1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Kobani Zaferi(!) rüya mı kabus mu?
Kobani Zaferi(!) rüya mı kabus mu?

Kobani Zaferi(!) rüya mı kabus mu?

Kapitalist ve Emperyal güçlerin kucağında İslam Devleti'nin boşalttığı Kobani'ye giren sözde devrimcilerin uyandıkları tatlı kanton rüyalarını görmek için henüz erken mi sorusunun sorulmasının tam zamanı.

A+A-

Kapitalist ve Emperyal güçlerin kucağında İslam Devleti'nin boşalttığı Kobani'ye giren sözde devrimcilerin tatlı kanton rüyalarını görmek için henüz erken mi sorusunun sorulmasının tam zamanı. Bu soruya cevap olabileceğini düşündüğümüz köşe yazarlarından yaptığımız derlemeyi ilginize sunuyoruz...


Kobani kurtuldu mu?

Sedat Laçiner


"Peki, Kobani gerçekten kurtuldu mu? Artık IŞİD sorunu bitti mi?

Öncelikle ‘Kobani kurtarıldı’ diye kutlamalar yapılan yer sadece şehrin merkezi. Kobani’nin etrafındaki yüzlerce köy hala IŞİD’in elinde. Ayrıca IŞİD, Kobani olayları başladığından bu yana Suriye’de bayağı yol katetti, sözde devletinin sınırlarını çok genişletti…

Bir diğer gerçek ise IŞİD’in aldığı bir yeri kolay kolay bırakmadığı, fil inadıyla zaman kolladığıdır. PYD güçleri Kobani’nin çevresindeki köyleri ve arazileri almak için açılır ise IŞİD’in yeniden saldırması ihtimali çok yüksektir…"

'Kürt zaferi mi? 

Özellikle PKK, Kobani’nin stratejik öneminden ziyade Kürt kimliğinin inşasını önemsiyor. PKK, ilk aylarda Kobani’de yaşadıkları yenilgiyi de algı operasyonu olarak başarıyla yönetti, şimdi kazandıkları silahlı başarıyı da…

Kobani kullanılarak ve elbette Türkiye’nin ilk başta bazı hatalarından yararlanılarak “zavallı ve terk edilmiş Kürtler Batılı değerleri korumak için canlarını ortaya koydular” imajı çizildi ve bunun üzerine “aslında PKK terörist değildir” vurgusu inşa edilmeye çalışıldı…

Şimdi ise, “IŞİD’i durdurabilecek tek güç Kürtlerdir” imajı üretiliyor…

Peki, gerçek böyle mi, derseniz IŞİD’i PKK’nın veya genel olarak Kürtlerin durdurduğu iddiasına katılmak mümkün değil. ABD ve müttefiklerinin hava operasyonları olmasaydı sadece Kobani değil, belki de Erbil dahi düşmüştü… Kobani’de ABD ve diğer bazı devletler özel istihbarat birimlerini görevlendirdiler, bunlar IŞİD’e karşı bazı operasyonlar da yaptı, yer-hava koordinasyonuyla hava operasyonlarının etkili olmasını da sağladılar…

Türkiye'nin katkıları 

Aynı şekilde Kobani’de PYD’ye başarıyı getiren Türkiye’nin katkılarıdır. Türkiye, Kobani çatışmalarında IŞİD’e karşı PYD’nin müttefiki gibi lojistik destek verdi. Yiyecek, içecek, sağlık malzemeleri, hatta silahlar Türkiye üzerinden geçti. Suruç, Kobanİ’deki çatışmaların arka cephesi gibi oldu…


 

Ankara Kobani’den ders çıkarabilecek mi?

Ruşen Çakır

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok kez “Kobani düştü, düşecek; sıra diğer kantonlara da gelecek” dedi. Siyasi iktidarın yaklaşımını eleştirenlere, Kobani ile dayanışma için sokaklara dökülenlere “Ne alakamız var Kobani ile?” diye cevap verdi. Washington’un Kobani direnişine yardımlarını “Kobani niye bu kadar önemli?” diye eleştirdi.

Düşmanım düşmanı...

PYD’nin (dolayısıyla PKK’nın) Rojava’da hâkimiyetini tesis edip koruması hiç de kolay olmuyordu. Esad rejimine karşı savaşan grupların önemli bir bölümü, özellikle de El Kaide çizgisindeki Nusra Cephesi ve (IŞ)İD, Baas işbirlikçisi gördükleri PYD ve onun silahlı gücü olan YPG ile sürekli savaşıyorlardı. Bu sürgit çatışma hali nedeniyle PYD/YPG ağır kayıplar verdi, PKK ise birçok imkânını (insan, silah...) takviye için büyük ölçüde Rojava’ya kaydırmak zorunda kaldı.

Bir yandan PYD’nin kendini rahat hissedememesinden, diğer yandan PKK’nın enerjisini büyük ölçüde Rojava’ya kanalize ediyor olmasından Ankara hiç rahatsız olmadı, tam tersine bu durumu tercih etti. (IŞ)İD’in çok büyük bir güç yığarak Kobani’yi kuşatması da benzer bir şekilde hükümeti kaygılandırmadı, hatta Türkiye’de PKK’dan nefret eden kesimler tarafından “Aranan kan bulundu” denilerek alkışlandı.

Yanlışta ısrar

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun hafta sonu Diyarbakır’da verdiği mesajlar, özellikle de Kobani’ye selam göndermesi siyasi iktidarın yanlıştan döndüğünün işareti olarak algılandı. Fakat CumhurbaşkanıErdoğan’ın Afrika dönüşü uçakta gazetecilere söyledikleri, Rojava’ya hâlâ “kırmızı çizgi”perspektifinden baktığını gösteriyor.

Erdoğan’ın gazetecilerle sohbetinden, bu sorunun çözümü için esas muhatap olarak Kürtleri değil de ABD yönetimini gördüğü anlaşılıyor. Bunun ne kadar yanlış bir yaklaşım olduğu da herhalde çok geçmeden anlaşılacaktır.


 

Kobani kurtulurken

Muharrem Sarıkaya

"...Ayrıca 20 kilometre batısı ve doğusunda Telabyad ve Cerablus’ta IŞİD hâkimiyeti sürerken; Keseb, Azmarin, Bab El Hava, Es Selame ve El Rai’de bayrağı dalgalanırken, Halep’te kıran kırana çatışma sürerken Kobani’nin kurtuluşu ile de kurtuluş olmuyor.

Meydani Ekbez, Resulayn, Derbesiye, Kamışlı ve Andivar’da bayrağı dalgalanıyor diye, oraların PYD’nin kantonu olduğu anlamına da gelmiyor.

Biri diğerini nötralize eden, matruşka gibi iç içe geçmiş alternatifsizlikler ve açmazlarla dolu bölgede, ABD’nin Esad ile muhabbete başlamış olması da hesapları sil baştan yaptırıyor.

Bölgede daha çok hesabın döneceğine de bugün yaşananlar ışık tutuyor...

Eğer dün yapıldığı gibi bu devam eder ve Kobani’ye PYD/YPG’nin mücadelesi sonucu kazanılmış zafer elbisesi giydirilirse, ileride yeni müttefik bulma zemini biter.

Çünkü 3 ay önce IŞİD’in eline geçen Kobani’yi almak için koalisyon güçlerinin yanı sıra, Barzani’nin peşmergeleri ile Burkan El Fırat olarak isimlendirilen Ortak Eylem Merkezi birlikte savaştı...

Burkan El Fırat’ın içinde PYD’nin askeri kanadı YPG/YPJ’nin yanı sıra ÖSO, Liva El Tevhid’in Doğu Kolu, Liva El Sewar El Rakka, Şems El Şemal, Cephet El Ekrad, El Kasas, Liva El Cihad Fi Sebilillah, Seraya Cerablus vardı.

Bu kadar örgüt savaştıktan sonra başarıyı hiç kimse bir diğerine altın kâsede getirip sunmaz...."


 

Kobani bitti, IŞİD bitti mi?

Abdülkadir Özkan 

"...Kobani 4 ayı aşkın bir süre ABD ve koalisyon ortakları, Peşmerge güçleri ve PYD ittifakı ile IŞİD’den kurtarıldı. Artık Kobani merkezde IŞİD yok. Peki, IŞİD buharlaşıp uçtu mu? Bir soru daha, IŞİD’den merkez kurtarıldı ama Kobani’nin 300’ü aşkın köyleri ne durumda? Gelen haberlere göre sadece Kobani merkez kurtarılmış ama köylerde hâlâ IŞİD hakimiyeti sürüyormuş. Diyebiliriz ki, ABD ve koalisyon ortaklarının 4 aylık mücadelesi sonunda ayakta bir tek bina kalmamış, harabeye dönmüş bir Kobani var ortada. Peki, Kobani’yi yıkan, harabeye çeviren IŞİD mi? Aylar süren hava saldırıları sonucunda Kobani yıkılmış değil mi? Kısacası, Kobani’den IŞİD atıldı ama ortada Kobani diye bir yerleşim merkezi kalmadı. Buna karşılık IŞİD bitmiş/bitirilebilmiş değil.

 

Şimdi cevap bekleyen soru Kobani’yi terk ederek ülkemize sığınmak zorunda kalan insanlar geri dönmek istediklerinde nereye dönecekler? Burada hiç olmazsa başlarını sokacakları bir örtü var, Kobani’de ne var? Bu bakımdan Kobani’den gelenlerin  havalar ısınana kadar geri dönmeleri pek mümkün görünmüyor. Dönmesinler… Şimdiye kadar olduğu gibi Türkiye elinden geline yapar, kendisine sığınmış olanlara sahip çıkar… Ancak Kobani’nin onarılarak yaşanabilir hale getirilmesini kimler gerçekleştirecek? Hava saldırıları ile Kobani’yi harabeye çevirenlerin böyle bir işe soyunmalarını beklemek gerçekçi olmaz. Onlar sadece talimat vermeyi severler. Diyebiliriz ki, ABD ve ortaklarından bir talepte bulunulduğunda yardıma muhtaç olanların onlar olduğunu(!) sanırsınız..."

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.