1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Mustafa'ya cezaevi dar geldi: "Tanımam etmem!"
Mustafa'ya cezaevi dar geldi: "Tanımam etmem!"

Mustafa'ya cezaevi dar geldi: "Tanımam etmem!"

Paralel yapının son kumpasının başarısız olması sonucunda tutuklanan hakim Mustafa Başer Silivri Cezaevi'nden mektup gönderdi: "Hayatımda Fethullah Gülen'i hiç görmedim, tanışmadım, hiçbir vaazını dinlemedim... " iddialarında bulundu.

A+A-

Paralel yapıya yönelik düzenlenen operasyonlarda tutuklanan 64 zanlıya aynı anda usulsüz bir şekilde tahliye kararı vermesinin ardından açığa alınan ve 1 Mayıs günü tutuklanan İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin eski Hakimi Mustafa Başer, Silivri Cezaevi'nden kendinin temize çıkarmayı çalıştığı bir mektup yazdı. Mektup avukatları tarafından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nın C kapısının önünde okundu.

Kendini avuttu:"Vicdanen rahatım"

Avukat Hacer Yılmaz tarafından okunan 3 sayfalık mektupta, hakim Mustafa Başer şu ifadeleri kullandı:

"Demokrasinin olmazsa olmaz şartı güçler ayrılığı ilkesidir. Güçler ayrılığı ancak yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi ile temin edilebilir. Tamamen usûl ve yasaya uygun, dosyalardaki delillere göre oluşan vicdani kanaatime göre verdiğim tahliye kararlarından dolayı tutuklanmış bulunmaktayım. Verdiğim tahliye kararlarından dolayı vicdanen rahatım. Asla hukuk dışına çıkmadım. Vicdanım dışında hiçkimseden emir, talimat, görüş almadım, almam. Ancak hakkımda soruşturma açan HSYK başmüfettişi, yakalama talebinde bulunan Bakırköy Cumhuriyet Savcısı, nöbetçi mahkeme olmaması nedeniyle görevli olmadan yakalama kararı çıkaran Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri, nöbetçi heyet olduğu halde nöbetçi mahkeme olan Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi adına karar vermesi gerekirken, örgütlü suçlara bakmakla görevli Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin değişik iş sayısı ile karar veren sayın meslektaşlarım; açıkça Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa ve 2802 sayılı Kanun'un 88. maddesine aykırı davranarak, ağır cezalık ve suçüstü hali koşulu oluşmadan, yetkisiz olarak, kendiliğinden yargıç sıfatımla geldiğim halde, kaçma şüphesi ile 27 Nisan 2015 günü nedenlerini bilmeden ve savunmam dahi alınmadan, 3 ay süre ile açığa alınmam nedeniyle deliller tarafıma yansıtılmadan ve okunmadan, 'delil karartma ihtimali' ile beni tutuklayıp suç işlemişlerdir.

Kısaca özetlediğim sürece dahil olan ve suç işleyen sayın meslektaşlarım, hukuk dışı etkilerle birinci sınıf bir hakimi tutuklayarak, hak arama özgürlüğünü ve yargı bağımsızlığını bitirmişlerdir. Bu ilkelerin güvencesi olması gereken HSYK maalesef hukukun değil gücün yanında yer almıştır. Bu karardan sonra özelde benim hukuki durumum, genelde vatandaşın haklı taleplerini karşılayacak yargı vicdanı kalmamıştır. Bu kararla, tüm hakim ve savcılara gözdağı verilmiş, yargı dışı güçlerin istemediği kararların verilmesinin önüne geçilmiştir."

Ben en azından vicdanıma göre verdiğim karardan dolayı, annemin, babamın, eşimin ve çocuklarımın gözlerinin içine çekinmeden, gururla bakabileceğim. Bu süreçte rollerini oynayan sayın meslektaşlarım, sizin haliniz nice olacak? Sizler çocuklarınızın gözünün içine nasıl bakacaksınız?"

Kendini acındırmayı da ihmal etmedi: "En sağdan en sola bakmadığım terör örgütü davası kalmamıştır"

"Ben bir işçi ailesinin çocuğuyum. 22 yıllık hukukçu, 15 senelik değişik mahkemelerde Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza Mahkemesi üyesi, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevlerini yapmış, örgütlü suçlar mahkemelerinde görev yapmış bir yargıcım. Bugüne kadar bakmadığım suç tipi, en sağdan en sola kadar bakmadığım terör örgütü davası kalmamıştır. Giydiğim siyah hakimlik cübbesinin simgelediği şekilde, baktığım davalarda hiçbir zaman sanıkların dini, dili, rengi, sıfatı, siyasi görüşü gibi benzeri durumlarına bakmadan, tüm yargı içi ve dışı etkilere kapalı dosyadaki deliller kapsamında oluşan vicdani kanaatime göre karar verdim."

İşte bu çok yapmacık oldu: "Hayatımda Fethullah Gülen'i hiç görmedim, hiç bir vaazını dinlemedim" 

"Hayatımda Fethullah Gülen'i hiç görmedim, tanışmadım, hiçbir vaazını dinlemedim. Sadece haber kanallarından tanırım. CD çözüm tutanağındaki dua veya vaazının içeriğini sorgu sırasından önce duymadım. Sadece karar verildikten sonra aleyhime yazılan haberlerden, bir duadan bahsedildiğini duydum. Tekrar söylüyorum; içeriğini sorgu sırasında mahkeme başkanının okumasıyla öğrendim. Mahkeme başkanı CD çözüm tutanağını okurken, birçok yerini 'Anlaşılmadı' diye geçtiğinden, tam metinden de hâlâ haberim yok. Bu metinle bana talimat verilmesi ve bu talimat üzerine karar verdiğim savı tamamen soyut bir mülahazadır. İnsanların nasıl dua edeceğine ben karışamam. Bırakın haberim olmadan yapılan duadan talimat almayı, birisi doğrudan bana karar için talimat vermeye gelirse, hemen tutanak tutarım ve suç duyurusunda bulunurum. Hiçkimsenin hatırı için mesleki kariyerimi bitirmem ve çoluk çocuğumu zor durumda bırakmam. Tek talimat alacağım yer vicdanımdır."

Zamanında sende hoşuna gitmeyenleri tutukluyordun, sıra sende!

"Vicdanıma göre, yalnızca hukuka güvenerek karar verdim. Ancak gelin görün ki, meslektaşlarıma göre usûl hukukunu bilmiyorum, onlara da anlatamıyorum. Kurumlar ve kurallar işlemediği için, birilerinin hoşuna gitmeyen insanlar çapulcu, paralel  gibi yasal olmayan ithamlarla karşı karşıya kalıyor, bir spor kulübümüzün taraftar grubuna darbe yapmaktan dava açılıyor. Sıradan, objektif her hakimin vermesi gereken kararı verdiğim için tutuklanıyorum ve ayrıksı gözlerle bakılıyorum. Ben objektif, hiçbir kimseden emir ve talimat almadan vicdanıma göre karar verebilen, yalnızca kararlarıyla konuşan, kararları hukuk çerçevesinde tartışılan sıradan bir hakim olmak istiyorum. Hal böyle iken, artık Türk mahkemelerinden deliller çerçevesinde oluşan vicdani kanıya göre karar vermesini nasıl bekleyeceğiz? Hak arama özgürlüğünü artık nasıl gerçekleştireceğiz? Bireyin hak ve özgürlüklerini nasıl güvence altına alacağız? Ben tüm bu hal ve vaziyete rağmen, yalnızca hukuka güvenmeye ve sığınmaya devam edeceğim."

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum