızlandırma yöntemini bütün taraflara telkin ettiğini önerdiğini belirtmek istiyoruz.

Bütün bu gösteriler sırasında başka parti mensuplarıyla ciddi çatışmalar yaşandı. Bütün partilere, partilerin sempatizanlarına dikkatli olma çağrısı yapıyoruz. DTK bu konuda sorunları çözmek için diyaloglarını temaslarını yoğunlaştıracaktır.

-Hükümette artık çözüme destek olma adımlarımıza cevap vermelidir. Medya da HDP'ye yönelik çirkin dilini artık bırakmalıdır. Toplumda yaşanan duygu kırılmasını kimse derinleştirmemelidir. Kardeşliğimizin temelleri ciddi şekilde yara alarak derinleşiyor. 
 
Demirtaş'ın sorulan sorulara verdiği cevaplar;
 
-Henüz hükümetle somut bir program üzerinde anlaşma sağlanmış değil. Ama hükümetin en azından tartışmaya açık olduğunu biliyoruz. Bu nedenle arkadaşlarımız bir görüşme gerçekleştirdi.
 
-Sayın Öcalan ile görüşmemiz kısa bir yazışma şeklinde oldu.
 
-Biz kimseye şiddet kullanın çağrısı yapmadık. Tabiki Kobani'ye sahip çıkma tepkisi olacaktır halkta. Ama yakma yıkma bizim önerdiğimiz, tasvip ettiğimiz bir şey değildir. Her kesime de bundan sakınmaları çağrısını yapıyoruz. 
 
-Kobani'ye yardım çeşitleri tartışılabilir. Ayrı mekanizmalar kurulabilir. Biz illa şöyle olsun demiyoruz. Türkiye dışında başka kanal yok. Biz de diyalog için görüşmeye devam edeceğiz.  
 
PKK'nin şehir yapılanmasından Demirtaş'a şok cevap
 
PKK'nin sokak serserileri olan YDG-H ise sosyal medyadan Demirtaş'ın itidal açıklamalarına cevap verdi. Açıklamada eylemlerin devam edeceğini ve sadece KCK'nın söylelmlerinin kendileri için sağlayıcı olduğunu söyledi.
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.