1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gülen'in FTÖ hazımsızlığı
Gülen'in FTÖ hazımsızlığı

Gülen'in FTÖ hazımsızlığı

Fethullah Gülen'in avukatları, bazı medya kuruluşlarına 'FTÖ'nün kullanımı nedeniyle ihtar gönderdi. Yıllarca kendilerine muhalif cemaat ve kişilere terörizm ve örgüt yaftası vurmaktan biran olsun geri durmayan Gülen ve cemaati bugün gelinen noktadan oldu

A+A-

Milli Güvenlik Kurulu toplantısında 'kırmızı kitapçık'la birlikte ele alınan maddelerle 'cemaat'e yönelik 'paralel yapı' ve 'FTÖ' ile mücadele edileceği yer almış ve bunlara karşı tedbirler alınacağı açıklanmıştı.

Basılı ve görsel birçok medya kuruluşunda da bu kavramlar kullanılmıştı. Gülen'in avukatlarından Nurullah Albayrak, 'FTÖ' kavramı nedeniyle bazı medya kurumlarına ihtar gönderdiklerini açıkladı.

Avukat Nurullah Albayrak'ın imzasını taşıyan ihtarda, henüz ortada bir yargı kararı dahi olmadığı belirtilerek, bu iftiraların masumiyet karinesinin ihlali anlamına geldiği, Anayasa'ya ve evrensel hukuka da aykırı olduğu vurgulandı. “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı” ilkesinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) güvencesi altında olduğu hatırlatılırken, bu düzenlemelere aykırı açıklamalara AİHM tarafından müeyyide uygulandığı kaydedildi. AİHM'nin masumiyet karinesinin ihlal edilmesini ‘bilgi verme özgürlüğü' kapsamında değerlendirmediğine dikkat çekilerek, örgüt iftirasından derhal vazgeçilmesi istendi. Medya organlarına gönderilen ihtar özetle şöyle:

Hukuka aykırı yayın yapılıyor

"Medyada yer alan bazı haberlerde ‘Fetullah Gülen Örgütü, FETÖ, Fetullahçı Terör Örgütü' ifadesi kullanılmak suretiyle en temel hukuk ilkesi olan ve Anayasa ve AİHS'de yer alan düzenleme ile güvence altına alınan ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı' ve ‘Ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi hiçe sayılarak hukuka aykırı yayın yapılmaktadır. İlke gereğince suçsuzluk karinesi bütün resmi makamların aynı zamanda “görsel ve yazılı basının” göz önünde bulundurması gereken bir kuraldır. Masumiyet karinesine göre, adalet önündeki bir kişi hakkında yargı kararı, tahkikat ve dava sonuçlandırılıp bütün itiraz ve temyiz mercilerinden geçip kesinleşmedikçe o kişinin masum olduğunu kabul etmek gerekir. Yargılama devam ederken resmi makamlar veya görsel ve yazılı basın tarafından sanığın suçlu olduğuna ilişkin açıklama yapılması da suçsuzluk karinesinin ihlalidir. Henüz ortada bir karar olmamasına rağmen örgüt suçlamasında bulunulması masumiyet karinesinin ihlali anlamında olduğu için hukuken kabul edilemez.

Örgüt iddiasına dayanak yapılan Emniyet raporunda bile açıkça, bir yapı ya da grup hakkında örgüt değerlendirmesi yapma yetkisinin bağımsız mahkemeler tarafından yapılacak yargılama sonucunda mümkün olacağı belirtilmiştir. Kesinleşmiş yargı kararı olmadan bir kimsenin suçlanması hukuken doğru olmamasına rağmen yayın organlarınızda mahkemelerin yerine geçilerek örgüt suçlamasında bulunulması en temel hukuk ilkelerini yok sayan bir anlayıştır.

Basın özgürlüğü eskiden masumiyet karinesini ihlal ederdi, şimdi edemez!

AİHM, ‘Allenet de Ribemont' kararında masumiyet karinesine riayet edilmesi yükümlülüğünün sadece yargılamayı yapan makamlar için değil, diğer kişi ve kurumlar açısından da (medya vb.) getirilmiş olduğu önemle vurgulanmaktadır. Mahkeme bu kararında, AİHS'nin 6. madde ile 10. maddesi arasındaki dengeyi açıklamıştır. Buna göre, ifade özgürlüğü hem “bilgi edinme” hem de “bilgi verme özgürlüğünü” ihtiva etmektedir. Yetkililerin yürütülmekte olan bir ceza soruşturması hakkında basın yoluyla kamuoyunu bilgilendirmesini engelleyemez. Ancak madde, kamuoyu bilgilendirilirken masumiyet karinesinin ihlal edilmemesi için gerekli bütün dikkat ve özenin gösterilmesini şart koşmaktadır. Olayda da, kamuoyuna yapılan açıklama, sanığın suçlu ilan edilmesi anlamına geldiğinden, artık madde 10 kapsamında değerlendirilemeyecektir. Bunun hem kamuoyunu sanığın suçlu olduğuna inanmaya teşvik ettiği, hem de yetkili yargı merciinin olayları değerlendirmesinde önyargı yarattığı gerekçesiyle, mahkeme, ‘Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.' maddesinin ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Medyanın sorumsuz yayın yapma hakkı yok

Yine HSYK Genel Kurulu'nca tüm teşkilata gönderilen 18.11.2011 tarihli genelgede, yargı mensuplarının kişilerin masumiyeti ve yargı kararı olmaksızın suçlu gösterilmemesi konusunda mevzuat hükümlerine son derece hassas ve dikkatli bir biçimde riayet edilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bu düzenlemelere aykırı açıklamalara AİHM tarafından müeyyide uygulandığı belirtilmiştir. Bu perspektiflere göre; basın özgürlüğü, medya organlarına sınırsız ve sorumsuz yayın yapma hakkı vermediğinden, yayınlarınızda kullanılan ‘Fetullah Gülen Örgütü, Fetullahçı Terör Örgütü' ifadelerinin kullanılmasından derhal vazgeçilmesini aksi takdirde söz konusu yayınlarla ilgili her türlü yasal işlemlerin yapılacağını bildiririm.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler