1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Kötülerin ittifakı, İslam Devleti'ne karşı
Kötülerin ittifakı, İslam Devleti'ne karşı

Kötülerin ittifakı, İslam Devleti'ne karşı

Wall Street Journal'da Gerald Seib ve Bill Spindle imzasıyla yayınlanan makale, kadim düşmanlıkların, en sert ilişkilerin mevzu bahis İslam Hilafeti'nin tesisi söz konusu olunca nasıl değişebildiğine dair bazı değerlendirmelerde bulunmuş.

A+A-

Gerald Seib ve Bill Spindle kaleme aldıkları İslam Devleti ile dengeleri alt üst olan bir Ortadoğu analizi;

"Sert hesaplaşmalarla dolu Orta Doğu politikasında ülkeler arasındaki dostluğun temelinde aslında hep aynı referans var: Düşmanımın düşmanı dostumdur

İşte bu standart uzun zamandır coğrafi ve ideolojik açıdan fikir ayrılıkları yaşayan birçok ülkenin Orta Doğu'daki bu radikal İslamcı askeri güç karşısında yakınlaşmasını sağlıyor.

Bunun için birçok örnek var:

Şii İran ile Sünni Suudi Arabistan'ın arası 1979 yılından bu yana bozuk. İki ülke arasındaki tatsızlık İran'ın devrim lideri Humeyni'nin Sünni dünyaya da benzer bir devrim konusunda verdiği ilham nedeniyle başlamıştı. Ancak şimdi iki ülke de radikal İslamcı hareket nedeniyle oldukça tedirgin. İki ülke de bu hareketin İslam dünyasında kanıtlanmış liderliklerine zarar vermesinden çekiniyor.

Bu ortak istek,iki ülkenin Irak'ta aynı lideri desteklemesini sağladı. İki ülke bu sayede Sünni ve Şii'lerin radikal İslama karşı ortak savaşmasını hedefliyor. Suudi ve İranlı diplomatlar bu hafta konuyu görüşmek üzere bir araya geldi.

Türkiye uzun süredir Kuzey Irak'ta dağlarda faaliyetini sürdüren PKK ile mücadele ediyor. Ancak Suriyeli Kürt militanlar PKK ile İslam Devleti'ne karşı Yezidileri korumak için önemli bir rol oynarken Türkler kafasını başka yöne çevirdi.

Rusya ve ABD Ukrayna ve Orta Doğu'da birçok konuda farklı düşünüyor. Ancak Irak ve Suriye'de giderek güçlenen radikal İslamcı yapıya karşı onlar da ortak noktada buluştu.

ABD ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski'ye göre Türkiye İran, Mısır, İsrail ve Suudi Arabistan'ın islami bir devlet oluşumunu önlemek isteyen ülkeler arasında yer alıyor. ABD yetkilileri ise özel görüşmelerde aslında İslami bir devlet oluşumunu engellemek için çok da fazla seçeneklerini olmadığını söylüyor. Yetkililer bu konuda işe yarar bir işbirliği üzerine çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ediyor.

Ancak yetkililer arası çok da iyi olmayan bu ülkeler arasında işbirliği yaratmanın çok da kolay olmadığını ifade ediyor.

Anlaşmalar çoğunlukla gizlilik içinde yürütüldüğü için tüm taraflar yararları kendinde toplama eğilimindeler. Örneğin Obama hükümeti İslam Devleti'ne karşı hava saldırılarının Esad rejimi içni bir avantaj oluşturacağından endişe duyuyor. ABD düşmana ne kadar yaklaşsa uzun dönemli dostlar o kadar kızıyor. Örneğin İran'a çok fazla yaklaşmak Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkelerin işbirliği isteğini sönddürebilir. Bunun tam tersi de olabilir. Orta Doğu analisti Emile Hokayam "Bir grupla yakınlaşınca diğeriyle ister istemez uzaklaşıyorsunuz. Aslında kağıt üzerinde güzel görünse de gerçekleştirilmesi mümkün değil" diyor.

Geçmişteyse bunun örnekleri var. Mısır ve İsrail Hamas'a karşı işbirliği yapmıştı.Hatta ABD ve İran bile Irak'ta güç için çatıştı. İki ülke de Irak konusunda bazen ortak davrandıklarını inkar ediyor. Ancak Maliki'nin görevi bırakması için ortak baskı yaptıkları biliniyor.

Türkiye şimdiden ABD ve İran tarafından Iraklı Kürt grupların silahlandırılmasından gözlerini kaçırıyor.Bazı analistlere gore Türkiye ve ABD'nin daha once Türkiye'ye saldıran Kürt militanlarla bağlantısı olan Suriyeli Kürt militanlar için daha aktif bir rol üstlenebileceğini belirtiyor.

İran ve Suriye eski Büyükelçisi Crocker uluslararası bir efor ile Suudi Arabistan gibi zengin bir ülkenin finansal açıdan sıkıntı eken Türkiye'ye imtiyazlı krediler verebileceğini belirtiyor."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.