1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. PKK medyası çelişkilerle dolu iftiralarıyla neyi amaçlıyor?
PKK medyası çelişkilerle dolu iftiralarıyla neyi amaçlıyor?

PKK medyası çelişkilerle dolu iftiralarıyla neyi amaçlıyor?

Batı dünyasının HDP/PKK yapılanmasına biçtiği yeni misyon sonrası İslami kesime yönelik saldırgan tutumunu günden güne arttırması, adım adım uygulanan kirli planı gözler önüne seriyor. PKK medyasının Hatip Dicle ile başlayan saldırısı bugün de devam etti.

A+A-

PKK, medya uzantıları ile müslümanları hedef göstererek neyi amaçlıyor sorusu cevabı çok da zor olmayan sonuçları gözler önüne seriyor.

Seçim öncesi HDP parti binalarına düzenlenen saldırıların faili eski bir DHKP-C hükümlüsü olmasına rağmen saldırıları müslümanların üzerine yıkmayı amaçlayan PKK/HDP grubu böylelikle hem mağdur edebiyatı yapmış olacak, hem müslümanlara yönelik saldırılara zemin oluşturacak hem de batılı efendilerine şirin görünmüş olacak. 

PKK, seçimlerin akabinde Hizbullah cemaatinin Diyarbakır'daki önemli isimlerinden Aytaç Baran'ı katlederek uzun süredir saldırı ve tehditlerle yürüttüğü bölgenin tasfiyesine hız verdi.

Fakat barajın aşılarak parlamentoya girilmesi nedeniyle Kandil cinayeti üstlenmezken, 6-7 Ekim olaylarının baş aktörü Demirtaş ise saldırıyı kınadı.

Derin PKK'li hedef saptırmak ve hedef göstermek için sahnede 

Uzun yıllar cezaevinde kalmış olmanın sebep olduğu Korsokof hastalığının beynine kalıcı zararlar verdiği tahmin edilen Hatip Dicle ise dün yaptığı açıklamayla varsayımlar ve hayali deliller üzerinden Tevhid Dergisi camiasını hedef gösterdi. 

Bugün ise PKK'nin resmi yayın organı olan İslam karşıtı Dicle Haber Ajansı, Hatip Dicle'nin iftira,yalan ve çarpıtmalarını haberleştirerek müslümanları hedef göstermekten çekinmediklerini yinelemiş oldu. 

DİHA'nın haberinde Hatip Dicle'nin iddiaları kesin ve doğrulanmış bilgilermişcesine sürekli dayanak olarak gösteriliyor. 

Hizbullah Cemaati Aytaç Baran'ın katledilmesinden sonra 4 PKK'liyi vurarak yaptığı ağır misilemeyi hiç bir şekilde inkar etmezken, haberde saldırıyı JİTEM'in yaptığı vurgulanarak buradan şaşırtıcı bir şekilde Tevhid Dergisi'ne geçiş yapılıyor.

PKK dışında hiç bir kesim saldırıyı faili meçhul kabul etmezken suçluluk psikolojisi içinde saldırı ısrarla derin güçlerin üzerine yıkılyor. Aytaç Baran'ın aylardır tehdit edilmesi ve PKK'nin hedefinde olmasının es geçilmesi yalancılığın zirvesinde olan zihniyet için hiç bir önem teşkil etmiyor. 

Haberde "Dicle'nin kentte yaratılmak istenen provokasyon ortamının arkasındaki kirli el olarak işaret ettiği Tevhit Grubu, AKP iktidarı döneminde adı sık sık gündeme gelen ve devlet içerisindeki çatışmada da öne çıkan dikkat çekici bir yapılanma. " ifadelerindeki "devlet içindeki çatışma" kelimelerinin anlamsızlığı iftira atılırken tıkanma yaşanan noktalarda "deli saçması"na kayıldığını gösteriyor.

Ebu Hanzala Hoca'nın babasının Hizbullah cemaati dosyasından hükümlü olmasının saldırı ile hiç bir alakası olmadığı apaçık ortadayken Dicle'nin bunun üzerinde ısrarla durması, Ebu Hanzala Hoca'nın babasına PKK tarafından duyulan kin üzerinden müslümanların hedef gösterilmek istenmesi olarak anlaşılıyor.

Tüm bu yalanlardan sonra şu söylenebilir, 6-7 Ekim olaylarında paralel bağlantılı Haberturk muhabiri Şefik Dinç'in yaptığı müslümanları hedef gösteren haber sonrası olası saldırı ve olumsuzluklardan nasıl Haberturk ve muhabiri sorumlu ise aynı şekilde müslümanları dayanaksız bir şekilde hedef gösteren Hatip Dicle ve tüm PKK medyası bileşenleri bizatihi saldırıların faili konumunda olmayı göze almışlardır.

 

DİHA söz konusu haberi; http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/461483

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum