1. YAZARLAR

  2. Abdulkerim el-Hudayr

  3. Diğer Hadis Kitapları ve Hadis Dallarına Dair Yazılmış Eserler
Abdulkerim el-Hudayr

Abdulkerim el-Hudayr

Tevhid Dergisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Diğer Hadis Kitapları ve Hadis Dallarına Dair Yazılmış Eserler

A+A-

 

Allah'a hamd, Rasûlü'ne salât ve selam olsun…

Muvatta ve Şerhleri

Muvatta, Hicret Yurdunun İmamı, Maliki mezhebinin tanınmış âlimi, sünnetin öncülerinden İmam Malik bin Enes bin Amir bin Asbahi'nin eseridir. Geçen oturumlarımızda belittiğimiz gibi gibi İbnu'l Esir Camiu'l Usul'de ve ondan önce Rezin (Ebu'l-Hasen Rezin bin Muâviye el-Abderî es- Serakostî (ö. 535/1140)) Tecridu'l Usul'de İbni Mace'nin yerine altıncı kitap olarak Muvatta'yı kabul etmişlerdir. Böylece bazı ilim ehlinin yanında Kütüb-i Sittenin altıncısı İmam Malik'in muvattası olarak kabul görmüştür.

İmam Malik bu kitabı yazmış ve çok sayıda ilim ehli -fıkıh ve hadis konusunda- onun kitabını esas almıştır. Yazıldığı dönemde çok fazla ilgi gördüğünden ilim talebeleri Muvatta meclislerinde hazır bulunmuş ve İmam Malik'in ağzından dinleyerek hadisleri yazıya dökmüşlerdir. Buna bağlı olarak Muvatta'nın bir çok el yazma nüshası oluşmuştur. Bunlardan en meşhuru Yahya bin Yahya el-Leysi nüshasıdır. (Ebû Muhammed Yahya bin Yahya bin Kesir el-Leysi el-Masmûdî el-Kurtubi (ö. 234/849) Maliki mezhebinin Endülüs'te yayılmasını sağlayan fakih, el-Muvatta ravisi.) Bu nüsha üzerine pek çok şerh yapılmıştır. Yayha bin Yahya'nın nüshası dışında Muhammed bin Hasan, Ebu Musab ez-Zuhri'nin nüshaları da bilinen nüshalar arasındadır. Muvattanın nüshaları çok fazla olduğundan her bir nüsha hakkında konuşmak konumuzu faydasız bir şekilde uzatacaktır. İlim talebelerinin faydalanması için daha ziyade üzerine şerhler yazılmış ve ilim ehlinin şerh, haşiye vb. yönlerden- katkıda bulunduğu Yahya bin Yahya'nın nüshası üzerinde duracağız.

Muvatta üzerine yazılmış şerhler:

1. Et-Temhid limâ fi'l Muvatta' mine'l Meânî ve'l Esânîd

Bu şerhlerin en önemli ve hacimli olanı İmam Ebu Ömer Yusuf bin Abdullah bin Abdilber en-Nemeri'nin 'Et-Temhid limâ fi'l Muvatta' mine'l Meânî ve'l Esânîd' isimli eseridir. İlmi sahada 'Et-Temhid' olarak meşhur olmuştur. Bu muazzam bir kitaptır. Kitabın hazırlanması otuz yıl sürmüştür. Bu şerhin içinde bulunan faydalı ilimleri anlatmaya kelimeler kifayet etmez. Et-Temhid kitabı İmam Malik'in meseleler hakkındaki görüşünü, Maliki mezhebi dışındaki mezheplerin görüşlerini ve bu görüşler arasında tercihe şayan olan görüşleri zikrederek Muvatta'ya katkıda bulunmuştur. İbni Abdilber, Mağrib'in büyük âlimlerinden olup ümmet arasında tanınmış imamlardandır. İlimdeki derinliği ve Maliki mezhebi hakkındaki engin bilgisi kitabını ayrıcalıklı kılmış, hadis şerhi olmasına rağmen Maliki mezhebinin güvenilir fıkıh kaynaklarından kabul edilmiştir.

İbni Hazm, et-Temhid kitabını şu cümlerle över: 'Hadis şerhine dair yazılmış kitaplar içinde bu kitaptan daha değerli bir kitap bilinmediği gibi onun derecesine yaklaşmış bir kitapta bilinmemektedir.'

Alışılmış olan, kitap şerhlerinin Müellifin sıralamasına göre yapılmasıdır. İbni Abdilber bilinenin dışına çıkmış ve et-Temhid kitabını İmam Malik'in Şeyhleri/Hadis aldığı hocalarının isimlerine göre düzenlemiştir. Daha sonra hocaların isimlerini Mağrib'te yaygın olan usul üzere alfebetik olarak sıralamış ve bu sıraya göre Muvatta hadislerini şerh etmiştir. İmam Malik'in hocalarını tanımadan bu şerhten istifade etmek zordur. Yani okuyucu et-Temhid kitabını açtığında karşısına çıkan ilk hadis Muvatta'da bulunan ilk hadisten farklıdır. Şayet kitap İmam Malik'in Muvatta'sındaki tertibe uymuş olsaydı daha iyi olurdu. Fakat bu İmam İbni Abdilber'in bakış açısıdır. Ümit ediyoruz ki bu şerh İmam Malik'in Muvatta sıralamasına uygun bir şekilde basılsın.

Birçok âlim İmam Malik'in kitabını farklı faydalar gözeterek tertip etmiş ve şerh etmiştir. Bunlardan bir tanesi, el-Mağravi'nin sıralaması/tertibidir. Kendisi Mağrib âlimlerindendir. Akide meselelerini önceleyerek kitabı düzenlemiştir. Bu âlimin akide ilmine gösterdiği önem bilinen bir husustur. Temennim, Şeyh Mağravi kitabını Muvatta'nın tertibi üzere yayına hazırlamasıydı. Benim bu konudaki genel kanatim Muvatta'nın İbni Abdilber tertibiyle ya da asıl olan İmam Malik tertibine göre basılmasıdır.

Muvatta düzenlemelerinden en değerli olanı Şeyh Atiyye Sâlim'in düzenlemesidir. Şeyh Atiyye İmam Malik ve Muvatta'sı noktasında uzmanlaşmıştır. Muvatta konusunda tecrübe sahibi olduğu gibi, İbni Abdilber'in kitapları hakkında da bilgi sahibidir. Şeyh Atiyye, Muvatta'yı İmam Malik'in düzenlemesi üzere bırakmış İbni Abdilber'in şerhini de İmam Malik'in tertibine göre yeniden yayımlanmıştır. Zahirde sadece bazı bölümleri öne alıp bazısını ertelemek gibi basit bir çalışma gibi görünse de hakikatte ilim talebesine çokça fayda veren iyi bir çalışmadır.(Öğrenci İmam Malik'in tertibinden mahrum olmadığı gibi İbni Abdilber'in şerhinden de kolay bir yolla istifade etmeye imkan bulmuştur.)

2. El-İstizkâr fî Beyani Mezahibi Fukahâi ve'l Emsâr.

İmam İbni Abdilber'in Muvatta üzerine ikinci bir şerhi daha vardır.'El-İstizkâr fî Beyani Mezahibi Fukahâi ve'l Emsâr'dır. Bu şerhte 'El-İstizkar' olarak meşhur olmuştur. Et-Temhid kitabında merfu hadisleri/Allah Rasûlüne dayandırılan rivayetlere önem göstermiş ve şerh etmiştir. El-İstizkar'da ise hem merfu hem de mevkuf/sahabi sözlerini şerh etmiştir. Bu yönden bakıldığında İstizkar kitabı et-Temhid kitabının tamamlayıcısı gibidir. İki kitap arasındaki bir diğer fark içeriktedir. Et-Temhid her ne kadar fıkhi meselelere değinse de daha ziyade teknik olarak hadisler hakkında bilgi verir. El-İstizkar'da ise fıkıh ve ahkama yönelik bilgiler daha belirgindir. Hâliyle iki kitap birleştirildiği takdirde mükemmel olacaktır.

3. El-Müntekâ

Muvatta'nın en önemli şerhlerinden bir tanesi de Ebu'l Velid el-Bâcî'nin el-Müntekâ isimli eseridir. Bu zat, Maliki büyüklerindendir. İlim talebesi bu eserden büyük faydalar elde edebilir. (Ebu'l-Velîd Süleyman bin Halef bin Sa'd et-Tücîbî el-Bâcî (ö. 474/1081) Endülüs Maliki fakihlerinin önde gelenlerinden, muhaddis ve edip. Bâcî en önemli eseri olan bu kitabını, daha önce kaleme aldığı el-İstîfâf adlı şerhten, fıkhi meseleleri azaltmak, muhaliflerin delillerine yer vermemek ve el-Muvatta'daki senedlerle yetinmek suretiyle özetleyerek meydana getirmiştir. Hadisler ve onlardan çıkarılan fıkhi hükümlerin açıklandığı eserde öncelikle İmam Malik ve talebeleriyle diğer önde gelen Maliki âlimlerin görüşlerine yer verilmiştir. Bu görüşleri açıklayan ve yer yer kendi tercihlerini belirten Bâcî diğer mezheplerin görüşlerine de temas etmektedir. el-Münteka yedi cilt hâlinde Kahire'de basılmıştır. (1331-1332), DİA. -Çeviren-)

4. Şerhu'l Zurkani A'la Muvatta Malik

Bu şerhlerden bir tanesi de ez-Zürkâni'nin şerhidir. Bu da aynı şekilde faydalı bir kitaptır.

5. Tenviru'l Hevalik

Bir de Suyuti'nin oldukça kısa bir kitabı vardır ki bu da Tenvîru'l Hevalik'tir.

6. Veliyullah ed-Dehlevi Şerhleri

Veliyyullah ed-Dihlevi (Ebu Abdilaziz Kutbüddin Şah Veliyyullah Ahmed bin Abdirrahim bin Vecihiddin ed-Dihlevi el-Faruki (ö. 1176/1762) Muvatta'ya yazdığı şerhin ismi el-Mesvâ Şerhu'l Muvatta'dır. -Çeviren-) de Muvatta'yı şerh etmiştir. İmam Malik'in görüşlerine İmam Ebu Hanife ve İmam Şafii'nin görüşlerini de eklemiştir. Böylece üç mezhebi kapsayan özet bir şerh ortaya çıkmıştır. Bu şerhte İmam Ahmed'in görüşleri yoktur. Bizler bir dönem kitap üzerinde çalışma yapıp İmam Ahmed'in mezhebini kitaba eklemek istedik.

— Çalışmanız tamamlanmadı mı?

— Hayır tamamlanmadı. Allah'tan kolaylaştırmasını isteriz. Çünkü üzerinde çalıştığımız birçok proje var.

7. Evcezu'l Mesâlik

Bunların yanında Hindistan'da altı cilt hâlinde basılan uzunca bir şerh mevcuttur. Bu şerh daha sonra on beş cilt olarak da basılmıştır. İsmi de Evcezu'l Mesalik'tir. Bu kitap, yazarı son dönem âlimlerinden olmasına ragmen kaliteli bir eserdir. Çünkü müellif görüşlerini aktardığı âlim ve mezheplerin asli kitaplarına başvurmuş ve yaptığı nakillerde güvenilir bir kaynak olmuştur. Fethu'l Bari, Umdetu'l Kâri vb. hadis şerhlerine veya fakihlerin sözlerini nakleden tefsir kitaplarına baktığımızda mezheplerin asli kaynaklarından değil, asli kaynaklardan nakleden kitaplardan naklettiklerini görürüz. Böylesi nakillere güvenilmez. Bu güvensizlik durumu ismi geçen âlimlerin nakil konusunda emin olmadıklarından değildir. Daha ziyade bazen mezheplerde meşhur olmayan görüşleri mezhebin görüşü diye nakletmelerindendir. Biliyoruz ki âlimlerin bir konu hakkında birden fazla görüşleri vardır.(Bunlardan bazısı ilk zamanlar verdikleri fetvalar olup daha sonra değiştirdikleri görüşlerdir. İmam Şafii'nin eski ve yeni mezhebi olduğu gibi) Evcezu'l Mesalik şerhi, bu konuya önem vermiş, mezheplerin görüşlerini mezhebin asli kaynaklarından aktarmıştır. Söz konusu kitap geniş olup, 15 cilttir.

Sünen-i Dârimi

Muvatta'dan sonra gelen kitap Sünen-i Dârimi'dir. Kitap çok faydalı ve güzeldir. İmam Dârimi eski dönem âlimlerinden olduğundan kitabında 'A'li isnadla' rivayet edilmiş birçok hadis vardır. (Hadisi rivayet eden imam ile Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem arasındaki ravi sayı azaldıkça senedin kıymeti artar. Böylesi rivayetlere değer ve yüceliği düşünülerek A'li isnad denmiştir.) Kitabın içerisinde zevaidler de mevcuttur. Fakat İbni Mace'nin zevaidi daha fazladır. (Zevaid, hadis terimi olarak hadis kaynaklarını tamamlayıcı nitelikte olan kitapları ifade eder. Zevaid kitaplarından amaç, bir hadis kitabını temel alıp, onda bulunmayıp başka hadis kitaplarında olan hadisleri tespit ettikten sonra ilave olarak bu hadis kitabına eklemektir. Mesela, Buhari'nin Sahih'indeki hadislerin bir bölümü Müslim'de de vardır. Müslim'in Buhari'de olmayan hadislerini bir araya getirip Buhari'ye ilave ettiğimiz zaman 'Buhari üzerine yapılmış bir zevaid' kitabı yazmış oluruz. DİA. -Çeviren-) İçinde barındırdığı A'li isnadlar ve Zevaid nedeniyle bu kitaba önem gösterilmiştir. Eski âlimler arasından bu kitaba şerh yazmış birini bilmiyorum. Lakin son dönemlerde kitap şerh edilerek basıldı. (Bu kitap Şeyh Ebu Asım Nebil el-Ğamri'ye ait olan Fethu'l Mennan Şerh ve Tahiku'l Dârimi isimli kitaptır. Kitabı Daru'l Beşair 10 cilt hâlinde basmıştır.)

Bablar şeklinde düzenlenmiş hadis kitaplarından bir tanesi de sünenlerden ve sahihlerden sonra gelen İbni Huzeyme'nin Sahih'i, İbni Hibban'ın Sahih'i, Hakim'in Müstedrek'i, Beyhaki'nin Sünen'i, İbnu'l Carud'un Münteka'sı gibi eserlerdir. Bu kitaplar ilim talebesi için önemli olup, bunlara gereken önemi vermesi gerekir. Saydığımız kitaplar arasında en önemli olanı Sünen-i Beyhaki'dir. Bu kitap toplayıcı olup, adeta kuşatıcı bir deniz gibidir. Fakih olanların buna ihtiyacı vardır ve ilim talebesi için olmazsa olmazlardandır. Beyhaki'nin kendisi Şafii olmasına rağmen kitabın içerisinde bütün mezheblerin delilleri mevcuttur. Bab isimleri genelde Şafii mezhebini destekler mahiyette olsa da bab altında verdiği hadisler konuyla ilgili tüm ayrıntıları içerir. İlim talebesi, hadis okumalarında Kütüb-i Sitte'ye Sünen-i Beyhaki ve zikrettiğim diğer kitapları eklese çok faydalı bir çalışma olur. Bu okuma neticesinde ihtiyaç duyduğu konulara göre düzenlenmiş kitapları bitirmiş olur.

Müsnedler Hakkında Bilgi

İlim ehli, konulara göre düzenlenmiş olan kitapları -her ne kadar müsned sahiplerinin çalışması güzel olsa da (İmam Ahmed'in Müsned'i gibi)- müsned kitaplarından daha öne almıştır. Bunun sebebi ise, sünen sahipleri konu başlığı belirleyip sonra konuya dair en kuvvetli delilleri bu başlık altında zikrederler. Müsned sahibi ise önce bir sahabi ismi verir sonra o sahabi kanalıyla nakledilmiş hadisleri -konu bütünlüğü gözetmeksizin- peşpeşe naklederler. Ebu Bekir es-Sıddık'ın radıyallahu anh hadisleri diye başlık atıp bu başlık altında bu sahabenin hadislerini bildiği kadarıyla toplar. Amacı şer'i bir hükmün delillerini sıralamak değil, bir sahabiden nakledilen hadisleri toplamaktır. İmam Ahmed'in hadis kitabı olan Müsned de böyledir. Bundan dolayı bir çok yönden ilim ehlinin yanında değerli bir kitap olsada Müsned olması hasebiyle yukarıda saydığımız kitaplardan geride kalmıştır.

İmam Ahmed'in Müsned'i Allah Rasûlü'nün sünnetini toplayan değerli eserlerden biridir. Hadislerin düzenlenmesi birçok ilim talebesinin ondan istifade etmesine engel olmuştur. Şayet konu başlıklarına göre düzenlense ondan istifade kolaylaşacaktır. Müsned'in konulara göre düzenlenmesi ve ilim talebelerinin istifade edebilmesi için bazı çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan biri İbni Urve el-Meşrıkî tarafından yapılan düzenlemedir. Yine benzer bir çalışma Şeyh Ahmed Abdurrahman el-Benna es-Saâtî tarafından yapılmıştır. Kitabın ismi el-Fethu'r Rabbanîdir. Müsnedin hadislerini düzenledikten sonra onu şerh etmiştir. Bu şerhe Bulûğu'l Emânî min Esrâri'l Fethi'r Rabbânî ismini vermiştir. Bu şerh incelendiğinde ilk yarısı için şerh demek mümkünse de ikinci yarısı şerhten ziyade kısa açıklamalar ihtiva eden bir haşiye olarak isimlendirilmeye uygundur. (Ahmed bin Abdirrahman bin Muhammed el-Benna es-Sââtî (1884-1958) Mısırlı muhaddis. Kendisi Hasan el-Benna'nın babasıdır. El-Fethu'r Rabbânî li Tertîbi Müsnedi'l İmam Ahmed bin Hanbel eş-Şeybânî isimli eserinde; sahabi ravilerine göre tertip edildiği için araştırma yapanların kolayca faydalanamadığı Müsned'i konularına göre yeniden düzenlemiş, rivayetlerin senedlerini çıkarmış, yalnız merfu hadislerin sahabi ravisini, mevkuf ve maktu haberlerin ilk ravisini zikretmekle yetinmiştir. Bununla birlikte gerekli gördüğü yerlerde diğer ravilere veya senedin tamamına yer verdiği de olmuştur. Aynı sahabiden gelen mükerrer hadislerin mana bakımından en genişini, sened bakımından en sağlamını almış, eserine kaydetmediği rivayetlerde bazı ziyadeler ve açıklamalar bulunuyorsa bunları parantez içinde zikretmiş, ziyade kısım fazla ise ve manayı ihlal ediyorsa onları da hadisi zikrettikten sonra göstermiştir. İki tarikten biri anlam ve hüküm itibariyle daha geniş, diğeri sened bakımından daha sahih ise iki rivayeti de kendi lafızlarıyla ayrı ayrı kaydetmiştir. Hadis birden fazla sahabiden rivayet edilmişse en fazla hüküm içeren ve senedi en sahih olanı alıp diğerlerine işaret etmekle yetinmiştir. Sââtî, bu eserinde Ahmed bin Hanbel'in Müsned'inde bulunan her rivayete yer verdiğini, bilerek hiçbir rivayeti dışarıda bırakmadığını belirtmiştir. Birçok hükmü içeren uzun hadisleri önce uygun gördüğü konuda bütün olarak vermiş, ardından diğer konularla ilgili kısmını o bölümlerde zikretmiştir. Kısa olduğu hâlde birkaç hükmü içeren hadisleri de içerdiği hükümle ilgili yerlerde tekrar etmiştir. Kitap başlıca yedi kısma ayrılmış olup bunlar tevhid ve usulu'd din, fıkıh, tefsiru'l Kur'an, tergib ve terhib, tarih, ahvalu'l ahire ve'l fiten bölümleridir. Müellif bu eserini Buluğu'l Emanî min Esrâri'l Fethi'r Rabbanî adıyla şerh ederek garib ve müşkil lafızların manalarını açıklamış, hadislerin senedlerini Müsned'de olduğu gibi nakletmiş, tahrîclerini yapmış ve bazı hadislerin hükmünü belirtmiştir. Eser şerhiyle birlikte yirmi dört cilt hâlinde yayımlanmıştır (Kahire 1353-1358). Kitabı Rıfat Oral ve Süleyman Sarı Türkçe'ye çevirmeye başlamış, bir bölümünü beş cilt hâlinde yayımlamıştır (Konya 2003-2004). DİA. -Çeviren-)

Bunun gibi bir de Şeyh Abdullah el-Kar'âvî'nin Müsned tertibi olan ve ilim talebesinin kendisinden faydalanacağı el-Muhassal isimli güzel bir kitabı vardır.

Kanaatimce İmam Ahmed'in hadis ilmindeki imameti ve topladığı hadislerin çokluğu nedeniyle ilim talebeleri bu kitaba önem göstermelidirler. Bazı araştırmacılar kırk bin hadis ihtiva ettiğini iddia etselerde, vakıa kitapta otuzbine yakın hadis olduğudur.

— Hocam! Müsned tarzı kitaplarda araştırma yapmak zor değil mi? Örneğin, öğrenci Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği bir hadisi araştırmak istese -ki Ebu Hureyre Muksirundadır (Çok hadis rivayet eden anlamına gelir. -Çeviren-)- hadisi nasıl bulacak?

Hadis lafızları için yazılmış fihristli sözlük ya da İbni Hacer'in Etrâfu'l Müsned isimli eseri vasıtasıyla araştırma yapılabilir. (Hadislerin baş tarafından bir kısmı zikredilmek suretiyle sahabe adına veya hadis metinlerine göre alfabetik olarak düzenlenen eserlerin ortak adı. DİA. -Çeviren-)

Ahmed Şakir'in Müsned'in üzerine yazdığı faydalı bir haşiyesi vardır. İlim talebesine yararlı bir eserdir. Bu eserin çoğunluğu ravilerin cerh ve tadili hakkındadır. Fakat bazen tesahül oluşu (Ravilerin cerhi konusunda gevşek, kolaycı yaklaşmak anlamına gelmektedir. -Çeviren-) açığa çıkmakta ve sahih derecesine ulaşmayan bazı isnadları sahih kabul edebilmektedir.

Ahkam Hadisleri Kitapları

İlim talebesi ahkam hadisleri kitaplarına da önem vermesi gerekir.

◆ Bunların en önemlisi El-Umde'dir. (Müttefekun aleyh olan 420 kadar ahkâm hadisini bir araya getiren bu eser, ahkâm hadislerini derleyen ilk müstakil eser kabul edilebilir. Umdetu'l Aĥkâm çok ilgi görmüş, ders halkalarında okunmuş, ezberlenmiş ve bir el kitabı haline gelmiştir. DİA.)

◆ El-Muharrar, (Muhammed bin Ahmed bin Abdilhadi, İbn Kudame el-Makdisi (744/1343)'nin Kitabu'l-Muharrer fi Beyani'l-Ahkami'ş-Şer'iyye.Ahmed bin Hanbel'in Müsnedi, Sahihayn, Sünen-i Erbaa, es-Sünenü'l-Kübra, İbn Huzeyme ve İbni Hibban'ın Sahihleri ve el-Mustedrek gibi eserlerden derlenmiş olan ahkam hadislerini muhtevidir. Önsözünde verilen hadisin sıhhat durumuna işaret edildiği kaydedildikten sonra ravilerinin cerh ve tadiline gerektiğinde yer verildiği belirtilir. Kahire'de (tarihsiz) basılmıştır. http://www.literatur.gen.tr/hadis/ahkam-hadisleri.html)

◆ Buluğu'l Meram, (İbni Hacer el-Askalani'nin (ö. 852/1449) ahkâm hadislerini ihtiva eden eseri.

Tam adı Bulugu'l Meram min edilleti'l-ahkâm'dır. Eserin telifinde, özellikle ibadet, hukuk ve muamele konularına dair sahih hadislerin toplanması ve kolayca ezberlenebilecek bir mektep kitabı hacminde olmasi göz önünde bulundurulmuştur. DİA.)

◆ El-Munteka, (Abdullah bin Ali, İbnu'l-Carud en-Nisaburi (307/919)'nin el-Münteka. 1988'de Beyrut'ta basılmıştır.)

◆ El-İlmam (İbni Dakikul'îd'in (ö. 702/1302) ahkâm hadislerini ihtiva eden eseri.

Tam adı el-İlmâm bi-ehâdîŝi'l-ahkâm olan eserde hadis imamlarından en az birisi tarafından güvenilir kabul edilen râvilerin rivayet ettiği ve hadis hafızlarının ya da müctehid fakihlerin sahih saydığı 1632 (bazı neşirlerde 1474) hadis bir araya getirilmiştir. Hadislerin senedinde sadece sahâbî râviler zikredilmiş, 'Kitabu't Tahâre'den başlamak üzere hemen bütün fıkıh bablarına yer verilmiştir. DİA.)

İlim ehlinin ilim talebelerinin bu hadislere daha yakın olması için yazmış olduğu diğer kitaplar da bunlardan bazılarıdır. Bundan dolayı isnadlardan ayırmışlar ve kısa hükümleri kısa bir isnad ile sıralamışlardır. Hükümlerin kısa olması da ezberlemeye uygundur.

Bu kitapların hepsi şerh edilmiştir. Umde'nin çok fazla şerhleri vardır. Benim için daha güzel olsa da insanların el-Muharrar'a karşı ilgisi Buluğu'l Meram'dan daha azdır. Buluğu'l Meram'a ise insanlar önem göstermiş onu ders yapıp şerh etmişlerdir. Elden ele dolaşan çok şerhleri vardır.

El-Muntekâ'ya da içerisinde çok hadis olduğundan dolayı aynı şekilde insanlar ilgi gösterip şerh etmişlerdir. İbni Dakik el-Îd'in el-İlmam isimli eseri, kendi müellifi tarafından şerh edilmiştir. Bu şerh de ahkam hadisleri kitaplarının en büyük şerhidir. İsmi Şerhu'l İlmâm'dır. El-İlmâm ile Şerhu'l İlmâm isimli iki eser de kendisinindir. Bununla beraber içerisinde hadislerin illetleri vardır ki bu da oldukça fazladır.

İlel Kitapları

İlim talebesine öncelikli gerekli olan şey -bunu ilk başlayanlar için söylemiyorum- İlel kitaplarına önem göstermesidir. Ali bin El-Medînî, İbni Ebi Hatim ve Darekutnî'nin İlel kitapları ile Tirmizi'nin el-Kubra ve es-Suğra isimli ilelleri bunlardan bazısıdır. İlim talebesi bu kitapların üzerine yazılan uyarılara, şerhlere, tahriclere müracaat etmesi de gerekir. Bu çalışmalardan faydalanacağı gibi kendisine kapalı kalan yerleri de sorabilir. (İlel, Arapça sebep, hastalık ve kusur anlamlarına gelen illet kelimesinin çoğuludur. Hadis ilminde illet, ilk bakışta sahih görünen hadislerde ancak derin bilgi ve tecrübe sahibi hadis uzmanlarının görebileceği gizli kusur anlamına gelir. Bu tür gizli kusur taşıyan hadislere Muallel veya Ma'lul Hadis denir. İlelü'l Hadis İlmi hadislerdeki bu tür gizli ve fark edilmesi zor kusurlarla ilgilenen bunları bulmayı ve düzeltmeyi amaçlayan bir ilim dalıdır. İllet, ağırlıklı olarak hadisin senedinde olmakla birlikte metninde de bulunabilir. Metinlerdeki fark edilmesi güç kusurlar metindeki illet kısmına girer. Senetteki illetler aslında rical ilminin sahası içine girer. Fakat illetli hadisler konusu muhaddisler tarafından çok önemli görüldüğünden bu konuda müstakil kitaplar yazma gereği duymuşlardır. Bu yüzden illet konusu hadis ilminin ayrı ve müstakil bir alt dalı olarak kabul edilmiştir. İllet ilmi, rical ilminin doğuşu ve gelişimi ile eşzamanlı olarak doğmuş ve gelişmiştir. Rical konusunda ilk kitap yazanlar, aynı zamanda illet konusunda ilk kitapları yazan ve hadis tenkitçiliğinin kurucusu sayılan kişilerdir. Günümüze ulaşan İlel kitapları en eskisinden itibaren sırasıyla şunlardır: Ali bin el-Medini'nin (ö.234/848) İlelü'l Hadis'i. Yahya bin Main'in (ö.233/847) et-Tarih ve'l İlel'i. Bu kitap Yahya'ya illetler hakkında sorulan sorulara verdiği cevapların, talebesi Abbas ed-Duri tarafından bir kitapta derlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Ahmed bin Hanbel'in (241/855) el-İlel ve Ma'rifetü'r Ricâl'i. Oğlu Abdullah'ın sorularına cevap niteliğindedir. Muhammed bin Îsâ et-Tirmizi'nin (ö.279/892) aslı kaybolup, Ebu Talib el-Kadi tarafından fıkıh konularına göre yeniden tertip edilmiş şekli günümüze ulaşan el-İlelü'l Kebir'i ve Cami'i'nin elli birinci kitabı (bölümü) olan el-İlelü's Sağir'i. İbni Receb el-Hanbeli bu son esere çok güzel bir şerh yazmıştır. İbni Ebi Hâtim er-Râzî'nin (ö.327/938) İlelü'l-Hadis'i. Ali bin Ömer ed-Dârakutni'nin (ö.385/995) el-İlelü'l Vâride fi'l Ehâdîsi'n Nebeviyye'si. Ebu'l Ferec İbnu'l Cevzi'nin (ö.597/1200-2) el-İlelü'l Mütenâhiye fi'l Ehadisi'l Vahiye'si. Ali el-Medini, Ahmed bin Hanbel, Yahya bin Main gibi büyük muhaddisler hadislerdeki illetlerin, hadisin bütün tariklerinin yani farklı rivayet kanallarının bir araya toplanıp karşılaştırılmasıyla tespit edilebileceğini belirtmişlerdir. Kaynak: http://www.hadisusulu.com/hadis-usulu/ilelul-hadis-ilmi.html -Çeviren-)

