1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sakın kimliğinizi çaldırmayın, yoksa...
Sakın kimliğinizi çaldırmayın, yoksa...

Sakın kimliğinizi çaldırmayın, yoksa...

Hüseyin Kaya, Diyarbakır’da kendi halinde bir mezbaha işçisiydi. Yedi yıl önce bir akşam kimliği çalındı, adına şirketler kuruldu,

A+A-

36 yaşında olan Kaya’nın adliyeyle evi arasında mekik dokumasına neden olan olaylar 2007 yılında kimliğinin çalınmasıyla başladı. Büyükşehir Belediyesi'ne ait mezbahada çalışırken soyunma odasına giren hırsız, Kaya ve 2 arkadaşının kimliklerini çalıp kayboldu. 

Resmi evraklar, davalar, takip kararları son yedi yıldır Kaya’nın hayatının birer parçası. Kaya zamanının büyük bölümünü dava dosyalarını okuyarak geçiriyor. Tek dileği, suçlamaların tümünden aklanmak.

Kimlik çalındığında jandarmaya haber verildiğini, tutanak tutulduğunu anlatan Kaya yeni bir kimlik çıkararak hayatına devam etmiş. Ancak kendisi tarafından dolandırıldığını iddia eden telefonlar gelmeye başlayana kadar:

“Aradan 2,5 ay geçti, gizli numalaradan birtakım kişiler beni arıyordu. Kimi emniyet müdürü, kimi şirket sahibi, kimi sadece bir dost olduğunu söylüyordu. ‘Senin kimliğini çalmışlar şirket kurmuşlar’ diyorlardı. Kimisi telefonda resmen ağlıyordu. ‘Benim şirketim var bana 200 milyonluk çek vermişsin, çeki ödememişsin ben iflas ettim” diyordu. Kimliğimin çalındığı aklıma geldi. Bunun üzerine savcılığa bildirdim. Telefon dinlenmesi yapıldı ama bir şey bulunamadı. Zaten benim suç duyurumun ardından aramalar da kesildi.“

Bir anda kendini hukuk mücadelesini içinde bulan Kaya hakkında şimdiye kadar İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara, Uşak, Konya, Kahramanmaraş, Gaziantep'in arasında bulunduğu birçok şehirde, 162 dava açıldı. Halen savcılıkların hakkında sürdürdüğü 600’e yakın soruşturması bulunuyor.

Bir karşıklıksız çek davasından 10 ay ceazevinde yatan Kaya’nın hayatı altüstü oldu.

Kayıtlara göre piyasayı yaklaşık 60 milyon dolandırmış:

“Davaların 158 tanesini kazandım, beraat ettim. Diğerleri ise devam ediyor. Artık insanlar bana güvenmemeye başladı, dolandırıcı olarak görünüyorsun. Polis hergün kapını çalıyor. Yakaladığı yerde seni nezarete atıyor. Cezaevine giriyorsun. Hiçbir itibarın yokken, hiç bir akrabandan eşinden dostundan hiçbir destek alamazsın. Ne maddi ne manevi destek alırsın. Arkadaşların selamı kesiyor, alay ediliyorsun. Defalarca işten kovuldum.  Şimdi az gidiyorum ama daha önce ayın 25 günü mahkemelerdeydim, karakollarda, avukatlardaydım. 7 yıl boyunca böyleydi. İş aradığın zaman adam senden 30 gün çalışmanı bekliyor. Bir tebligat geliyor, ne yapacaksın mahkemeye gideceksin. Bir iki üç derken adam kabul etmiyor. En son bir yere başvurdum, sicilim bozuk diye işe almadılar.  Şu anda gündelik işler bulursam çalışıyorum, inşaat işi olursa çalışıyorum. Onun dışında işsizim”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.