1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. İki Kürt grubu için tehlikeli sonuçlara sebep olacak gerilim sürüyor
İki Kürt grubu için tehlikeli sonuçlara sebep olacak gerilim sürüyor

İki Kürt grubu için tehlikeli sonuçlara sebep olacak gerilim sürüyor

PKK’nin Kerkük’te çatışan güçlerini geri çekebileceğini açıklaması, PKK ile Kürt yönetimi arasında yıllardır süren gerilimi su yüzüne çıkardı. Karşılıklı açıklamalar ittifakın nasıl temeller üzerine kurulduğunu gözler önüne seriyor.

A+A-

Birinci Körfez Savaşı'ndan sonra PKK'nin Kuzey Irak'taki Kürt siyasetinde yer edinme girişimleri ve özellikle Mesut Barzani'nin Kürdistan Demokratik Partisi 'nin (KDP) buna karşı çıkmasıyla başlayan gerilim zaman zaman dozu azalsa da yıllardır sürüyor. Gerilimin son zamanlardaki adresi Suriye oldu.
İç savaşta bölgenin kuzeyini kontrol eden PKK uzantısı PYD ile Suriye’nin KDP’ye yakın partileri arasında yükselen tansiyon, etkisini Kürt yönetimi ve dolaylı olarak KDP ve PKK ilişkilerinde de gösterdi. Irak Kürdistan Özerk Bölgesi ile Suriye arasındaki sınıra hendek kazılması, PYD Lideri Salih Müslüm’ün bölgeye girişine izin verilmemesi, PYD’nin rakip grup üyelerini gözaltına alması, rakip partilerin PYD’den baskı gördüklerini öne sürmesi zaman zaman tansiyonu yükseltti.
Yükselen tansiyon, Barzani'nin Suriye'de anlaşamayan tarafları bir araya getirdiği Erbil ve Duhok’taki toplantılardan sonra azaldı. Peşmergelerin Kobani’de YPG’ye desteğe gitmesi de ilişkileri yumuşattı. Ancak, ilişkilerdeki yumuşama PKK’nin, Sincar’da kanton ilan edeceğine ilişkin tartışmalara kadar sürdü.

Şengal kantonu Kürt yönetimini kızdırdı

İslam Devleti’nin Sincar’a (Şengal) belli bölgelerini ele geçirmesinin ardından, PKK Kürt yönetimine bağlı peşmergeler ile birlikte çatışmalara katıldı. Ancak Sincar İslam Devleti'nin elindeyken kanton tartışmaları başladı. PKK çevresi alttan alta, Sincar’da kanton ilan edilmesi gerektiğini dillendirmeye başladı. KDP ve Kürt yönetimi önce sert tepki göstermedi. Ancak Sincar’da düzenlenen bir toplantı bardağı taşıran son damla oldu. Toplantıda ‘Şengal Ezidileri Meclisi’ adıyla bir oluşum kuruldu. Meclis ‘kanton için ilk adım’ olarak yorumlandı ve tartışmalar yeniden alevlendi.

KDP PKK'yi, "Şengal'de kanton kurup bölgeyi Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden koparmaya çalışmakla" suçladı. Kürt hükümeti ise yasadışı ilan ettiği kanton girişiminden vazgeçilmesi çağrısı yaptı.

KCK'den adeti üzere: "Bizimle ilgisi yok, bölgesel bir karar almış arkadaşlar" açıklaması

Bu açıklamalara yanıt PKK’nin de bünyesinde bulunduğu şemsiye örgüt KCK’den geldi. KCK yönetimi suçlamaları reddetti. KCK, Şengal Dağı'nda düzenlenen toplantıyı Ezidilerin  kendi insiyatifi ile yaptıklarını açıkladı.
“Şengal'in Güney Kürdistan'dan koparılmak istendiğine dair açıklamaların gerçek dışı olduğunu defalarca ifade etmişlerdir. Hareketimizin genel düşüncesine uygun olarak Şengal'in Güney Kürdistan federasyonuna bağlı özyönetime sahip olabileceğine dair değerlendirmelerimiz olmuştur"
KCK’nin açıklaması ve gelen tepkilerin ardından kanton konusu bir daha gündeme gelmedi. Taraflar arasındaki tansiyon düşer gibi oldu.

Karayılan'dan tehdit: "Çekiliriz"

PKK’nin silahlı güçlerinin başındaki Murat Karayılan’ın açıklaması yeni bir gerilimin sinyallerini verdi. Karayılan, Kerkük’te İslam Devleti ile savaşan güçlerini çekebileceklerini söyledi. Buna, "PKK’nin Irak Kürdistan Özerk Bölgesi yönetimi ve medyası tarafından yok sayılmasını" gerekçe gösterdi.

“Görmüyorlar, basına sansür uyguluyorlar. Gerçekleri açıklamak istemiyorlar. HPG, PKK gücü olarak güney Kürdistan’ın savunmasında, Şengal’de, Mahmur-Hewler hattında ve Kerkük’te yük kaldırabilir ve kaldırıyor da. Meşru olmayan bir güç olarak sunmak istiyorlar. Görmek istemiyorlar, gizlemek istiyorlar, üzerini kapatmak istiyorlar. Bu görüş doğru değildir. Biz orada savaşıyoruz. Canımızı veriyoruz. Saygıdeğer, kahraman gençlerimizi veriyoruz. Kutsal Kürdistan toprakları için oradayız. Propaganda için oraya gitmiş değiliz. Ama hakikatin inkarı da kabul edilemez. Yönetimimiz gücümüzü Güney Kürdistan’dan çekelim mi, çekmeyelim mi diye tartışıyor. Bunu gündemimize almışız.”
Karayılan’ın bu açıklaması bir kez daha tansiyonu yükseltti.

'Öcalan müdahil olabilir'

Irak Kürdistan Özerk Bölgesinin başkenti Erbil’de yaşayan siyasi analist Hassan Ahmed Mustafa’ya göre, taraflar arasındaki gerilim 90’lı yıllara dayanıyor. Mustafa, son gerilimin perde arkasında KDP ile Türkiye arasındaki ilişkilerin olduğunu savunuyor.

“Benim tahmine göre; PKK,  KDP’nin, Türkiye’deki seçimlerde Erdoğan’a destek olmaması için, bir baskı oluşturmak istiyor. KDP’yi bununla meşgul etmek istiyorlar. Ama KDP Türkiye’deki seçimlere destek vermiyor. PKK, KDP’yi bir şekilde meşgul etmek istiyor. Neden? Çünkü bir ihtimal KDP bu seçimde AK Partiyi destekleyebilir. Ama gerçekte KDP ne HDP’ye ne AK Parti'ye destek veriyor. Çözüm sürecine yardımcı oluyor. “

Karayılan’ın son açıklamalarının Almanya’da düzenlenen ve İslam Devleti ile savaşın ele alındığı 51. Münih Güvenlik Konferansı’na mesaj olduğunu savunan Mustafa, aralarında Türkiye’dekilerin de bulunduğu bazı kesimlerin PKK’yı kışkırttığını söyledi.

“PKK’nin bu yaptıklarının arkasında İran’ın olduğu söyleniyor ama bana göre sadece İran değil Türkiye de olabilir. Türkiye’de bir kesimin de PKK’yi tahrik ettiğini ve KDP’yi Şengal’le meşgul ettiğini düşünüyorum. Hem Türkiye’de, hem de komşu ülkelerde paralel bir hareket var. Bu hareket  Barzani’nin uluslararası caimada zor durumda kalmasını istiyor. “

 

Kaynak: Al Jazeera/Mahmut Bozarslan

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.