1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Öcalan'ın havada kalan açıklamaları
Öcalan'ın havada kalan açıklamaları

Öcalan'ın havada kalan açıklamaları

Dün İmralı'ya giden HDP heyeti ada dönüşü Öcalan'ın yaptığı açıklamayı basınla paylaştılar. Öcalan'ın verdiği barış ve dialog mesajlarının Kandil dağına hakim olan ölüm ve kan kokusuna pek bir etkisi olmadığı görülüyor.

A+A-

Öcalan'ın dün akşam açıklanan mesajından sonra, bu sabah Bingöl Karlıova'da Hizbullah cemaatine mensup dindar bir kişinin katledilmesi, Kandil'in artık Öcalan'ın önderliğini rafa kaldırdığı ve "Önderliğin özgürlüğü(!)" ile pek ilgilenmediği yorumlarını beraberinde getirdi. 

İkinci bir seçenek olarak PKK zihniyetinin ikiyüzlülük ve yalan dolu siyasetinin bir parçası olarak Öcalan'ın barış ve dialog mesajlarının akabine kitlesine İslami kimliğe sahip kesime saldırı emri vermiş olmasıdır. Geçmişte de bir çok olayda tanık olduğumuz gibi, PKK'nin yapmak istediği ama kamoyundaki tepkiyi kaldıramamaktan korktuğu eylemleri, biz yapmadık TAK yaptı TUK yaptı diyerek alfebeden harf seçercesine oluşturdukları örgülere suç atarak üstlenmemelerinde izledikleri siyaseti İmralı-Kandil piyesinde de sergilemeleri. 

Heyetin açıklamasına göre, dört saatlik görüşmeye Öcalan 6-7 Ekim olaylarında ölen herkes için başsağlığı dilekleriyle başladı, bu olaylardan ders çıkartılması gerektiğini söyledi. Öcalan tarafların birbirlerine güvenmemeleri durumunda, sürecin ‘derin bir darbeyle’ sonuçlanabileceği uyarısında bulundu:

"Bugünden sonra bölgede demokratik siyasete, barışa ve çözüme inanan tüm yapı ve kurumların ciddi bir soruşturma ve yüzleşme sorumluluğuyla meseleye yaklaşmaları elzemdir. Bu yaşanan olaylardan tarafların ders çıkartması, bu temelde demokratik çözümün hayatiyetinin öneminin kavranarak müzakere temelli çabalara hız vermesi ehemmiyet arz etmektedir. Taraflara düşen görev birbirleriyle olan hukuklarını sağlam ve güvenli bir temele oturtmalarıdır.  Bu yapılmadığı zaman içinden geçmekte olduğumuz sürecin derin bir darbeyle sonuçlanması kaçınılmaz olacaktır. Oysa bu topraklarda yaşayan bütün halklar ve inançlar için en önemli seçenek köklü bir demokrasi olmalıdır."

Yeni aşama

Öcalan, hükümetin kendisiyle geliştirmeye çalıştığı ilişki biçiminin, sorunun ağırlığına denk bir yaklaşım olmaması nedeniyle süreçte bir kırılma yaşandığını ancak bu tutumdan vazgeçilmesiyle sürecin yeni bir aşamaya girdiğini de söyledi:

“Çözüm süreci açısından gelmiş olduğumuz nokta bir kırılmaya maruz kalmıştır. Bunun en önemli sebebi, bu süreçlerde hükümetin benimle geliştirmeye çalıştığı ilişki biçimini bir araçsallaştırma mekaniğine oturtmaya çalışmasıdır. Bunun, çözmeye çalıştığımız meselenin ağırlığına denk bir yaklaşım olmadığı bütün gerçekliğiyle anlaşılmıştır. Gelinen nokta itibariyle bu yaklaşımın darlığı ve çözüme hizmet etmeyeceği taraflarca yeterince kavranmıştır. Türkiye’nin demokratik geleceğini ve bölgemizdeki kalıcı barışı yakından ilgilendiren süreçle ilgili 15 Ekim itibariyle yeni bir aşamaya geçtiğimizi ve süreçte başarılı bir pratik umudumun bu anlamda arttığını ifade etmek isterim. Yeniden dirilttiğimiz bu umudun zaman kaybetmeden pratik sonuçlar doğurması, halklarımıza karşı olan tarihi görev ve sorumluluğumuzdur. Bu konuda tüm demokrasi ve barış yanlısı çevrelere de önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu temelde gerek Akil İnsanlar toplantısını, gerekse de İkinci Ankara Barış Konferansı'nı ve bu platformlardan çıkan talepleri son derece önemli ve anlamlı buluyorum.”

