1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Durdurulan tırlarla ilgili iddianame kabul edildi
Durdurulan tırlarla ilgili iddianame kabul edildi

Durdurulan tırlarla ilgili iddianame kabul edildi

Adana'da MİT'e ait tırların durdurulmasına ilişkin "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla açıklamakla" suçlanan 13 askerin iddianamesi kabul edildi.

A+A-

MİT'e ait tırların durdurulmasına ilişkin hazırlanan iddianamede, tırların içindeki malzemeler gizlendi. Tırların içinde ne olduğuna ilişkin ifadeler ‘nokta’ işareti ile yeraldı.

MİT mensuplarının telefon numaralarını veren haber elemanının kimliğini açıklamadı. Savcılık, haber elemanını Suriye için casusluk yapan kişi olarak niteledi.

Müebbet hapis isteniyor

 

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede 13 asker "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" ve "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla açıklamakla" suçlanıyor ve askerler için müebbet hapis cezası isteniyor.

MİT’a ait üç tırın Adana’da durdurulma sürecinin detaylarıyla anlatıldığı iddianamede, tırların durdurulması ile ‘devletin istihbarat hizmetlerinin zafiyete uğratıldığı’ ve ‘karşı casusluk faaliyeti yapıldığı’ iddiaları kapsamında soruşturmanın başlatıldığı belirtildi.

MİT’in görevlerinin madde madde yer aldığı iddianamede, MİT mensuplarının görevi sırasında işledikleri iddia edilen suçlardan soruşturulması için başbakanın izni gerektiği de vurgulandı.

Soruşturma dosyasında devlet sırrı niteliği taşıyan belge ve evrakların bulunduğunun belirtildi ve devlet sırrı olduğu gerekçesiyle bu belgelere iddianamede yer verilmediği, ancak hakimler tarafından incelenebileceği vurgulandı.

Suriye devleti lehine bir faaliyet

İddianamede, MİT mensuplarının dinlemesi, ihbar ve tırların durdurulması eylemlerinin casusluk faaliyeti olduğu belirtiliyor. Savcılık bu operasyonun amacını “Suriye devletinin Türkiye aleyhine elini güçlendirmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti devletini, hükümetini, Milli İstihbarat Teşkilatı'nı ve Dışişleri Bakanlığı'nı uluslararası toplumda ve Suriye Esed rejimine karşı zayıf, suçlu ve çaresiz bırakan bir casusluk olarak değerlendiriyor. İşlenen suç başlangıcından sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti devleti, MİT ve Dışişleri Bakanlığı aleyhine gerçekleştirilen sonuçları itibariyle Suriye devleti lehine sonuçlar doğuran bir casusluk faaliyetidir” diye tanımladı.

Savcılık MİT’in de hedef alınarak çalışamaz, işleyemez bir kurum haline getirilmeye çalışıldığını bu sayede yabancı ülke istihbarat örgütlerine Türkiye’de rahat çalışma sahası açma amacının güdüldüğünü belirtti.

Deliller toplanırken zorluk yaşandı

Soruşturma sürecinde delil toplama çalışmalarında zorluk yaşandığını ifade eden savcılık, “Delil toplamaya ilişkin çoğu taleplerimiz çeşitli hukuki gerekçelerle reddedilmiştir. Bu nedenlerle de olayın tüm yönleri ile derinlemesine ortaya çıkarılması tam anlamıyla mümkün olamamıştır “dedi.

'MİT’çi olduklarını TV’den öğrendim'

İddianamede sanıkların ifadelerine de yer verildi. Savcılıkta ifadesi alınan Ankara‘da görevli Jandarma İstihbarat Yüzbaşı Hakan Gençer istihbari amaçlı dinleme yaptıklarını, uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkeme kararıyla dinleme yaptıklarını belirtti. Dinledikleri kişilerin MİT mensubu olduğunu bilmediğini belirten Yüzbaşı Gençer, “Ben televizyonlardaki haberlerden bizim şüphe ettiğimiz tırların MİT'e ait olduğunu öğrenince önleme dinlemesindeki şahsın MİT personeli olduğunu anladım”dedi.

Tır durdurulduktan sonra dinleme kesilmiş                           

İddianamede, 19 Ocak’ta MİT’a ait tırların durdurulmasının ardından Ankara Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde MİT mensuplarına yönelik yapılan dinlemenin de sonlandırıldığı vurgulandı. Bu bilgi sanık Gençer’in ifadesine dayandırıldı. Gençer ifadesinde, “Mahkeme kararıyla bu önleme dinlemesini 20 Ocak 2014 günü sabahleyin sonlandırdık. Belgeler İl Jandarma Komutanlığı'nda kayıtlıdır. Biz dinlemeye aldığımız şahısların meslek bilgilerini bilmediğimiz için MİT mensubu olup olmadıklarını bilmiyorduk. Çünkü sistemimizde kişilerin meslek bilgilerini içerir veri tabanı yoktur” şeklinde konuştu.