Müşkilu'l Hadis/Muhtelifu'l Hadis Kitapları

İlim talebesi bir de müşkil hadis kitaplarına önem göstermesi gerekir. Çünkü hadislerdeki müşkil olan hususlar bulunabilmekte ve bunları bu kitaplar çözmektedir. Müşkil hadisten (diğer ismi ile Muhtelifu'l Hadis'ten) kastedilen, hadisin ihtilafı ve hadisler arasındaki zıtlıktır. Bu kitaplar bu zıtlığı çözmektedir. Söz konusu zıtlık ise, sadece zahirdedir. Zaten iki sahih hadisin hakiki anlamda zıt olması söz konusu değildir. Çünkü bu, hevasından konuşmayan kimsenin kelamıdır. Onun sallallahu aleyhi ve sellem sözlerinde zıtlık ve terslik bulunamaz. Fakat okuyucuya böyle bir şey görünebilir. Bundan sonra ise İhtilâfu'l Hadis kitapları bu işkâli ortadan kaldırır.

İlim talebesinin önem göstermesi gereken şerhlerden bir tanesi de Garibu'l Hadis kitaplarıdır. Bu da Rasulullah'ın hadislerinin lafızlarından ortaya çıkan anlaşılması zor kısmı şerh eder. Garibu'l Hadis, garib hadisin dışında bir şeydir. (Garib hadis, tek bir ravinin rivayet ettiği (ravinin teferrüd ettiği) hadistir. Garibu'l Hadis ise hadis metinlerinde geçen nadir kelimeleri konu alan ilim dalı ve bu dalda yazılan eserlerin ortak adıdır. -Çeviren-) Garibu'l Hadis ilmi, lafızlardaki anlaşılmayan yerleri açıklarken, Müşkilu'l Hadis ve İhtilafu'l Hadis ise, zahirdeki zıtlığı açıklar. Garibu'l Hadis anlaşılması zor olan lafızları açıklarken, Garip Hadis bir ravinin tek olarak rivayet ettiği hadistir. Biri metin ile ilgili iken, diğeri ise isnad ile ilgilidir.

Garibu'l Hadis Kitapları

Garibu'l Hadis kitaplarının en önemlilerinden bir tanesi Ebu Ubeyd Kasım bin Sellâm'ın Garibu'l Hadis kitabıdır. Kendisi bu alanda imamdır. Bunun yanında İbni Kuteybe'nin Garibu'l Hadis kitabı ve Zemahşeri'nin el-Fâik kitabı vardır. Zemahşeri, her ne kadar kendisinin bazı kitaplarında bidat olsa da Arap dilinde imamdır.

Bir de İbnu'l Esir'in En-Nihaye isimli kitabı vardır. Bu kitap kendisinden önce geçen kitapları kapsayıcı bir kitaptır. Garibu'l Hadis kitapları gerçekten çok fazladır. Fakat en önemlileri Ebu Ubeyd, İbni Kuteybe, Zemahşeri ve İbnu'l Esir'in yazmış olduğu kitaplardır. Kim maddi imkansızlık, yerinin dar oluşu vb. sebeplerden dolayı bunların hepsini tek bir kitaba sıkıştırmak isterse İbnu'l Esir'in en-Nihaye isimli eseri ona yeter. Bu kitabın kısaltılmışı ise Suyutî'nin ed-Durru'n Nesir isimli eseridir.

Mevzu Hadis Kitapları

İlim talebesine gerekli olanlardan bir tanesi de Mevdûât/Uydurma hadis kitaplarıdır. Bu kitaplar, bazısı yayılmamış olsa da Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellem üzerine atılan yalan ve uydurulmuş hadisleri içermektedir. Eski âlimler bu kitaplara ayrı bir önem vermişlerdir. Buhari rahimehullah yüz bin sahih, iki yüz bin sahih olmayan hadis ezberlemiştir. Bu hadisleri bilmek, insanların aldatılmaması içindir.

Mevdûât kitaplarına örnek olarak İbnu'l Cevzi'nin el-Mevdûât kitabını örnek verebiliriz. Kitapta mevzu hadis şartını gevşek/kolaycı tuttuğu için mevzu hadis derecesine ulaşmayan bazı hadisler de içerisine girmiştir. İçerisinde mevzu hadis derecesine ulaşmayan zayıf hadis oldukça fazladır. Bunun yanında az olmakla beraber bazen hasen ve sahih hadis de olabilmektedir.

İmam Suyuti'ye ait olan el-Leali'l-Masnua isimli eser İbnu'l Cevzi'nin ve diğer uydurma hadisler toplayan eserlerden derlenmiştir. Bu kitap, zayıf hadise hükmetme konusunda İbni Cevzi'nin kitabından daha titizdir.

Yine Molla Aliyyu'l Kâri'nin el-Esrâru'l Merfûa kitabı, Şevkani'nin el-Fevaidu'l Mecmûa kitabı vardır. Anlatmak istediğim, âlimlerin uydurma hadisler konusunda birçok eser kaleme aldığıdır. İlim talebesi bu eserlerden istifade etmelidir.

Ulumu'l Hadis/Mustalahu'l Hadis Kitapları

İlim talebelerinin Ulumu'l Hadis kitaplarına da ehemmiyet vermeleri gerekir. Bu kitapların ilki Râmehurmuzi'nin Muhaddisu'l Fasıl isimli kitabıdır. Hakikat şudur ki; bu ilimde yazılan ilk kitap olması hasebiyle bazı konular eksiktir. Doğal olarak bir konu hakkında ilk defa yazan kişinin çalışmasında eksikler olabilir daha sonra bu eksiklikleri tamamlar.

Bir de Hakim'in Marifetu Ulumi'i Hadis isimli kitabı vardır. Hafız İbni Hacer 'Bu kitap tehzib (Tehzib, fazlalıkları atarak ıslâh etmek, temizlemek, daha güzel, daha mükemmel kılmak demektir. Kitap üzerinde pek çok açıdan yapılan düzenlemelere denilir. -Çeviren-) ve tertib edilmemiştir' dese de ilim talebesinin önem göstermesi gereken kıymetli bir kitaptır…

Bu konudaki başka önemli bir kitap ise Hatîb el-Bağdadî'nin el-Kifaye fi İlmi'r-Rivaye isimli eseridir. Bu kitap, rivayetlerin kuralları hakkındadır. İsnadlar konusunda geçen diğer kitaplar gibi faydalı bir kitaptır.

Hatîb'in Ulumu'l Hadis'in her konusu ile ilgili özel bir kitabı vardır. Hatta İbni Nakata onun hakkında şöyle der: 'Her adaletli kişi hadis ehlinin Hatîb'in kitaplarına muhtaç olduğunu bilir.' Yani Ulumu'l Hadis hakkında kitap yazmak isteyen kimse mutlaka Hatib'in kitaplarına müracaat etmesi gerekir. Onun kitaplarına ulaşan son dönem âlimleri bu ilmi Usulu'l Fıkıh ilmiye karışık ele aldığını, usul ilminin de kelam ilminden etkilendiğini ifade etse bile bu durum kitabın kıymetini düşürmez.

Hatîb'in ilim talebesine ilim ehlinin edebini öğreten önemli bir kitabı daha vardır. İsmi, el-Câmiu li-Ahlâki'r Râvî ve Âdâbi's Sâmii'dir. İlim talebelerinin arasında kabalık ve sertlik ahlakının bulunduğunu görmekteyiz. Bunun çok olduğunu söylememekle birlikte var olduğunu söyleyebilirim. İlim talebelerinin çoğunluğu -Allah'a hamd olsun- ilmi usulune göre elde etmiş ve ilim talebesinde olması gereken edebi ahlak edinmişlerdir. Hatîb'in bu kitabı, İbni Abdilber'in 'Câmiu Beyani'l İlmi ve Fadlihi' isimli kitabı ve İbni Receb'in 'Fadlu İlmi's Selef ale'l Halef' isimli kitabını okumamız gerekir. Ayrıca ilim talebesi Hatîb'in 'Muvaddihu Evhâmi'l Cem'i ve't Tefrik' isimli kitabına yazdığı mukaddimeyi de okuması gerekir. Bu Mukaddime ilimde büyük olan kimselerle nasıl muamele edilmesi gerektiğini anlatır.

El-Kifaye'den daha sonra İbnu Salah'ın Ulumu'l Hadis eseri okunması gerekir. Bu, İbnu Salah'ın çoğunlukla Hatib'in eserlerini içerisinde topladığı bir kitaptır. Bundan önce Râmehurmuzi, Hakim ve diğerlerinin bu dalda yazdığı kitaplarını incelemiş ve kitabını -bazı babları öne ve sona alınması gerekse de- benzersiz bir şekilde düzenlemiştir. Fakat toplayıcı bir eserdir ve insanları meşgul edip, baş döndürücü şekilde etrafında çevirir. Hatta Hafız İbni Hacer der ki: 'Kitabı nazım hâline getiren, muhtasar eden, üzerine ilave yapan, kısaltan, karşı çıkan ve yanında olan nice kimse kitabı tam manasıyla kuşatamamıştır.'

Kitap üzerinde defalarca muhtasar, şerh, nazım çalışmaları yapılmıştır. Nazım hâlleri, şerhi, üzerine yapılan ta'lik ve nükteleri çok fazladır. İmam Nevevi, İbni Kesir ve diğerlerinin muhtasarları vardır. Hafız Irakî, Hafız İbni Hacer, Burhan Ebnâsi, Zerkeşi ve diğerlerinin de kitabın üzerine yaptıkları haşiyeleri bulunmaktadır.

Kitabı el-Huveyyi bin beş yüz beyit hâlinde nazım hâline getirmiştir. Bununla birlikte Hafız Irakî de meşhur Elfiyesi'nde onu nazım hâline getirmiştir. Buna insanlar önem göstermiş ve çok defa şerh etmişlerdir. Bir de Suyuti'nin Elfiye'si vardır. İki elfiye arasındaki karşılaştırma yapmak ise bu gibi oturumlarda uzun sürer. Fakat bununla ilgili çok soru sorulmaktadır. Bununla ilgili kısa ve özlü bir sözle diyebilirim ki; Irakî'nin Elfiye'si benim yanımda bazı yönleri ile tercihe daha şayandır. Fakat bunun yeri burası değildir.

Bu konuda Sanânî'nin Tevdîhu'l Efkâr isimli eseri de vardır. Bu da ilim talebesinin ihtiyaç duyacağı kıymetli bir kitaptır. Hafız İbni Hacer'in de Nuhbetu'l Fiker isimli kitabı vardır. Bunun şerhleri oldukça fazladır. Suyuti'nin de Tedribu'r Râvî isimli kapsamlı bir kitabı vardır. İlim talebesinin ihtiyaç duyacağı birçok şeyi içerisinde toplamıştır.

Son dönem âlimlerinin de bu alana güzel katkıları vardır. Örneğin, Cezâirî'nin Tevcîhu'n Nazar isimli eseri, Kâsımî'nin Kavâidu't Tahdîs'i ve diğer eserler.

Rical Kitapları

İlim talebesinin rical/hadis ravileri kitaplarına ihtiyacı vardır. Rical kitapları, imamların suâlât kitapları gibidir. (Bu kitaplar ricâl hususundaki sorularına verdiği cevaplardan (suâlât) yahut müzakere sırasında kendisinden öğrenilenlerden oluşmaktadır. Suâlât türü kitaplarda umumiyetle sika-zayıf râvi ayırımı gözetilmemiştir. -Çeviren-) Bu türden kitaplar Ehli Hadis'in yanında yaygındır. Öğrenciler hadis imamlarına hadislerden, hadisi rivayet eden ravilerden sorarlar. İmamlar ilim talebesinin ihtiyaç duyduğu cevabı verirler. Çünkü bu âlimler sayılı olup, bu alanda güvenilir kimselerdir. İlim talebesinin bundan dolayı suâlât ve hadis ravileri hakkında bilgi veren tarih kitaplarına ihtiyacı vardır. Buhari'nin, İbni Ebi Hayseme'nin, İmam Yahya bin Muîn'in ve diğerlerinin tarih kitapları bunlardan bazılarıdır.

