1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Paris saldırılarına Somali'den büyük destek
Paris saldırılarına Somali'den büyük destek

Paris saldırılarına Somali'den büyük destek

İslam coğrafyasını asırlardır işgalci ve katliamları ile kana bulayan demokrasi ve terörün beşiği Fransa'nın kalbinde yapılan çoklu saldırılara bir destekte Somalili cihad cemaati Şebab'tan geldi

A+A-

İslam coğrafyasını asırlardır işgalci ve katliamları ile kana bulayan demokrasi ve terörün beşiği Fransa'nın kalbinde yapılan çoklu saldırılarabir destekte Somalili cihad cemaati Şebab'tan geldi.

Yıllar önce Şeyh Usame bin Ladin (rahimehullah) zamanında El Kaide'ye bağlanan Eş Şebab, Paris ve Mali eylemleri ve Batı koalisyonunun Suriye ve Irak'ta gerçekleştirdiği hava saldırıları hakkında bir açıklama yayımladı. 

Mali ve Paris'te düzenlenen saldırılardan övgüyle bahseden Şebab Hareketi, açıklamasında; "Bu mübarek saldırılar müminlerin kalplerini serinletmiş ve yaralarını pansuman etmiştir. Bu mübarek saldırılar Müslümanların zihinlerinde Bedir, Yermuk, Hıttin, Newyork, Washington, Boston, Madrid, Londra gazvelerini canlandırmıştır." ifadelerini kullandı. 

Paris saldırılarının tağut Fransa devletinin işlediği suçların bir karşılığı olduğunu belirttiği açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

"Fransa devletinin Cezayir’de Müslümanlara yönelik zulümleri, Bosna’da gizli parmağı, Afganistan’daki çirkin rolü, Afrika Boynuzu’nda savaş oyunları, Mali işgali, Orta Afrika’da düşmanlıkları, başörtüsünü yasaklaması, Aksa’yı işgal eden Yahudileri desteklemesi ve bunlardan daha kötüsü birçok defa Peygamberimize çirkin yakıştırmaları gibi suçlarla tarihi dolu olan bir devletin bu tarz saldırıları garipsemesi ahmaklıktan başka bir şey değildir."

Eş-Şebab'ın Mali ve Paris saldırıları hakkındaki açıklaması şu şekilde:

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Nebi ve Rasullerin en değerlisi peygamberimiz Muhammed’in, alinin ve ashabının üzerine olsun.

Allah (azze ve celle) kitabında şöyle buyurmaktadır:

Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:

“Mü'min için mü'min birbirini perçinleyen duvar gibidir.”

Allah (azze ve celle)’nin İslam ve cihad gibi konulardan sonra kullarına bahşettiği en değerli nimet İslam kardeşliği nimeti ve Allah’ı birleme, Peygamber'e tabi olma ve dini müdafaa etme noktasında müminlerin arasında bağlanmış sıladır.

İşte bu bütün bağlardan aşkın Urvetu’l Vuska’dır. Bütün asırları aşmış olan müminlerin arasındaki bağ ve kalplerinde oluşan ülfettir. Onların bu meziyetleri onlardan örfi düşmanlıkları ve cahili taassubları yok etmiştir. Allah (azze ve celle) bu nimetiyle bizleri kardeşler kılmıştır, bu nimet sayesinde tek ümmet ve İslam ümmeti vücut bulmuştur.

Allah (azze ve celle)’nin nitelik olarak bahşettiği bu ümmetin vasıflarından birisi: “Sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben sizin Rabbinizim! Yalnızca benden sakının!”

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Numan bin Beşir (radiyallahu anh)’ın rivayet ettiği hadiste şöyle buyurmaktadır:

“Bütün müminleri birbirlerine merhamette, muhabbette, lütufta ve yardımlaşma hususlarında sanki bir vücut misâli gö­rürsün. O vücudun bir organı hastalanınca, vücudun diğer kısımları birbirlerini hasta organın elemine -uykusuzlukla harekete- ortak ol­maya çağırırlar."

Bizler bugün Haçlı füze ve bombalarının Şam ve Irak bölgesinde kardeşlerimizin üzerine yağmur gibi düştüğüne şahit olmaktayız. Şam ve Irak bölgesinde Haçlılar'ın, genel olarak ümmetimize ve özel olarak mücahit birliğe yağdırdığı bombalar çerçevesinde gördüğümüz ve işittiğimiz şeyler nedeniyle kalplerimiz acı ile parçalanmakta ve yüreklerimiz öfke ile kaynamaktadır.

Allah (azze ve celle) kitabında şöyle buyurmaktadır:

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.”

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:

Mümin müminin kardeşidir.”

Allah (azze ve celle) kitabında şöyle buyurmaktadır:

Nihayet peygamberler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat) suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez.”

Allah (azze ve celle) kitabında şöyle buyurmaktadır:

“(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.”

Habbab bin Eret (radiyallahu anh) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Kabe'nin gölgesinde kaftanını yastık ederek dayandığı bir sırada kendi­sine (Kureyş müşriklerinin işkencelerinden) şikâyet etmiştik:

Ya Rasulullah! Bizim için Allah'tan yardım dileyemez misin? (Bunların zulmünden) kurtulmamız için Allah'a dua edemez misin? demiştik.

Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu:

"Sizden önceki ümmetler içinde öyle (mazlum) kişi bulunmuş­tur ki, müşrikler tarafından yakalanır, onun için yerde bir çukur ka­zılır, o kişi o çukurun içine gömülürdü. Sonra büyük bir testere geti­rilir, onun başı üzerine konulurdu da başı iki kısma ayrılırdı. (Bir baş­kasına da) demir taraklar ile etinin altındaki kemiği ve sinirleri tara­nırdı da, bu işkenceler o mümini dininden çevirmezdi. Allah'a yemin ederim ki, şu İslâm Dini, herhalde ve muhakkak su­rette kemale erecektir. Hatta o derecede ki, bir süvari (tek başına) Sana'dan Hadramevt'e kadar (selâmetle) gidecek de Allah'tan baş­ka hiçbir şeyden korkmayacaktır ve bir de yolcu (koyun sahibi ise) koyunu üzerine kurt saldırmasından korkacaktır. Fakat sizler acele ediyorsunuz!"

Şehit ailelerine, dul kalmışlara ve yetimlere sabretmelerini tavsiye ediyoruz. Hiç şüphesiz sabır kişiyi küfürden uzaklaştırır ve Allah’ın rızasına yaklaştırır.

Buhari Sahih adlı kitabında Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şu hadisini rivayet etmektedir: Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

Dünyada sevdiği bir dostunu aldığım zaman, (sabredip) ecrini Allah’tan bekleyen mü’min kulumun katımdaki karşılığı cennettir.”

Allah sizleri korusun ve gözetsin bilin ki; Allah (azze ve celle)’nin rahmeti uçsuz bucaksızdır. O’nun bağışlaması ve geniş rahmeti ancak davasında sadık kimseleri kuşatır. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır:

Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi onları da yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vâdetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır.”

Rusya, Amerika, Nato ve din düşmanı Fransa’nın İslam ehline karşı gerçekleştirdiği saldırılar, Paris ve Bamako saldırılarından sonra bu devletlerin korkularına açık bir şekilde delalet etmektedir. Bu mübarek saldırılar müminlerin kalplerini serinletmiş ve yaralarını pansuman etmiştir. Bu mübarek saldırılar Müslümanların zihinlerinde Bedir, Yermuk, Hıttin, Newyork, Washington, Boston, Madrid, Londra gazvelerini canlandırmıştır. Bu saldırılar hakkında her ne açıklama yapılırsa yapılsın imanın, izzetin ve erkekliğin vücut bulduğu bu kahramanlar hakkında yetersiz kalacaktır.

Rasulullah’ın şu hadisinden büyük bir pay ile nasiplenmeleri onlara şeref olarak yeter. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

Şehitlerin en faziletlisi öldürülünceye kadar hiçbir şeye iltifat etmeyip en önde savaşan kimselerdir. Bu kimseler cennetin en yüce odalarına yerleştirileceklerdir. Onlara Rableri gülümseyecektir. Şayet Rabbiniz bir kula gülümserse artık ona hesap yoktur.”

Allah (azze ve celle)’den bu kimseleri illiyine yerleştirmesini, rahmetine boğmasını ve cennetini onlara ikram etmesini temenni ederiz.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır:

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar, Allah'tan gelen nimet ve keremin; Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesinin sevinci içindedirler.”

Küresel küfür güçlerinin Fransa’ya taziyelerini sunduğu bu vakitte bizler, İslam ümmetinin evlatları tarafından gerçekleştirilen Paris ve Bamako gazveleri nedeniyle yaşadığı bu mutluluğa ve sevince ortaklık ediyoruz.

Fransa devletinin Cezayir’de Müslümanlara yönelik zulümleri, Bosna’da gizli parmağı, Afganistan’daki çirkin rolü, Afrika Boynuzu’nda savaş oyunları, Mali işgali, Orta Afrika’da düşmanlıkları, başörtüsünü yasaklaması, Aksa’yı işgal eden Yahudileri desteklemesi ve bunlardan daha kötüsü birçok defa Peygamberimize çirkin yakıştırmaları gibi suçlarla tarihi dolu olan bir devletin bu tarz saldırıları garipsemesi ahmaklıktan başka bir şey değildir.

Fransa devleti, uzun yıllardan beri Müslümanlara yönelik çeşitli işkence ve zarar çeşitlerini reva görmüştür. Bu süre zarfında Müslüman devletleri küçük devletlere bölmüştür. Bu devletler için lanetli sınırlar çizmiştir. Mukaddesatlarını kirletmiş, ırzlarını mübah görmüş ve kaynaklarını gasp etmiştir.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır:

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler. (Ey müminler!) verdikleri sözü bozan, Peygamber'i (yurdundan) çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer (gerçek) müminler iseniz, bilin ki, Allah, kendisinden korkmanıza daha lâyıktır.”

 

 

Kaynak: incanews

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler