1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Obama'nın kan kaybı sürüyor
Obama'nın kan kaybı sürüyor

Obama'nın kan kaybı sürüyor

ABD'de Cumhuriyetçiler beklendiği gibi Kongre seçimleri sonrası Senato'da çoğunluğu ele geçirdi. Senato'ya en az 52 temsilci göndermeyi başaran Cumhuriyetçiler, Demokratları hayli geride bıraktı. Obama'nın işi artık zor.

A+A-

ABD'de yapılan seçimlerde Cumhuriyetçilerin Kuzey Carolina adayı Thom Tillis, Demokrat Partili senatör Kay Hagen'i koltuğundan etmeyi başardı. Tillis'in Senato'daki 51 numaralı koltuğa oturması, Cumhuriyetçilerin Senato'da artık çoğunluğu ele geçirdiği anlamına geliyordu.

Ancak Demokrat Başkan Barack Obama için kötü haberler bununla sınırlı kalmadı; kısa süre sonra Cumhuriyetçilerin Senato'da Iowa Eyaleti'nin koltuğunu da kazandığı açıklandı.

Daha önce adı pek duyulmayan Cumhuriyetçilerin kadın adayı Joni Ernst elde ettiği zaferle tarih yazmayı başardı. 44 yaşındaki Ernst, seçim kampanyası sırasında "Bir çiftçi kızı olarak domuzları kısırlaştırmayı bildiğini" belirterek, dikkatleri üzerine çekmişti. O şimdi Iowa Eyaleti'ni Kongre'de temsil edecek ilk kadın olmayı başardı.

Obama sandıkta kaybetti

ABD'deki ara seçimler, Başkan Barack Obama'nın partisi Demokratlar'ın yenilgisiyle sonuçlandı. Muhalefetteki Cumhuriyetçi Parti, Temsilciler Meclisi'nin ardından Senato'da da çoğunluğa ulaştı

Senato'da çoğunluğun yeni lideri olarak Mitch McConnell görülüyor. 72 yaşındaki deneyimli politikacı seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra verdiği demeçte, seçimlerde elde ettiği başarının Obama hükümetine ders olması gerektiğini söyledi.

Güven sorunu mu

Obama hükümetini "beceriksizlikle" suçlayan Mitch McConnell memleketi Kentucky'den verdiği mesajda, "İnsanlar artık bu hükümete güvenmiyorlar. Temel ödevlerini yerine getireceğini düşünemiyorlar" diyordu.
Şimdiye kadar Senato'da azınlıkta bulunan Cumhuriyetçilerin lideri konumuna gelen McConnel işte böyle düşünüyor. Deneyimli olmasına karşın pek de karizmatik bir kişiliğe sahip olmayan McConnell, aslında bu sonuçla bir rüyasını da gerçekleştirmiş oldu. Çünkü en büyük isteği Cumhuriyetçilerin Senato'daki önderi olabilmekti.

Cumhuriyetçilerin zaferi Temsilciler Meclisi'ndeki üstünlüklerini daha da artırmalarıyla taçlandı. John Boehner böylece Temsilciler Meclisi Sözcülüğü görevini sürdürebilecek. Bu görev ABD anayasasına göre Devlet Başkanı ve yardımcısından sonra protokolde üçüncü sırada bulunuyor. Aynı şekilde 36 eyalette gerçekleştirilen valilik seçimlerinden de Cumhuriyetçiler olumlu sonuçlar aldı. Florida, Maryland ve Barack Obama'nın memleketi Illinois'in de aralarında bulunduğu çok sayıda eyaletin valisi Cumhuriyetçilerden oluştu.
Obama'nın oturup düşünmesi gerekiyor
Görev süresinin son iki yılında Cumhuriyetçilere bağımlı hale gelen ABD Başkanı Barack Obama ise seçim sonuçlarını evinde, televizyondan takip etti. Obama hükümetinin kalan iki yılı nasıl geçireceğini, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu yitirmelerinin ardından nasıl hareket edeceğini oturup düşünmesi gerekiyor. Kongre'nin iki kanadında da azınlık durumuna düşmesi, hükümetin bundan böyle projelerini tek başına, istediği şekilde geçiremeyeceği anlamına geliyor. Hatta, bir adım daha ileriye gitmek mümkün: Cumhuriyetçiler kendi yasalarını çıkarıp Başkan'a baskı yapabilecek güce sahip. Obama bu tür girişimleri veto ederek engelleyebilir, ancak ortaya çıkan tablo ile ABD siyasetinin 2016 yılına kadar bir durgunluk dönemine girmesi bekleniyor.
Peki çatışma yerine uzlaşma olamaz mı? Bu soruya Demokratların Senato'da şimdiye kadar liderliğini yapan Harry Reid, "Seçim sonuçları açık. Halk bizden birlikte çalışmamızı istiyor" diyerek yanıt veriyor. Barack Obama iki partinin yöneticilerini cuma günü Beyaz Saray'a davet etti. Burada birlikte çalışmanın reçetesi hazırlanacak. Reçete tutar mı? Bekleyip görmek gerekiyor.

 

Kaynak: DW Türkçe
Dagmar Pepping

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.