1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ‘İncirlik bir ABD üssü değil. Nokta!’
‘İncirlik bir ABD üssü değil. Nokta!’

‘İncirlik bir ABD üssü değil. Nokta!’

ABD Ankara Büyükelçisi Bass, ABD’nin kanlı darbe girişiminde parmağı olduğunu sert bir şekilde reddetti: “ABD yönetimi 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece yaşanan yasadışı aktivitelerin hiçbirini planlamadı, yönetmedi yada desteklemedi. Nokta!"

A+A-

Amerika'nın Ankara Büyükelçisi John Bass, İstanbul’da bir grup gazeteciye davette bulunarak Amerikan hükümetinin 15 Temmuz darbe girişimini bildiği ya da desteklediği yolundaki yaygın kanaatleri gidermeye uğraştı. Alışılagelmiş üst düzey diplomatik toplantılardan farklı olarak, bu sefer davetliler genelde “hükümete yakın” gazetelerden seçilmiş olması Amerikan yönetiminin telaşını gözler önüne serer gibiydi. Sabah, Star, Daily Sabah ve Yeni Şafak gibi “15 Temmuz’daki darbe girişiminin ABD destekli olduğu” gerçeğinin üzerinde duran gazetelere de özellikle yer verilmişti.

John Bass, “Amerikan hükümeti bu yasadışı darbe girişimini planlamadı, yönetmedi, desteklemedi” vurgusuyla ikili ilişkilerdeki 15 Temmuz kırılganlığını gidermek için yoğun bir çaba sarfederkençabalarken, bu yönde hükümete yakın gazetelerden gelen serzenişleri uzun uzadıya dinledi ve yanıtlamaya çalışması dikkat çekti. ABD elçisi, darbeyi kendisinin de birçok sıradan Türkiye vatandaşı gibi Ankara semalarında F16’ların alçak uçuşları sayesinde fark ettiğini iddia etti.

‘İade ısrarı, süreci zora sokar’

Bass, Fethullah Gülen cemaatinin darbede rolü olduğuna dair kişisel kanaatini net olarak ortaya koymamasına karşın, ABD’deki yasal süreçle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Amerika’da yasal bir süreç olduğunu hatırlatan Bass, Türk yetkililerin Gülen ve iadesiyle ilgili yaptığı bazı sert açıklamaların ABD Adalet Bakanlığı uhdesindeki bu süreci zora sokabileceğinin de altını çizdi. Bu bağlamda Gülen’in ABD hükümetinin muhalefetine rağmen bir hâkim kararıyla 2008’de green card (oturma izni) aldığını hatırlatarak, iade girişiminin yasal bir süreç ve bunun ABD yargısının elinde olduğuna da dikkat çekti.

Bass, ABD’nin 15 Temmuz darbesini desteklediğine ilişkin iddiaları ise şöyle yanıtladı:

‘Planlamadık, yönetmedik. Nokta!’

“İçinde tek bir gerçek kırıntısı olmamasına karşın, bu ülkedeki yorumlarda ABD’nin bu yasadışı darbenin içinde olduğu ya da bilgisi olduğu yolundaki suçlamalarda yer almasından dolayı büyük rahatsızlık ve alınganlık içindeyiz. Tekrar söylemek istiyorum: Amerikan hükümeti bu yasadışı darbe girişimini planlamadı, yönetmedi, desteklemedi ve 15-16 Temmuz’da yaşananlar hakkında önceden bilgi sahibi değildi. Nokta.

‘Duysaydık bildirirdik’

Hiçbir planlama, yönetme, destek ya da önbilgi yoktu ve bilgi sahibi olsaydık, daha önceleri terör tehditlerini bildirdiğimiz gibi darbe girişimini de Türk hükümetine hemen bildirirdik. İşte bu yüzden ABD hükümeti ve basınında bazı sert tepkiler okuyorsunuz; çünkü ABD’de insanlar buradaki basın ve bazı yetkililerin ABD’yi sorumlu tutmasından rahatsızlar.

‘Hükümeti destekliyoruz’

Tüm bu gerilim ve yanlış anlamalara rağmen, öncelik olarak bu yasadışı darbe girişiminin sorumlularını adalete teslim edilmesi için Türk hükümetini destekliyoruz. İki hükümet arasında Türkiye’nin bu çabasını desteklemek ve sorumluları yargıya teslim etmek için diyalog var. Bu konudaki sorulara cevap verirken, bu çabaları ve yasal süreci zora sokabilecek bir şey söylemek istemiyorum. ABD ve Türk adalet sistemlerinin farkı ve bunun neden çok önemli olduğunu konuşabiliriz.

Türk yetkililer bizi arayıp yardım istedi’

Bass, "Bir şeyler olabileceğine dair bir duyumunuz var mıydı yoksa size tamamen mi sürpriz oldu?" sorusuna ise ilginç bir yanıt verdi

"Tamamen sürpriz oldu. Darbe girişimini o gece elçilik rezidansının bahçesinden şehre bakarken bir anda jetlerin şehir merkezinden alçak uçuş yapmasıyla öğrendim. Saat 10 civarındaydı ve İstanbul’dan o gün dönmüş, meslektaşlarımdan birinin elçilikteki yaşgününe uğramıştım. Ve bir anda havada tuhaf bir hareketlilik vardı. Aklıma ilk gelen, şehrin merkezinde bir terör saldırısına karşı bir alarm durumu olabileceği oldu. Herkes gibi ben de telefona sarıldım ve olduğunu öğrenmeye çalıştım. Kısa bir süre sonra (sanırım saat 11 ya da 11.15 sularında) Türk hükümeti arayarak bir darbe girişimi olduğunu haber verdi. Ufak bir ekiple elçiliğe geçtik ve olaylar devam ederken Washington’la iletişimi sağladık. Arayan bir Dışişleri bakanlığı yetkilisiydi ve yaşanan olayların hükümetin rızası dışında yasadışı bir darbe girişimi olduğunu söyledi ve destek istedi. Ve bu bilgiyi Türk hükümeti adına Washington’a aktarmam istendi, bunu hemen yaptım.

Küçük bir ekip olarak 48 saat ara vermeden ve elçilikten çıkmadan 2 gün geçirdik. O gece üst düzey ABD’li yetkilileri bilgilendirdik. Olanlar konusunda kaygılıydılar ve ne olduğunu çözmeye çalışıyorlardı. Çok dezenformasyon ve darbecilerin meşruiyet sağlamak için çabaları vardı. TRT bildirisi gibi. Dijital dünyada aynı anda olan her şey yayılabiliyor. Haliyle bizim hükümetimiz de olayları takip edip bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu soruyordu. Ayrıca ABD vatandaşlarının güvenliği konusunda kaygılarımız vardı.

‘İncirlik bir ABD üssü değil, üzerimize gelmeyin’

ABD Büyükelçisi Bass, İncirlik Üssü ile ilgili açıklamasında bir ay önce tüm ailelerin tahliye edilmesine değinmeden, “Darbede yer alan uçakların bir bölümünün İncirlik’te yakıt ikmali yapmış olması, ABD’nin darbe girişiminden haberdar olduğu ya da destek olduğu yolundaki yorumlara neden oluyor” dedi ve ekledi:

“Şunu bilmenizi isterim: İncirlik bir ABD üssü değil. Bir Türk üssü. Biz Türk hükümetinin davetiyle ve resmi bir anlaşma çerçevesinde orayı kullanabiliyoruz; ama kontrolümüzde değil. Aynı şekilde Türk hava sahası da kontrolümüzde değil. İncirlik’teki kule de bizim kontrolümüzde değil ve kimin nasıl ve ne zaman kalkacağına karar vermiyoruz. Türkiye’deki ABD askeri uçuşları Türk hükümetine resmi uçuş rota başvurusunun onaylanmasıyla ve Türk makamlarının onayıyla oluyor. Ancak bizim Türk ordusunun faaliyetleri ya da askeri tesislerinin kullanımı konusunda herhangi bir tasarrufumuz yok. Günlük bazda İncirlik’te kalkan bir yakıt ikmal uçağının yasal ve meşru bir faaliyette bulunup bulunmadığını denetleyebilecek bir pozisyonumuz da yok. Bu Türk hükümetinin ve Hava Kuvvetleri’nin işi. Anladığım kadarıyla uçaklardan çoğu Malatya ve Diyarbakır’dan kalkmış. Malatya’da askeri varlığımız yok ve Diyarbakır’da çok az küçük bir varlığımız var. Ve bunların hepsi Türk üssü. Yani ABD ordusu da buraları kullandı diye bizim bu üsleri kontrol ettiğimiz ya da olayları bildiğimiz iddiasının hiçbir dayanağı yok.” 

‘Fuller’den haberim yok, İstanbul'da olmuş olabilir’

Bass, "Fetullah Gülen’in yeşil kart başvurusu sırasında referans mektuplarından birini kaleme alan (eski CIA yetkilisi) Graham Fuller o gece burada mıydı?" sorusuna şöyle yanıt verdi

"O gece Sayın Fuller’in Türkiye’de olduğundan haberim yok. Doğrusunu söylemek gerekirse burada olsaydı da bizim pozisyonumuzu değiştirmezdi. Şu an ABD hükümeti ile hiçbir alakası yok, kendisi eski bir hükümet yetkilisidir. Sayın Fuller ya da başka isimlerin darbe girişimi gerçekleşirken Türkiye’de olup olmadığından da bağımsız olarak ABD’nin bu işten çıkar sağlayacağına yönelik çok fena yorumlar bazı kişiler tarafından bazı Amerikan medya kuruluşlarında dillendirildi. Bunların hiçbiri ABD yönetiminin görüşlerini yansıtmıyor."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
    İlgili Haberler