Cerh ve Tadil konusundaki kitaplar ise; İbni Ebi Hatim'in ve İbni Sa'd'ın Tabakat'ı, İbni Hibban'ın es-Sikât'ı, İmam Müslim'in el-Küna ve'l-Esma'sı, Hafız Abdulğani'nin el-Kemâl'i vardır. El-Kemal Kutub-i Sitte'nin ricalinin tamamını toplamış ve insanlar da bu kitabın etrafında çalışmalar yapmıştır. (Bu kitap hakkında yazılmış güzel "Bir kemâlin hikâyesi: el-Makdisî'nin el-Kemâl fî Esmâi'r Ricâl'inin dört asırlık serüveni" isimli akademik bir yazı bulunmaktadır. Dileyen şu linkteki makaleyi okuyabilir: http://www.academia.edu/4505993/Bir_kemâlin_hikâyesi_el-Makdisînin_el-Kemâl_fî_esmâir-ricâlinin_dört_asırlık_serüveni_-_Mehmet_ÖZŞENEL -Çeviren-)

Hafız el-Mizzî Tehzîbu'l Kemal'i yazmıştır. (Tehzîbu'l Kemâl fî Esmâi'r Ricâl) Yukarda zikrettiğimiz el-Kemal kitabı Hafız el-Mizzî'nin çalışmasından sonra aslını unutturmuş, Tehzibu'l Kemal ilgi görür olmuştur… Ardından Zehebi de Tehzibu'l Kemal'in tehzibini yapmıştır. (Tezhîbu Tehzîbi'l Kemâl fî Esmâi'r Ricâl) Zehebi'nin el-Kâşif fi Esma' er-Ricâl kitabı da yine bu kitabın muhtasarıdır. Bu kitabın üzerine Hazrecî'nin de (Safiyyüddîn el-Hazrecî (ö. 923/1517) -Çeviren-) Hülâsatu Tezhîbi Tehzîbi'l Kemâl isimli eseri vardır. Hafız İbni Hacer'in de bu konuda güçlü bir katkısı bulunmaktadır. Kendisinin Tehzîbu't Tehzîb eseri vardır. Ayrıca Takrîbu't Tehzîb de kendisinindir. (İbni Hacer Tehzîb'ini Takrîbu't Tehzîb adıyla özetlemiştir. -Çeviren-) İbni Hacer'in bu konuda o kadar kitabı vardır ki anlatması uzun sürer.

Rical kitaplarının en önemlilerinden bir tanesi İbni Adiyy'in el-Kâmil isimli eseridir. Bu alanda ilim talebesinin ihtiyaç duyacağı en değerli eserlerdendir. Kitabın özelliği tanınmayan bütün ravilerin hayatlarından, kabul edilmeyen ve illetli bulunan rivayetlerinden bahsetmektedir.

Zehebi'nin Mizanu'l-İtidal fi Nakdi'r-Rical isimli eseri El-Kâmil'in özetidir. Kitabın içerisinde Hafız Ez-Zehebî'nin eklemeleri bulunmaktadır. Lisânu'l Mizan isimli eser de Hafız İbni Hacer'in olup bunun özetidir. Bu konuda ayrıca Ukaylî'nin Ed-Duafâ isimli eseri de vardır.

Beldeler Tarihi ile İlgili Kitaplar ( Yazılan rical kitaplarının önemli bir bölümünü bazı şehirler üzerine yazılmış olan Tarih'ler teşkil eder. Bu tarihler, kelimenin bugünkü manasında şehrin kuruluş, gelişme hikayesini anlatmaz. Daha ziyade ricalden bahseder. Yani hangi şehrin tarihi ise o şehrin yetiştirdiği kimseler, o şehre uğrayanlar vs. tanıtılır. -Çeviren-)

İlim talebesinin beldelerin tarihleri ile ilgili kitaplara da ihtiyacı vardır. Bazen bir biyografi bilinen rical kitaplarında bulunmayabilir ve beldelerin tarihleri ile ilgili yazılmış kitaplara başvurmak zorunda kalınabilir. Bunlardan en önemlileri; Hatîb El-Bağdadî'nin Târîhu Bağdad'ı, İbni Asakir'in Târîhu Dımeşk'i, Es-Sehmî'nin Târîhu Cürcan'ı, Ebu Nuaym'ın Târîhu Esfehan/Târîhu İsbahân isimli eserleridir.

— Târîhu Bağdad'ın ismi ilim ehlinin yanında bu şekilde mi isimlendirilmiştir? Yoksa başka isimleri var mıdır?

İsmi bu şekildedir. Târîhu'l Hatîb şeklinde de isimlendirilmiştir. Fakat Târîhu Bağdad olarak bilinmektedir.

İlim talebesinin bu kitaplara ihtiyacı vardır. Ravi bu belde halkından olduğu için tarih kitabını yazan müellif buna dikkat çekmektedir. Çünkü biyografi/rical kitaplarında az rivayette bulunduğu için bulunmayabilmekte ve ilim ehli de az rivayet ettiğinden ötürü o raviye önem göstermeyebilmektedir. Ravi bazen Mutabae(Ferd veya garîb olduğu sanılan bir hadisin başka isnadlarla nakledildiğinin ortaya çıkması anlamında hadis terimi) bazende Şevahid(Bir hadisi destekleyen anlamda olan başka bir sahabinin rivayeti) cinsinden rivayetlerde geçer. Rical kitapları yazan Müellifler böylesi ravileri asli bir konu olarak ele almaz. Fakat beldelerin tarihleri hakkındaki kitaplar, bu beldelerin ehlinden olan bu tür ravilerin menkıbelerine yer verir.

 

Özcan YILDIRIM,  Tevhid Dergisi için Çevirmiştir.

 

Tevhid Dergisi

Bu yazı toplam 883 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.