1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. İç Güvenlik Paketi ile ne hedefleniyor?
İç Güvenlik Paketi ile ne hedefleniyor?

İç Güvenlik Paketi ile ne hedefleniyor?

Çözüm Süreci ve kamu güvenliği arasında sıkışan, sıkıştıkça gündemdeki sıcaklığını koruyan bir paradoks haline gelen İç Güvenlik Paketi hakkında farklı görüşler beyan eden yazarların köşe yazılarından yaptığımız alıntıları beğeninize sunuyoruz.

A+A-

İç Güvenlik Paketi: Çare Olur mu?

Sedat Laçiner

Neden ihtiyaç duyuldu

Hükümet’in 13. Yılında böylesine ‘sıkı’ bir pakete ihtiyaç duyması sebepsiz değil elbette… Sebeplerin başında ise Gezi Olayları’yla başlayan, 17/25 Aralık ile devam eden bir seri gelişme var… Buna bir de Çözüm Süreci ile bağlantılı olarak PKK’nın sokağa çıkmaya hazırlanması ve seçim sürecini bir tür şantaja çevirme planlarını da eklemek gerekiyor…

Seçim sürecinde bahsettiğimiz tüm güvenlik riskleri birden tehdide döner ise, işler ters gider ise neler olabileceğini kestirmek zor değil. Hükümet’te pek çok isim AK Parti’nin kuşatıldığını, yabancı güçler tarafından bir tür Turuncu Devrim ile yıkılmak istendiklerini düşünüyor… Başka bir deyişle, AK Parti ve çevrelerinde güçlü bir kuşatılmışlık hissi var. Eğer Gezicilere ve Cemaat’e bir de ayrılıkçı Kürtler katılır ise çember daha da daralabilir ve sokaktan yükselecek şiddet Türkiye’yi idare edilemez bir hale getirebilir. En azından algı bu şekilde…


 İç Güvenlik Paketi

Hayrettin Karaman - Yeni Şafak

 Paketin en fazla itiraz edilen maddeleri şunlardır:

— Eylemlere silah, taş, sopa, sapan, demir bilye, havai fişek, yakıcı, yaralayıcı maddelerle katılana, 2 buçuk ile dört yıl arası hapis cezası verilebilecek.

— Düzenlemeyle eylemlerde maske takanlara, silah, molotofkokteyli ve benzeri patlayıcı maddeler bulunduranlara verilen cezalar artırılacak.

— Belirli suçlarda kolluk kuvvetlerine, savcı kararı olmadan 24 saate kadar gözaltı yetkisi verilecek. Bu toplu suçlarda 48 saate kadar uzatılabilecek.

— Kişilerin üstü, eşyaları ve araçları, kolluk amirinin emriyle aranabilecek. Arama emri 24 saat içinde hakim onayına sunulacak...


Güvenlik ve özgürlük ikileminde iç güvenlik paketi

Cem Duran Uzun- Al Jazeera Türk

Ancak eleştirilerin de etkisiyle hükümette oluştuğu tahmin edilen tereddütler, üç haftadır tasarının ertelenmesine sebep oluyor. 2013 yılının Haziran ayındaki Gezi Parkı eylemleri ve son yıllarda zaman zaman tırmanan ancak 6-7 Ekim 2014 tarihli Kobani olayları sırasında birçok ölüme de sebep olarak tehlikeli boyutlara ulaşan toplumsal olaylar, bu tasarının temel sebebi olarak açıklanmaktadır. Genel hatlarıyla iç güvenlik tasarısı

Yasa tasarısına yakından bakıldığında dört bölümden oluştuğunu, temel haklara ilişkin asıl tartışmaların birinci bölümde yoğunlaştığını görüyoruz.

İkinci bölümde, polis amirlerinin rütbe terfilerinde liyakate dayalı bir sistem getirilmekte, kadrolara ilişkin düzenlemeler yapılmakta ve emniyet teşkilatına bağlı eğitim kurumları bazıları kapatılarak yeniden yapılandırılmaktadır.

“Tanık ve mağdurların ifadelerinin konutlarında alınmasına ilişkin düzenlemenin, karakolların evlere taşınması anlamına geleceği eleştirisine hak vermek mümkün değildir.”

