1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Hizbullat'da savaşacak adam kalmadı
Hizbullat'da savaşacak adam kalmadı

Hizbullat'da savaşacak adam kalmadı

Wall Street Journal'da yayınlanan, Hizbullat'ın Suriye'ye müdahil olmasından sonra geldiği son noktayı açıklar nitelikteki yazı bir kısım gerçekleri göstermesi açısından kayda değer.

A+A-

 

 

  Wall Street Journal'da yayınlanan 

Sam Dagher imzalı haber;

"Kaynakları kısıtlanan Lübnanlı Hizbullah örgütü Suriye'de daha fazla adam topluyor ve Beşar El-Esad'ın rejimini desteklemek için Lübnan'dan yeni ama deneyimsiz askerler götürüyor.

Hizbullah'ın savaş deneyimli militanları, geçtiğimiz Şam ve Homs ve Halep gibi diğer önemli şehirlerin geri alınmasında Suriye askerlerine yardımcı oldu. Hizbullah, bu yardımıyla Esad'ın üçüncü kez devlet başkanı olmasının da yolunu açtı.

Hizbullah üyeleri ve örgütün Suriye'deki operasyonlarına katılan kişiler, şu anda iki Şii müttefiğinin de savaşta olduğunu ve örgütün, Suriye'de kaydedilen ilerlemeleri tehdit eden iki savaş arasında kaldığınu söylüyor.

Suriye'deki hükümet yanlısı milislere göre, IŞİD'in Irak'taki Şii hükümete karşı ayaklanması, Suriye'de Hizbullah ile birlikte savaşan Iraklı Şiileri, Irak'a geri döndürüyor.

Özgür Suriye Ordusu'nun sözcüsü ve Suriyeli eylemciler, hilafet ilanının ardından adını İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD'in pazartesi günü Irak'ta yeni saldırılar düzenlediğini ve Deir-Ezzour'da diğer isyancı grupları bozguna uğratarak Suriye'de yeni yerler işgal ettiğini açıkladı. İslam Devleti, Suriye'nin Irak sınırındaki Deir-Ezzour eyaletinde yer alan şehirlerden birinin yüzde 80 kontrolünü ele geçirdi.

Hizbullah'ın müttefik olarak gördüğü Filistinli militanlar ve İsrail'in de bir haftadır savaşması, Lübnan'ın güneyinde İsrail'le olan sınırında şiddetin artabileceğine işaret ediyor. Lübnan'ın güney sınırı, o bölgede Hizbullah'ın ulusal direniş gücü ilan etmesinden ötürü önem taşıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlem Örgütü geçtiğimiz hafta Suriye'de Mart 2011'de içsavaşın başlamasından bu yana 509 Hizbullahlının öldürüldüğünü, ölen kişilerin çoğunun da örgütün en iyi militanları olduğunu söyledi. Suriye'deki içsavaşın başından bu yana toplamda 100,000 kişi öldü.

Şam'ın dış eteklerindeki Şii türbesi ziyaretinde, bazıları 5 yaşında olan çocukların heyecanı, kayıpların insanlar üzerinde yarattığı etkiyi geçici olarak gizliyordu.

Ziyarete gidenler, altın kubbeli türbe ve Şiiler'in Muhammed'in torunu Zeinab'ın mezarlığının bulunduğu yer olduğuna inandığı caminin girişinde asker gibi bekliyordu. Öğretmen, çocuklara kim olduklarını sorduğunda ise çocuklar hep bir ağızdan "Hizbullah" diye yanıt verdi.

Ancak elektrik direkleri ve duvarlar, Hizbullah'ın Esad'ın yanında savaşma kararının bedelini ortaya koyuyordu. Duvarlar ve elektrik direklerinde asılı posterlerde, rejimi devirmek isteyen isyancılarla savaşırken hayatını kaybeden Lübnanlı, İraklı ve Suriyeli Şii militanlar vardı.

Anılan kişiler arasında, Ebu Turab adıyla tanınan Lübnanlı Hizbullah komutanlarından Mustafa Eyub da vardı. Eyub, Mayıs'ta Şam'ın dışındaki Mleha kasabasında, hükümetin, isyancılara karşı başlattığı saldırılar esnasında hayatını kaybetmişti. 27 yaşındaki Suriyeli Ali El-Taşt, Eyub'un Hizbullah'ın Suriye'ye ilk gönderdiği seçkin birliğin arasında yer aldığını, çok alçakgönüllü ve disiplinli biri olduğunu söyledi. Taşt, ilk gönderilen militan grubu ile şimdikiler arasında dağlar kadar fark olduğunu kaydetti.

115 diğer Suriyeli Şii ile birlikte Hizbullah komutasında Mleha'daki savaşa katılan Taşt, Lübnan'dan giden yeni Hizbullah militanlarının naifliği ve yeterli silaha bile sahip olmamaları karşısında şaşkına uğradı.

Taşt ve Hizbullah'la bağlantısı olan diğer militanlarla yapılan röportajlar, başka yerlerde de savaşan örgütün, Suriye'deki koşullara yeniden ayak uydurmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Hizbullah ve Şam'daki militanlarla bağlantısı olan bir Suriyeli, içsavaşın, örgütün en iyi adamlarının hayatına mal olduğunu söyledi.

Suriyeli adam, Eyub'un Ortadoğu'nun en keskin nişancısı olduğunu ve hiçbir canlının sağ kalmadığı ortamda 11 gün mücadele ettiğini anlattı.

Suriye İnsan Hakları Gözlem Örgütü, haftasonu Lübnan-Suriye sınırı yakınlarında Hizbullah ile El-Kaide bağlantılı El-Nusra ve diğer Sünni isyancılar arasındaki çatışmalarda 7 Hizbullahlının öldüğünü, 31'inin de yaralandığını açıkladı.

Beyrut'taki Hizbullah sözcüsüne ulaşılamadı. Hizbullah'ın Lübnan parlamentosundaki siyasi kanadının üyelerinden biri de yorum yapmayı reddetti.

Hizbullah hiçbir yorumda bulunmazken, Lübnanlı bir haber sitesi, haftasonu Suriye'nin Lübnan sınırı yakınlarındaki Kalamun'da Suriye'deki muhaliflerle çatışan 6 Hizbullah militanının hayatını kaybettiğini yazdı.

Hizbullah ile yakın bağları olan Lübnan Ordusu'nun emekli generallerinden Amin Hotet, örgütn Suriye'ye adam göndermeye devam ettiğini söyledi. Şii militanlar ve din adamlarına göre kayıplarını telafi etmek için harekete geçen örgüt, Suriye'den daha fazla adam toplamaya başladı. Hizbullah'a yeni alınan militanlara Suriye ve İran'da eğitim veriliyor.

İran ve Suriye'deki Afganistanlılar da Irak'tan Suriye'ye militan akışının durmasıyla İran, Afganistan ve başka yerlerden Şii toplayarak Suriye'ye göndermeye başladığını söyledi.

Hizbullah, İran ve "direnç ekseni"nde yer alan diğer müttefikleri, Irak ve Suriye'de yaşanan krizi, Şiiler ve Sünniler arasındaki varoluş mücadelesi olarak tanımlayarak, daha fazla Şii toplayabileceklerinden emin görünüyorlar.

Seyda Zeinab'ta yaşayan 30 yaşındaki Ayman Taha, kendisinden 14 yaş küçük olan kardeşi Cafer'in Sünni keskin nişancılardan biri tarafından öldürülmesi üzerine Suriye'de Hizbullah saflarına katıldı. Ayman Taha, bu savaş hakkındaki görüşlerini ise şöyle ifade etti:

"Eğer haklı bir dava için savaştığınızda, kazanırsınız. Sonuç olarak, bu da Şiilere bir saldırı."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.