1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Şia beslemesi Lübnan Rasulullah'a savaş açtı
Şia beslemesi Lübnan Rasulullah'a savaş açtı

Şia beslemesi Lübnan Rasulullah'a savaş açtı

Lübnan İçişleri Bakanı "Bu bayrak, tekfirci IŞİD örgütünün bir simgesidir. Siyah bayrağın ortadan kaldırılması konusunda pazarlık olmaz" diyerek İslam'ın şiarına savaş başlattı.

A+A-

Lübnan İçişleri Bakanı Nihat Menşuk yaptığı açıklama ile İslam Devleti'nin kullandığı ve çağlar boyunca tüm ümmete mal olmuş Peygamber(sav)'in sancağı üzerinden İslam'ın şiarlarına saldırdı.

14 Mart Bloku'nun resmi web sitesinde yayınlanan açıklamada "Şiarları bertaraf etme kararından amaç, Nur Meydanı anıtından "Allah" kelimesini silmek değildir. Aksine amaç, meydandan ve tüm şehirden siyah bayrakları ortadan kaldırmaktır. Bu bayrak tekfirci IŞİD örgütünün bir simgesidir. Dolayısıyla tüm bu söylenenlere gerek bile yoktur." dedi ve devamla "Siyah bayrağın ortadan kaldırılması konusunda pazarlık olmaz"! diye de ekledi.

Konu hakkında Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti de bir açıklamada bulundu.İşte o açıklama:

"Lübnan'da Laikler Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in Bayrağına Karşı Savaş Açtılar

Tirmizi ve İbn Mâce'nin ibn Abbas'tan rivayet ettiğine göre:

كَانَتْ رَايَةُ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ سَوْدَاءَ، وَلِوَاؤُهُ أَبْيَضَ "Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in bayrağı siyah, sancağı da beyazdı." 

İçişleri Bakanı "Bu bayrak, tekfirci IŞİD örgütünün bir simgesidir. Siyah bayrağın ortadan kaldırılması konusunda pazarlık olmaz"! dedi. Amerika-İran-Suudi Arabistan gözetiminde- Müstakbel ile "Hizbullah" arasındaki diyalog hâlâ devam ediyor. Ve bu diyaloğun ham meyveleri devşirilmeye başlandı bile. Rumiye Cezaevi'ndeki İslamcı mahkûmların linç kararı, kitlesel tutuklama ve bir dizi devam eden gözaltılar olmak üzere bu ham meyveler, Lübnan'daki Müslümanların tepesine düştü. Ve en son olarak da Lübnan bölgelerinde dini ve mezhepsel şiarlara karşı savaş ilan edildi. Sonra siz vaat ve Bekaa'da önümüzdeki güvenlik planı tehdidin ne olduğunu biliyor musunuz?

İşte İçişleri Bakanı Nihat Menşuk, hiç tereddüt etmeden bir açıklamada bulundu. 10 Şubat 2015 tarihinde 14 Mart Bloku'nun resmi web sitesinde yayınlanan açıklamada "Şiarları bertaraf etme kararından amaç, Nur Meydanı anıtından "Allah" kelimesini silmek değildir. Aksine amaç, meydandan ve tüm şehirden siyah bayrakları ortadan kaldırmaktır. Bu bayrak tekfirci IŞİD örgütünün bir simgesidir. Dolayısıyla tüm bu söylenenlere gerek bile yoktur." dedi ve devamla "Siyah bayrağın ortadan kaldırılması konusunda pazarlık olmaz"! diye de ekledi.

İçişleri Bakanı ve onun diyalogcu ekibine deriz ki: İslam'a ve Lübnan'daki Müslümanlara gözdağı vererek diyalog için sonuçlar üretmek caiz değildir. Aksine yakışan, önleyici savaş bahanesiyle İran-Amerikan direktif ve talimatları doğrultusunda müdahil olarak Suriye'deki kardeşlerimize karşı katliam yapan diyalog ortaklarınıza bu eylemlerinden vazgeçirmek için baskı yapmaktır. Lübnan'a verilen sayısız tepkilerin nedeni bu müdahaledir. Irkçı ve mezhepsel gerginlik ve nefret neredeyse patlamak üzeredir.

Ey İçişleri Bakanı!

Bu bayrağın, tekfirci IŞİD örgütünün bir simgesi olduğunu mu söylemek istiyorsun? Üzerinde tevhit kelimesi yazılı olan "La İlahe İllallah Muhammedün Rasûlullah" siyah bayrağın, Allah'ın elçisi Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem tarafından İslam'a ve Müslümanlara verilen ve kıyamet gününe kadar da öyle kalacak olan bir bayrak olduğunu bilmiyor musun? O bayrak uğruna nice halklar ve Zeyd b. Harise ve iki eli de kopan ama yine de Abdullah b. Revaha alana kadar bayrağı elinden düşürmeyen Cafer b. Ebi Talib gibi nice komutanlar şehit oldu. Sonra Allah'ın kılıcı Halid b. Velid, o bayrak altında Şam diyarını fethetti. Sonra tarihin gördüğü en güçlü imparatorluklar onun dalgalanması altında paramparça oldu. Ardından sömürgeci kâfir Batı geldi, halkları ve ülkeleri parçaladı. Her bir parça için sınırlar, bağımsızlık ve göndere çekilen bayraklar türetti. Sonra ülkeler ile yapay sınırlar arasında çıkan çatışmalarda ve sonradan üretilen cahiliye bayrakları altında kardeş kardeşi öldürmeye başladı.

İçişleri Bakanına, Diyalog Konferansına, hükümet ve başbakana deriz ki: Biz, Müslüman olarak laikler gibi değiliz. Ne diyaloğun sponsoru Amerika'dan ne de onun uşaklarından emir ve talimatlar almayız. Bayrağın kaldırılıp kaldırılmamasında pazarlık yapmayız. Aksine o bayrak, göklerde dalgalanmaya devam edecektir. Allah'ın izniyle yakında Lübnan ve diğer Müslümanlar o bayrağın altında güven ve emniyette olacaklar. Daha önce yüzyıllar boyunca oldukları gibi... Toplumsal barış icat etmek ve nefret tohumlarını ortadan kaldırmak bahanesi, bu kine neden olanların ve hâlâ da olmaya devam edenlerin tutundukları çürük bir bahanedir. Mayıs 2007'den beri Müstakbel Bloku ile "Hizbullah", hatta Lübnan Savaşı'nın bilinen tüm tarafları bu çürük bahaneye tutunuyorlar.

Ey Lübnan'daki Müslümanlar!

Bu, iflas edenlerin ve laiklerin İslam'a karşı bir savaşıdır. Daha doğrusu Amerika ve sömürgeci Batının İslam'ın herhangi bir tezahürüne karşı bir savaşıdır.

يُرِيدُونَ لِيُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ "Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır." [Saff 8] Bugün buna sessiz kalırsanız, bilin ki yarın bunlar kolayca diğer hususlarda da size karşı savaş açacaklardır. Biz size diyoruz ki: Size müjdeler olsun. Çünkü yakında Allah'ın izniyle Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti tekrar geri gelecektir. O zaman gece ve gündüzün ulaştığı her yerde bayrağınızın dalgalandığını göreceksiniz. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyuruyor:

إن الله زوى لي الأرض، مشارقَها ومغاربَها، وسيبلغ ملكُ أمتي ما زُوي لي منها "Allah benim için yeryüzünü dürüp göstermiştir. Ben de bu sayede yeryüzünün doğusunu da, batısını da gördüm! Bu bana gösterilen yerlere kadar ümmetimin mülkü ulaşacaktır." Allah'ın sizden görmek istediğini Allah'a gösterin. O'nun bayrak ve şiarına yardım ederek, Nübüvvet metodu üzere Hilafeti kurmak için çalışanlarla birlikte çalışarak O'nun dinine yardım edin. Ki İslam her eve girsin. Her alana yayılsın.

هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ "O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasûlü'nü hidayet ve hak din ile gönderendir." [Saff 9]

Kalplerinde hâlâ bazı şüphe ve tereddüt taşıyanlara ya da siyah bayrağın veya beyaz sancağın İslam'ın tezahürlerinden olmadığını söyleyen bozgunculara gelince, deriz ki Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in şu hadislerini iyi dinleyin ve kavrayın:

- Ahmed, Ebu Davud ve Nesâi'nin Süneninde, Muhammed b. Kasım'ın Mevla'sı Yunus b. Ubeyd'den rivayet ettiklerine göre

"Muhammed b. Kasım beni Bera b. Âzib'e Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in bayrağının ne olduğu hakkında sormam için gönderdi. كَانَتْ سَوْدَاءَ مُرَبَّعَةً مِنْ نَمِرَةٍ "Siyahtı ve kare şeklindeydi." Dedi."

-İbn Ebi Şeybe Musannifinde rivayet ettiğine göre Hasan dedi ki:

كَانَتْ رَايَةُ النَّبِيِّ ﷺ سَوْدَاءَ، تُسَمَّى الْعُقَابَ  "Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in bayrağı siyahtı ve el-Ukab olarak adlandırılıyordu."

-Nesâi ve Tirmizi'nin Cabir'den rivayet ettiklerine göre

أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ دَخَلَ مَكَّةَ وَلِوَاؤُهُ أَبْيَضُ "Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye girdi ve onun sancağı beyazdı. 

-İbn Ebî Şeybe'nin Musannifinde Amra'dan rivayet ettiğine göre

كَانَ لِوَاءُ رَسُولِ اللَّهِ ﷺ أَبْيَضَ "Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in sancağı beyazdı."

 

 

Kaynak : islahhaber

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.