Üçüncü bölümde, kolluk yetkisine sahip Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının üzerinde, bu alanda asıl sorumlu ve yetkili olan İçişleri Bakanlığının yetkileri ve denetimi, parlamenter demokratik bir rejimin temel gereklerine uygun olarak artırılmaktadır. Bu kurumlardaki general ve amiral rütbesinde olmayan yetkililer ile il ve ilçe jandarma komutanlarının atanması, denetlenmesi ve görevden uzaklaştırılması gibi işlemlerin İçişleri Bakanlığınca yapılması öngörülmektedir.

Dördüncü bölümde ise; vatandaşın devlet için değil, devletin vatandaşa hizmet için var olduğu düşüncesi gereğince; nüfus, kimlik, adres kayıt, vatandaşlık ve pasaport gibi işlemlerdeki bürokratik süreçler kaldırılmakta veya azaltılmaktadır. Nüfus kayıt örneği ve yerleşim yeri (ikamet) belgesinin e-devlet üzerinden temini, bir kereye mahsus isim ve soyisim değişikliğinin mahkeme kararı olmaksızın il ve ilçe idare kurulu eliyle yapılması, mirasçılık belgesinin nüfus müdürlüklerince verilmesi ve doğum ve ölüm sonrası işlemlerin nüfus müdürlüklerine gitmeden bildirimle yapılabilmesi gibi çok sayıda yaşamı kolaylaştıracak ve vatandaşa güven duyulduğunu hissettirecek yenilikler getirilmektedir.

Bu olumlu düzenlemelerin yanında, tasarıdaki sorunlu önerilerin başlıcaları, kolluk kuvvetlerine tanınan yetkilere ilişkindir. Hâkim kararı aranmaksızın kolluk amirinin emri ile kişinin üstünün, eşyasının ve aracının aranması ve suçüstü hâli olmak kaydıyla kolluk amirlerine 24 saate kadar ve bazı hâllerde 48 saate kadar gözaltı kararı verme yetkisinin tanınması ile valilere kolluk memur ve amirlerine suçun aydınlatılması için emir verme yetkisi tanınarak adli kolluk amiri sıfatı verilmesi ciddi eleştiriler almıştır. Bu düzenlemelerle, yargı organlarına tanınan bazı yetkilerin doğrudan kolluğa verilmesi söz konusudur.


 

 İç güvenlik paketi kesinlikle yasalaşmamalı!

Ahmet Türk - Vahdet Gazetesi

Ta­sa­rı; ara­ma, din­le­me, el koy­ma, po­li­sin si­lah kul­lan­ma yet­ki­si, po­li­sin gö­zal­tı yet­ki­si, avu­kat­la­rın so­ruş­tur­ma dos­ya­sı­na ula­şım hak­kı­nın kı­sıt­lan­ma­sı ve sa­vun­ma hak­la­rı gi­bi ko­nu­lar; “bir gün her­ke­se la­zım ola­ca­k” öz­gür­lük­le­ri kı­sıt­la­ya­ca­ğı, key­fi uy­gu­la­ma­la­ra ve ih­lal­le­re yol aça­bi­le­ce­ği is­ti­ka­me­tin­de or­ta­ya ko­nan eleş­ti­ri­le­ri ve kay­gı­la­rı hak edi­yor. Ör­nek: Ki­şi­nin üs­tü ve eş­ya­sı ile ara­cı­nın dı­şa­rı­dan ba­kıl­dı­ğın­da içe­ri­si gö­rül­me­yen bö­lüm­le­ri­nin aran­ma­sı, İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan be­lir­le­ne­cek esas­lar dâ­hi­lin­de mül­ki ami­rin gö­rev­len­di­re­ce­ği kol­luk ami­ri­nin ya­zı­lı; ace­le hal­ler­de ise söz­lü em­riy­le (son­ra­dan ya­zı­lıy­la te­yit edil­mek üze­re) ya­pı­la­bi­lir.” Dü­şün­se­ni­ze yol­da yü­rür­ken ve­ya ara­cı­nız­da iken her­han­gi bir po­lis si­zi ta­ma­men key­fi ola­rak çe­vi­re­bi­lir ve üs­tü­nü­zü/ara­cı­nı­zı sa­de­ce “siz­den şüp­he­len­di­m” di­ye­rek ta­ma­men key­fi ola­rak ara­ya­bi­lir ve “24 saa­t” si­zi ka­ra­kol­da alı­ko­ya­bi­lir! 

En önem­li­si ise “so­ruş­tur­ma­” baş­lı­ğı al­tın­da ya­pı­lan de­ği­şik­lik­le­r… Ma­lu­mu­nuz so­ruş­tur­ma, su­çun is­len­me­sin­den baş­la­ya­rak yar­gı ve­ri­lin­ce­ye dek sav­cı ve yar­gıç yö­nün­den ya­pı­lan in­ce­le­me, araş­tır­ma ve ka­nıt­la­rın top­lan­ma­sı­dır. Bu iş­lem, yar­gı gö­rev­li­le­ri ta­ra­fın­dan ya­pı­lır. Ta­sa­rı­da, “va­li, kol­luk amir ve me­mur­la­rı­na su­çun ay­dın­la­tıl­ma­sı ve suç fa­il­le­ri­nin bu­lun­ma­sı için ge­re­ken ace­le ted­bir­le­rin alın­ma­sı hu­su­sun­da doğ­ru­dan emir­ler ve­re­bi­li­r” ve “va­li­ye ve­ril­miş olan yet­ki­ler, il­çe­de kay­ma­kam ta­ra­fın­dan da kul­la­nı­la­bi­li­r” ifa­de­le­ri yer al­mak­ta­dır. Sav­cı­lık ma­ka­mı­na ait bir yet­ki­nin, yü­rüt­me­ye bağ­lı bir ma­ka­ma ve­ril­me­si (va­li ve kay­ma­kam­lar), den­ge ve de­net­le­me sis­te­mi­ni olum­suz yön­de et­ki­le­ye­bi­le­cek bir uy­gu­la­ma­dır!


 İç güvenlik paketi

Deniz Zeyrek - Hürriyet


2007’den beri Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na (PVSK) göre, polis durdurduğu şüpheliden üzerindeki elbiseyi çıkarmasını veya aracının bagaj, torpido gibi kapalı bölümlerinin açılmasını isteyemiyor. TBMM’deki İç Güvenlik Paketi aynen kabul edilirse bu artık mümkün olacak. Söz konusu arama, mülki amirin yetkilendirdiği kolluk amirinin verdiği yazılı emirle, acil durumlarda sözlü emirle yapılabilecek. Kolluk amirinin kararı 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulacak. Aramaya ilişkin kişiye, arama gerekçesini de içeren bir belge verilecek.

İtiraz: Keyfilik doğacak

Durdurma ve arama kararı savcı ve hakimin yetkisindedir. Düzenleme ile bu yetki 24 saatliğine mülki amire, onun görevlendireceği polislere devrediliyor. CHP’li Rıza Türmen’e göre, böyle bir durumda polisle baş başa kalacak vatandaşın, hakkını arayacağı, itiraz edeceği bir makam bulunmuyor. Yargının devreye gireceği ana dek bir keyfilik söz konusu olabilir. Böylece insan hakkı ihlalleri artabilir. Yargı devreye girdiğinde iş işten geçmiş olur.

Hükümetin savunması: Sıkı denetim var

Düzenleme AB müktesebatına uygun. Düzenlemedeki ‘yazılı emir’ şartı, arama gerekçesini içeren belgenin kişiye verilmesi ve kararın 24 saat içinde hakim onayına sunulması zorunluluğuyla sıkı bir idari denetim sağlanacak. AK Partili Mahir Ünal’a göre gözaltı ve aramayla ilgili polisin yetkileri artmıyor, tersine üstü aranan vatandaşın hakları korunuyor. Polis, ‘kafasına göre’ arama yapamıyor. Vatandaş da mağdur olduğunu iddia ettiğinde alacağı belgeyle hakkını arayabilecek. Ünal, düzenlemenin gerekliliğini anlatırken şu örneği paylaştı: “Bingöl olayında polis savcıdan arama izni alamadığı için, arabadaki adamlar gitti 3 askerimizi şehit ettiler. İhbar var, aracın arkasında silah var ama savcıdan izin alınamadığı için aranamadı.”

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.