İhbarcı astsubay: Vicdanen rahatsız oldum

Ankara’da yapılan dinlemeler sonucu  üç tırın içinde terör örgütlerine ait patlayıcı madde bulunma ihtimalinin ortaya çıktığını belirten Jandarma İstihbarat Astsubay Gültekin Menge, bir ankesörlü telefondan Adana İl Jandarma Komutanlığı’na ihbarda bulunduğunu belirtti. İhbar ettiği tırların MİT’e ait olduğunu öğrendiğinde vicdanen rahatsız olduğunu belirten astsubay Menge, “3 Şubat günü Yarbar Erdal Turna'ya bilgi verdim. Ben daha sonra konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişlerine de bilgi verdim” dedi.

Dinlenen numaraları ben temin ettim

Ankara’daki jandarma istihbaratta görev yapan Astsubay Mahmut Özcan’ın ise ifadesinde, MİT mensuplarının da dinlemeye alındığı telefon numaralarının kendisi tarafından temin edildiğini kabul etti. Astsubay Özcan, “Söz konusu numaralar İstihbarat Şube Müdürlüğümüzce kullanılan haber kaynaklarından tarafımca temin edilmiştir “dedi.
Numaraları ‘Nasıl temin ettin?’ sorusuna ise yanıt vermedi.

Özcan, “Karardaki numaraların tespit edilmesindeki haber kaynağının kimlik bilgisin sorulması hususunda susma hakkımı kullanmak istiyorum. Haber kaynağı bilgilerini açıklamam halinde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde jandarma teşkilatı ile çalışan tüm haber kaynaklarının kendilerini güvensiz hissedeceklerini düşünüyorum. Bu nedenle bu konuda susma hakkımı kullanıyorum. Haber kaynağının verdiği ve önleme dinlemesine konu telefon numaralarının ne MİT personeline, ne de MİT personeli yakınlarına ait olduğunu bilmiyordum, bilmem de mümkün değildir “dedi.

Ankara’daki jandarma istihbaratta görev yapan Halil İbrahim Köse de ifadesinde dinlenen numaraları bir haber elemanından aldıklarını doğruladı. Haber elemanının kimlik bilgilerini açıklamayan Köse, “Ancak bu kişinin güvenliği açısından bu aşamada kimlik bilgilerini paylaşmak istemiyorum. Deşifre olmayacak şekilde gizli tanık olması durumunda kimlik bilgilerini verebilirim” ifadelerini kullandı.

Tırın içinde ne vardı?

İddianamede tırları durduran Adana’da görevli jandarma personelinin de ifadeleri yer aldı. Tırların MİT’e ait olduğunu bilmediklerini belirten askerler, tırın içinde görevlilerin durdurulduktan 15-20 dakika sonra MİT görevlisi olduğunu söylediklerini vurguladı. İddianamede ‘Tırların içinde ne vardı?’ sorusu da yanıtsız kaldı. Çünkü tırların içinde ne olduğuna ilişkin anlatımlar ‘nokta’ işareti ile sansürlendi. Tırların durdurulacağı yere İl Jandarma Komutanı Özkan Çokay’ın karar verdiğini belirten sanık Bekir Karataş ifadesinde tırların içindeki kasaların pense ile açıldığını belirtti. Karataş, tırların içindeki malzemeyi de söyledi ancak iddianamede açıkça yazılmadı. O bölümle ilgili ifade iddianamede “Kasaları pense ile açıp içindeki ...............olduğunu söylediler. Her üç tırda da............olduğu anlaşılınca” diye yazıldı.

Mahkeme izin vermediği için evlerinde arama yapılamadı

İddianamede yedi MİT mensubunun telefonlarının uydurma bir suç iddiası ile dinlendiği vurgulandı. MİT mensuplarını dinleyerek ihbarı yapan Gültekin Menge ve Hakan Gençer’in ev ve bilgisayarlarında mahkeme izin vermediği için arama yapılmadığı da anlatıldı.

Bilgiler casusluk yapan bir kişiden temin edilmiş

İddianamenin son bölümünde savcılığın değerlendirmesi yer aldı. Savcılık, tırda görev yapan yedi MİT personelinin açık kimlik, adres ve cep telefonu bilgilerinin 'meçhul' bir kişiden temin edildiği belirtildi. Bu bilgileri temin eden kişinin 'casusluk faaliyeti gösterdiği'ni belirten savcılık, bu kişinin kimliğinin şüpheliler tarafından gizlendiğini vurguladı. Savcılık, uyuşturucu ticareti ile ilgili 29 kişiye ait 42 telefon numarası ile ilgili dinleme talebi yazısına MİT görevlilerinin serpiştirilerek dinleme kararı alındığını belirtti.

MİT’ten savcılığa yazı

İddianamede soruşturma dosyasına MİT’ten de yazı gönderildiği belirtildi. MİT yazısında ‘Bu kararlarda (dinleme) yer alan 29 kişiden  toplam 7 kişinin MİT personeli olduğu ve söz konusu  görevli olan personele ait cep telefonlarının bu şekilde uydurma bir suç isnadı ile önleme dinlemesi talep edilmek suretiyle yasadışı şekilde dinlendiğini’ ifade etti.
İçinde terör örgütüne ait patlayıcı bulunduğu iddiasıyla izlenen tırların yaklaşık 10 saat boyuncu durdurulmadan izlendiğini belirten savcılık, şüphelilerin ‘neden bu kadar sürede durdurulmadığı ve tırların geçtiği yerlerdeki diğer birimlere haber verilmediği’ konusundaki sorulara da yanıt veremediğini  ifade etti. 

Tatil günüydü ama rütbeli askerler komutanlıktaydı

Ankara ve Adana jandarma görevlilerinin olayı önceden planladığını vurgulayan savcılık, 19 Ocak Pazar gününün tatil olmasına rağmen Adana’da görevli pek çok rütbeli personelin hazır olarak komutanlıkta beklediği anlatıldı. İddianamede, Ankara’dan tırlarla ilgili ihbarı yapan askerlerden biri olan Hakan Gençer’in tanınmamak için şapkalı parka giyip, kafasına da yüzü belli olmayacak şekilde koyu renkli bere takıp çok hızlı bir şekilde telefon kartı aldığı belirtildi. Kartın alındığı dükkanın hemen yanında iki tane ankesörlü telefon kulübesinin olduğu, ancak dükkanların güvenlik kameraları nedeniyle ihbarın başka bir kulübeden yapıldığı belirtildi. İhbarın kameraların tam olarak görmediği ankesörlü telefondan yapıldığı iddia edildi. Bir askerin ihbarı yaparken diğer askerin de sokakta gözcülük ederek çevreyi kontrol ettiğinin Ankara emniyetinin sokaklardaki kamera kayıtlarından yaptığı çalışma sonucu tespit edildiği belirtildi.

TIR’larla ilgili bilgilerin emniyete verilmemesinin istenildiğini belirten savcılık,”Tırların kesinlikle durdurulmayıp sadece takip edilmesi yönündeki emirlerde bu tırların herhangi bir terör örgütü tırı ya da herhangi bir terör örgütüne giden bir tır olmadığının ya da yollarda patlatılma tehlikesi bulunmadığının şüphelilerce kesin olarak bilindiğinin bu nedenle Ceyhan gişelerine kadar gitmesine izin verildiğinin en büyük kanıtıdır” tespitinde bulundu.

Son bir yıl içinde Adana’da El Kaide’nin bombalı eylem yapacağına ilişkin 81 ihbarın bulunduğunu ve bu ihbarların hiçbirinin devlet birimlerinden gizlenmediğini ancak sadece bu üç tır ile ilgili ihbarın bildirilmediği de vurgulandı.

Şüpheliler birbirleriyle çelişti

MİT görevlilerinin casusluk amacıyla yasadışı dinlenildiğini ve MİT tırlarına müdahale edildiğini belirten savcılık, “Şüpheliler suçtan kurtulmaya yönelik olarak birbiriyle çelişmekte ve olayı olağan bir adli olaymış gibi gösterme yönünde farklılaşmaktadır. Bu hususlar suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiştir” dedi.

Şüphelilerin ifadelerinde, MİT görevlilerinin kimlik bilgilerini  ve telefon numalarını veren meçhul haber elemanının "Suriye, El Kaide, bomba...." gibi kelimeler kullandığını söylediğini belirten savcılık, “Esasen bu suçun sonuçlarının Türkiye Cumhuriyeti ve MİT aleyhine Suriye Esed rejimi lehine sonuçlar doğurması da casusluk suçunun işlendiğinin başka bir kanıtıdır.

Bu hususlar şüphelilerin ele geçirdiği MİT mensuplarının açık kimlik, adres telefon bilgilerini Suriye bağlantılı meçhul bir kişiden aldıkları yönünde ipuçları vermektedir. Şüphelilerin haber kaynaklarını bilinçli olarak özenle gizlemeleri şüphelilerin gerçekleştirdiği MİT’e yönelik casusluk faaliyetinin tüm yönleriyle ortaya çıkmamasını sağlamak için sarf ettikleri çabanın bir sonucu olarak görülmüştür” tespitinde bulundu.

'Türkiye dünya kamuoyunda zor duruma düşürülmek istendi'

Tırların durdurularak Türkiye’nin dünya kamuoyunda zor duruma düşürülmesinin amaçlandığını vurgulayan savcılık, Türkiye’nin Suriye’deki El Kaide terör örgütü ve IŞİD terör örgütüne yardım yaptığı şeklinde bir görüntü oluşturulmaya çalışıldığı belirtildi. Tırların durdurulduğu gün özellikle 19 Ocak olarak belirlendiğinin anlatıldığı iddianamede, o gün Adana’da Dışişleri Bakanlığı'nın altıncı büyükelçiler konferansının yapıldığı ve 142 büyükelçinin katıldığı belirtildi.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.