Kobani’deki durum

Öcalan, barış ve demokrasiye güvenildiğinde bütün bölgeyi olumlu etkileyecek gelişmeler olabileceğine dikkat çekti, uluslararası provokasyon uyarısında bulundu:

“Herkesin kavraması gereken gerçeklik şudur: Topyekün mahvolmamıza yol açacak dinamikleri tersine çevirerek sadece halklarımızı değil bütün bölgeyi ve insanlığı demokrasi güneşi altında toplamak bizim kendi ellerimizdedir. Burada lazım olan; barışa ve demokrasiye güven, daha net bir irade ve cesur siyasi hamlelerdir. Henüz kendi yerelliğimizden yola çıkarak evrensel çözümlere ulaşma şansımız varken bu hamleyi yapmazsak, bölgemiz başka güçlerin, salt kendilerini merkez alan dayatmaların ve uygulamaların girdabında telef olacaktır. Bu toprakların insanları olarak kendi çözümümüzden ayrılmamak hepimizin tarihsel borcudur. Hakiki yurtseverlik de, gerçek bir demokrasi de ancak kendimiz gerçekleştirirsek onurlu ve kalıcıdır. Bu bağlamda anlatmaya çalıştığım gerçeklik bütün boyutlarıyla Kobanê direnişinde kendini göstermiştir. 21. yüzyılın bütün çelişki, çatışma ve imkânlarını bağrında barındıran Kobanê gerçekliği bütün sorunların çözüm anahtarı olma vasfını taşımaktadır. Oradaki cesur ve destansı direniş ve bu direnişe sahip çıkan bütün halklarımız tam da bu bilinç ve onurla hareket etmişlerdir”

"Süreci sabote etmek isteyenler Bingöl saldırısını yaptı"

Öcalan Bingöl’de 9 Ekim 2014’de Kobani eylemleri sırasında hasar gören işyerlerini incelerken uzun namlulu silahlarla Emniyet Müdürü ve yardımcılarına yönelik saldırıyı da değindi. Bingöl İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker'in ağır yaralandığı, Emniyet Müdür Yardımcısı Atif Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun öldüğü saldırının süreci sabote etmek isteyen güçler tarafından düzenlendiğini söyledi:

“Yürüttüğümüz çalışmaları ve bölgemizin barışını zora sokacak söylem ve tutumlar yerine yapıcı katkıların sağlanması tarihi bir zorunluluktur. Bu dönemde süreci sabote etmek isteyen güçler, Bingöl örneğinde de görüldüğü gibi süreci çatışmaya evirmek için fırsat kollamaktadır. Bu tarz provokasyonlara karşı sadece dikkatli olmak yetmez, önleyici tedbir ve mekanizmaların da süratle geliştirilmesi gerekmektedir. Toplumsal güvenlik ve düzeni cezai yaptırımlar ve antidemokratik yaklaşımlarla düzenlemeye çalışmak daha büyük sorunlara zemin hazırlar. Yapılması gereken, bu sorunların kaynağına inerek büyük bir özgüven ve cesaretle daha demokratik ve çözücü politikalar geliştirmektir. Bu anlamda bütün kurumlarımıza ve yapılarımıza da düşen en temel sorumluluk toplumsal barışın demokratik inşasına yoğunlaşmaktır.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.