1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Hükümeti anlayan beri gelsin
Hükümeti anlayan beri gelsin

Hükümeti anlayan beri gelsin

Kobani'deki İslam Devleti YPG çatışmaları başladığından bu yana Türkiye'nin iç ve dış siyasetine oldukça güçlü bir etki yaptı. Uluslararası güçlerinde olaylara müdahil olması Türk yönetiminin istikrarlı bir politika izlemesine engel oldu.

A+A-

Kobani savaşında ABD'nin savaşan bir taraf olarak Türkiye'nin terör örgütü kabul ettiği bir oluşumun yanında yer alması Erdoğan ve yönetimini zora sokmuş gözüküyor. Bunun sebebi olarak ABD'nin İslam Devleti karşıtı koalisyonu oluşturduktan ve Türk rehineler serbest kaldıktan sonra Türkiye'nin ABD'ye her fırsatta tam destek vereceğini vaad etmesi olarak görülüyor.

Suriye'de Esed karşıtı direnişin başladığı bugünden yana Türk yönetiminin PYD'ye bakışı genellikle aynı çizdideydi. Fakat Kobani savaşında uluslararası güçlerin olaylara bir fiil müdahil olması Türk yönetimini sürekli zikzaklar çizen ve birbirini yalanlayan açıklamalar yapmasına neden oldu.

Dışişleri Bakanından, Başbakan yardımcılarına, Başbakan'dan Cumhurbaşkanına bir çok yetkilinin kah aynı minvalde gözüken kah birbirine zıt açıklamalar yapmaları, olaylar karşısında oldukça rahat davranan Amerikan yönetiminin aksine Türk tarafının zor bir süreçten geçtiğini gösteriyor.

Türkiye bir yandan uluslararası dış siyasetini devlet adamlarının kendi belirlediği doğrultuda belirlerken, bir yandan milliyetçi-muhafazakar seçmen tabanı ile yüzyüze geleceği 2015 seçimlerinin sıkıntısını yaşıyor. 

Özellikle PKK ve HDP örgütlerinin Kobani olaylarını bahane ederek "Kobaniyi kaybedersek şehirlerinizi yakarız" tehdidiyle halka ve İslami kurumlara saldırması, PKK gibi düşünmeyen tüm toplum kesimlerini tek bir görüşte birleştirdi. Halkda oluşan bu ortak algının seçimlere nasıl yansıyacağı ise şimdilik belirsiz fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan Letonya'da yaptığı son açıklama ile Kobani savaşı başındaki sert tutumuna tekrar dönmüş gözüküyor. İşte Erdoğan'ın son açıklaması;

Türkiye'ye rağmen ABD bu işi yapmıştır"

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Peşmergelerin Kobani'ye geçişiyle ilgili teklifi ABD'ye kendisinin yaptığı hatırlatılarak, bu teklifin PYD'ye silah yardımının bir alternatifi olup olmadığı ve geçişle ilgili ayrıntıların netleşip netleşmediğine" ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

"Her şeyden önce Sayın Obama’ya bizim teklifimiz, önerimiz şu olmuştur; eğer Amerika ve Türkiye, bizler teröre karşıysak, ki Türkiye olarak biz karşıyız, Amerika’nın da teröre karşı olduğunu bu konudaki hassasiyetlerini bilen bir siyasetçi olarak, bir cumhurbaşkanı olarak PYD’nin, PKK’yla aynı durumda olduğunu kendilerine telefon görüşmemde ifade ettim. ‘O da bir terör örgütüdür’ dedim. 'Dolayısıyla burada PYD’ye yapacağınız yardımlar bir terör örgütüne gitmektedir. Şu anda PYD saflarında PKK’nın lider kadrosunda olup, orada savaşan kişiler var', bunları da kendilerine ifade ettim. 'Burada iki önemli grup var ki bunlar Kobani’de önem arz edebilen veya iş görecek gruplardır. Özgür Suriye Ordusu birinci tercihimizdir, ikinci tercih Peşmergelerdir ve biz Peşmergelere ülkemiz üzerinden kontrollü bir şekilde geçmelerine müsaade ederiz’ dedik." 

PYD'nin ilk etapta Peşmergeleri kabul etmediğini dile getiren Erdoğan, "Daha sonra, biliyorsunuz, Peşmergeleri kabul etti ve Peşmergelerle ilgili de Kuzey Irak Yerel Yönetimi'nin belirlemiş olduğu sayıya da sıcak bakmadılar ve en sonunda 200 rakamında anlaştıkları haberini dün almış bulunuyorum ve tabii bu arada Amerika özellikle Kobani’ye indirmekte olduğu silahlarda artık her şey belgeli, delilli biliyorsunuz bu silahların bir kısmının IŞİD terör örgütünün eline geçtiğini gördük" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bizi doğruluyor ve diğerleri de PYD’ye geçti. Peki PYD’ye ve IŞİD terör örgütüne geçen bu silahlarla ilgili olarak Türkiye bu işe olumlu baktı mı, hayır bakmadı. Türkiye’ye rağmen Amerika bu işi yapmıştır ve ben kendilerine şunu da söyledim; dedim ki ‘Şu anda Kobani sizin için stratejik bir yer değil. Olsa olsa Kobani bizim için stratejik bir yerdir ve bu konuda hassasiyeti göstermesi gereken de biziz. Peki şu anda Kobani’de yaşayan var mı? Yok.  Sivil halk zaten benim ülkeme geldi geçti ve 200 bin insan Kobani’den bizim ülkemize geçerken şu anda Avrupa’da 130 bin kişi var. Yani tüm Suriye’den Avrupa’ya göç edenlerin sayısı 130 bin; sadece Kobani’den bizim ülkemize üç haftada geçenlerin sayısı 200 bin. Bu çelişkileri görmemiz lazım ve bugüne kadar 300 bini aşkın insan Suriye’de öldürülürken tüm dünya neredeydi? Bu soruya cevap bulmamız lazım. Kobani'de bu kadar hassassınız da Suriye'nin tümünde niye bu hassasiyet yok? İki, Irak’ın üçte biri IŞİD terör örgütünün işgali altında, peki orada şu anda ne yapılıyor, bu da tabii önem arz ediyor. Bu soruların cevabının bulunması gerekir diye düşünüyorum."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum