1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Esed adına savaşan Şii çetelerin Suriye yolculuğu
Esed adına savaşan Şii çetelerin Suriye yolculuğu

Esed adına savaşan Şii çetelerin Suriye yolculuğu

Suriye’de savaşan yabancılar sadece muhacirlerden ibaret değil. Nusayri rejim saflarında başta İran, Afganistan ve Lübnan’dan olmak üzere on binlerce Şii lejyoner bulunuyor. Savaşçılar, Bağdat’tan uçakla ya da G.Kıbrıs’tan motorlarla geliyor.

A+A-

Suriye'de rejimin halkına yönelik giriştiği katliamlar ve insanlık dışı saldırılar sonrası başlayan direniş mücahid grupların sahneye  çıkmasıyla dünya dengelerini değiştiren etkiler doğurmaya başladı.

İslam Devleti ve Nusret Cephesi başta olmaküzere bir çok İslami yapı bünyelerinde dünyanın farklı bölgelerinden gelen muhacir savaşçıları barındırmaya başladı. İşte tam burada Batılı ülkelerin kendi deyimleri ile bir türlü çözemedikleri "Yabancı Savaşçılar" sorunu belirdi: Yabancı savaşçılar... Bizim deyimimizle Muhacirler...

Tüm dünya Bilad-uş Şam'da bulunan savaşan yabancıların müslümanlar olduğunu öne sürsede, Batı katil Esed rejimi saflarındaki yabancı milisleri, ithal çeteleri görmek istemiyor. 

Yapılan son araştırmalarda rejim saflarında bulunan yabancı milislerin, rejim karşıtı gruplarda bulunan sayının oldukça üstünde olduğunu gösteriyor.

Akın akın geliyorlar

Özellikle Suriye’de, Esed rejimi saflarında savaşmak için gelen ve sayıları onbinlerle ifade edilen yabancı milisler bulunuyor. Sadece geçtiğimiz nisan ayında 40 bini Irak’tan 20 bini ise Lübnan’dan olmak üzere 60 bin Şii, Suriye’ye katliam ve tecavüzlere katılmak üzere getirildi.

Bu milisler başta İslam Devleti olmak üzere bölgedeki ‘sünni’ gruplara karşı savaşıyor. Büyük bir kısmını şiilerin oluşturduğu bu ‘öteki yabancılar’, yalnızca Irak ve Lübnan’dan gelmiyor. İstihbarat analiz raporlarına göre ‘insan kaynağı’ dünyanın her yanına dağılmış durumda. Afganistan, Nijerya, Yemen, Moritanya, Pakistan ve Bangladeş’den gelen onbinlerce kişi belli vaatler ya da ücret karşılığında cepheye sürülüyor. ‘Şii direniş hattı’nın sünnilere karşı müdafaasını ise Safevi İran organize ediyor. 

Suriye’de savaşan Şii gruplara ‘insan kaynağı’ desteği, en başta Afganlardan geliyor. Genellikle ABD’nin Afganistan saldırısının ardından İran’a kaçan şii Afganlar, bu devletin baskılarıyla Suriye’ye muhaliflere karşı savaşmak üzere gönderiliyor. O Afganlardan ikisi geçtiğimiz ay Esed birliklerine karşı savaşan muhalif bir örgüt tarafından yakalandı. Muhaliflerin görüntülü sorguladığı Afganlardan biri, İran’da cezaevine atıldıktan sonra kendisine ulaşıldığını ve özgürlük vaadi karşılığında Suriye’deki savaşa gönderildiğini, burada savaştığı için ailesine maddi yardım yapıldığını söyledi. Diğer Afgan ise kendisine ulaşanların, “Suriye’de selefiler Zeynebiye Türbesi'ni yıkacak” dediğini belirtti ve dini faktörler nedeniyle Suriye’ye gittiğini iddia etti.

İki ana rota

Suriye’ye gönderilen ‘öteki yabancılar’ bu ülkeye ulaşmak için iki ana rotayı takip ediyor. En kestirme ulaşım, Bağdat’tan Şam’a uçak seferleri. Diğeri ise Lübnan’dan Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne gitmek, oradan da motor veya botlarla Tartus Limanı’na varmak. Yabancı savaşçıların Suriye’ye sevkiyatını ise İran’ın Irak’taki en önemli askeri yetkilisi Ebu Mehdi el Muhandis yürütüyor. Muhandis ise İran’ın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye bağlı çalışıyor, raporlarını direkt olarak ona iletiyor. Suriye’deki rejime destek vermek için bölgeye ‘emekli edilerek’ gönderilen üst düzey Rus askerler de, hâlâ Şam yönetiminin elinde bulunan Tartus ve Lazkiye limanlarında şii milislere askeri eğitimler veriyor. 

Bir İranlı daha öldü 

Esed saflarında savaşmak üzere Suriye’ye gönderilen şii milisler, yine bu ülkedeki yabancı komutanlar tarafından yönlendiriliyor. Ülkede, Suriyeli olmayıp da muhaliflere karşı savaşan grupların başında Lübnan veya İranlı rafizi-şii generaller bulunuyor. İran’ın kurduğu Fatımiyyun Birlikleri’nin Afgan asıllı Komutanı Ali Rıza Tevessuli, birkaç gün önce Suriye’nin Dera bölgesinde girdiği bir çatışmada, yanındaki 5 İranlı askerle birlikte öldürülmüştü. Dün de İran Devrim Muhafızları komutanlarından Yarbay Muhammed Sahibkerem Erdekani, yine Dera’da muhaliflerce öldürüldü. Suriye ve Irak’ı da içine alan ‘Direniş Bölgesi’nin İranlı komutanı Yarbay Murteza Husrevani, çatışmada ölen Erdekani için taziye mesajı bile yayınlayıp başsağlığı diledi. Irak ve Suriye’deki fiili varlığını uzun süre reddeden İran, “İslam Devleti’ne karşı kutsal mekanları korumak ve gönüllü milislere askeri danışmanlık yapmak” gerekçeleriyle bu iki ülkede bulunduğunu kabullenmişti. 

 

Kaynak: Yenişafak

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.