1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Perinçek'ten yüzbinlerin katili Esed için şok sözler
Perinçek'ten yüzbinlerin katili Esed için şok sözler

Perinçek'ten yüzbinlerin katili Esed için şok sözler

Cezaevinden çıktıktan sonra Türkiye'de şebbihacılık oynamaya karar veren Doğu Perinçek, Nusayri rejimin halka yaptığı insanlık dışı işkenceler tüm çıplaklığı ile ortada olmasına rağmen işkenceleri ateşli bir şekilde savunması dikkat çekti.

A+A-

Hürriyet'ten Ahmet Hakan'a konuşan Perinçek, akılları ve vicdanları dumura uğratan açıklamalarında Esed'in de aynı Atatürk gibi laiklik için katliamlar yaptığını, bu nedenle çocukların katledilmesinin, kadınların ırzlarının çiğnenmesinin meşru olduğunu savundu. Türk Şebbihası Perinçek'in din, namus ve halk düşmanlığı içeren o açıklamaları;

Ahmet Hakan: Kısa süre önce Suriye'ye gittiniz, Esed'la görüştünüz. Esed sonuçta halkını katletmiş, binlerce insanın ölümüne yol açmış biri... Nasıl görüştünüz, nasıl elini sıkabildiniz?

Doğu Perinçek: Bizim gözümüzde Esed, emperyalizme karşı mazlum milletlerin direnişinde cephedeki liderdir. Emperyalizmin saldırıları karşısında kaçmadı, dik durdu, ülkesine bağlı kaldı ve halk onu başında tuttu.

A.H: Kendi halkını öldürmedi mi?

D.P: Her kurtuluş savaşı, bir içs avaştır. Mustafa Kemal'e bakalım. Kurtuluş Savaşı'nın başında Akyazı, Düzce, Biga, Konya, Yozgat isyanlarını bastırmadı mı? Neydi o isyanlar? İngiliz liralarıyla örgütlenen şer kuvvetler. Mustafa Kemal onları bastırdı ve ezdi.

A.H: Ama bizim Suriye'de gördüğümüz şöyle bir şey: Arap Baharı'nın etkisiyle Suriye halkı sokaklara çıkıp protesto gösterileri yapmaya başladı. Bu sivil gösteriler, Esad tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Silahsız, sivil eylemciler öldürüldü.

D.P: Humus gibi yerlerde Müslüman Kardeşler'in o tür kalkışmaları oldu. E şimdi PKK kalkışma yapsa...

A.H: Ama bir dakika... Silahsızdı o insanlar. İlk protesto hareketi sivil ve silahsızdı.

D.P: Kalkışmanın Suriye'de bir haklılığı yok. Onu bastırmak oradaki rejimin görev ve sorumluluğu... Ama kanlı mı oldu, hukuk ne kadar uygulandı, bunları bilmiyoruz. Doğru bilgiler üzerinden değerlendirme yapmalıyız ve bu konuda bize verilen bilgilerle sınırlıyız. Ama şunu çok iyi biliyoruz: Beşar Esad Suriye'nin bütünlüğünü, bağımsızlığını, hoşgörüsünü ve laikliğini temsil ediyor. O bakımdan sıktığımız el, sıcak bir eldi.

"Atatürk'te sivilleri katletti"

A.H: Kanlı bir el değil miydi yani?

D.P: Kanlı bir el değildi. Sıcak bir eldi. Bir dost eli. Beşar Esed, Mustafa Kemal soyundan gelen bir adam. Mustafa Kemal 1920'lerde ne yaptıysa, Beşar Esed bugün onu yapıyor. O dönem Mustafa Kemal'e "katil" diyorlardı.

A.H:Siz ısrarla şu kronolojiyi ihmal ediyorsunuz: Önce demokratik taleplerle sokağa çıktı insanlar... Ardından Esed'ın bu gösterilere kanlı biçimde müdahalesi geldi. İçsavaş ve dışarıdan müdahale, bu katliamın ardından geldi. Kronoloji böyle.

D.P: Acaba öyle mi? Müslüman Kardeşler, biz ona münafık kardeşler diyoruz, Ortadoğu'da örgütlüler. Bunların Türkiye'de de uzantıları var. Bunların iki özelliği var: Antiemperyalist İslam'ı temsil etmiyorlar ve mezhepçiler. Bu insanların kalkışmalarını bastırmak bir rejimin hakkı. Ama o bastırma sırasında sizin dediğiniz şeyler olmuşsa, bunlar gerçekleşmişse tabii eleştirilir. Buna da bir şey demiyoruz.

A.H: Esed için antiemperyalist diyorsunuz ama sonuçta başta ABD olmak üzere Batılı güçler "Esed'lı çözüm" falan demeye başladılar. Buna ne diyorsunuz?

D.P: ABD ve Batı yenildi. Bu noktaya geldiler. Neden? Çünkü o eli bükemediler. Şimdi bükemedikleri eli öpmek zorunda kaldılar.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.