1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Erdoğan'ın Obama'dan isteği
Erdoğan'ın Obama'dan isteği

Erdoğan'ın Obama'dan isteği

Erdoğan'ın, bugün görüşeceği Obama'dan Fethullah Gülen'in iadesini isteyeceği belirtildi. Erdoğan Obama'ya 'Siz mücahitleri istediğinizde biz verdik. Siz de ya bunu sınır dışı edin ya da verecekseniz bize verin' diyecek.

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Galler'de düzenlenen Haçlı zirvesi sırasında bugün Amerika başkanı Obama ile bir görüşme yapacak. Erdoğan, darbe girişimi ile suçladığı Gülen Cemaati'nin lideri Fethullah Gülen'i Barack Obama'dan isteyeceğini ve bu talebi nasıl dile getireceğini, Galler yolunda uçağındaki gazetecilere anlattı. Erdoğan'ın Amerikalılara "Biz size istediğiniz zaman teröristleri nasıl veriyorsak siz de bize Gülen'i verin" sözleri ise Türk topraklarında ki muhacirlerin nasıl savunmasız olduğunu gösterir nitelikte. Kendi ülkesine sığınanları, siyasi iktidarını güçlendirmek adına gözünü kırpmadan işkencecilerin ellerine teslim etme düşüncesi, Türkiye yönetiminin küresel ölçekte konumunu gösterir nitelikte. Erdoğan iade ile ilgili görüşünü şu sözlerle oile getirdi dile getirdi:

"Türkiye'de elde bilgi-belge olmadan ne yapacaksınız diyenler var. Oysa bütün her şey dinlemeler, tapeler ortada. Bir ülkenin başbakanı dinlendi, bir ülkenin bakanları dinleniyor. Bundan daha büyük belge olur mu? Bunlar ortaya çıkarıldı ve yayınlandı... Şu anda bu adamlar bütün elektronik cihazları vesaireleri kaçırmak suretiyle delilleri yok etme noktasına geldiler. Bunlar adeta bir casusluk örgütü oluşturmuşlar. Bütün bu işlerin odaklandığı merkez şu anda Pensilvanya. Pensilvanya Amerika'dan başka bir yerde değil. Biz de tabii Amerika'dan madem bir stratejik ortağız, madem bizim aramızda bir model ortaklık var, siz nasıl bizden zaman zaman bazı teröristleri istiyorsunuz biz de size veriyorsak, şu anda biz de size diyoruz ki, böyle böyle... Ya bunu deport (sınır dışı) edin ya da verecekseniz bize verin. Bunlar çok açık ve net olarak ortada. Gelsin ülkesinde yaşasın. Madem suçu muçu olmadığını söylüyor. Gelsin burada yaşasın. İdare edecekse buradan idare etsin, siyasete soyunanacaksa buradan soyunsun."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu görüşleri daha önce de Obama'ya telefonda söylediği hatırlatılınca kırmızı bülten sürecini dile getirdi. Ancak, kırmızı bültenle aranan kişilerin yerleri bildirildiği halde bazı ülkeler tarafından verilmediğini de hatırlattı. "Çok farklı anlayışlarla ülkelerinde koruma altına alınanlar maalesef var" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'paralel yapı' olarak nitelediği Gülen Cemaati ile mücadele için emniyet teşkilatında önemli düzenlemeler olacağı mesajını verdi. "Bundan sonra polis akademisiydi, polis kolejiydi masaya yatırıyoruz. Buraya bir miktar bazı yenilikler gelecek. Onu da zaten hükümetimizden duyarsınız" diye konuştu. 

Genelkurmay Başkanı'nın 'çözüm süreci' sitemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gündemindeki diğer konularla ilgili de açıklamalarda bulundu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, 30 Ağustos resepsiyonunda çözüm süreci ve Cemaat ile mücadele konusunda kendileriyle belge-bilgi paylaşılmadığı yolunda açıklamalar yapmış, kırmızı çizgi hatırlatmasında bulunmuştu. Erdoğan da sitemkâr konuştu:

"Keşke Genelkurmay Başkanımız böyle bir açıklamayı bugüne kadar yapmadığı gibi aynı şekilde yapmasaydı. Bunu bizimle paylaşsaydı daha isabetli olurdu. Benimle paylaşabilirdi. Sayın Başbakan ile paylaşabilirdi."

Genelkurmay Başkanı ile medya üzerinden konuşmak istemediğini belirten Erdoğan, kendisi ve başkana ile haftalık görüşmeleri olduğunu hatırlattı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yıl açılış resepsiyonunda Cemaat ile mücadelede suçlamaların bilgi ve belgeye dayalı olması gerektiğini vurgulayan ve bu konuda ciddi yanlışlar yapıldığını söyleyen Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a da tepki gösterdi. 'İmzasız ihbar mektuplarıyla işlem yapamayız, insanlar fişleniyor' sözlerini eleştirdi. 

"Her şey imzalı mektuplarla takibe alınmaz. Siz onu değerlermeye almayabilirsiniz ayrı konu. Öyle bir ihbar mektubunu gönderen kişinin imza koymamasının nedeni pekala kendisine ilişkin endişelerden de kaynaklanmış olabilir. Benzer pek çok şey olmuştur ki; bunlar o insanın başını yemiştir. Sizin kurumunuzla ilgili hakikaten böyle bir şey gelmişse, sen onu bir incelemeye al. Varsa bir şey değerlendirirsin. Yoksa bir şey atarsın. Fişleme filan diyorlar. Ne fişlemesi? Fişlemeyi bunlar önce yaptılar. O fişler hep bizim elimize geçti. Emniyet istihbarat geçmişte bunları yaptı." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yargıtay Başkanı Ali Alkan'ın yürütmeye yönelik eleştirilerine de tepki gösterdi. "Yargıtay Başkanı Yargıtay'ı idare edemiyor" dedi. Erdoğan şöyle konuştu: 

"Adli yıl açılışında Yargıtay Başkanı, siyasi otoriteye bazı eleştiriler yöneltti ama, yargıdaki paralel yapıya veya tek tipleşmeye dair bir özeleştiride bulunmadı. Yargıtay Başkanı, Yargıtay'ı kendisi idare etmiyor. Bakın bunu size çok açık söylüyorum. Kendi ifadesi de budur. 'Benim konuşmamı Başkanlar Kurulu hazırlar' ifadesini bizzat bana, yanımda Adalet Bakanı da olduğu halde ifade etmiştir. Daha henüz devir-teslimi yapmadığım sırada bana yaptığı ziyarette söylemiştir. Sizin Başkanlar Kurulunuz konuşma metninizi hazırlayabilir. Benim konuşmalarımı da bir ekibim var, onlar hazırlar. Ama bu konuşmaların editörlüğünü ben yaparım. 

Sen bir defa yargı olarak yasama organına, yürütme organına karşı bir tavır takınıyorsun. Özellikle Barolar Birliği Başkanı'nın buralarda yasal olarak konuşma yetkisi yoktur. Bunu kendileri de kabul ediyor. Ne diyor, Başkanlar Kurulu kararı diyor. Sen başkansın, adama sormazlar mı, sen neyin başkanısın?" 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.