1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Son açıklamalarından sonra gözler İhvan'da
Son açıklamalarından sonra gözler İhvan'da

Son açıklamalarından sonra gözler İhvan'da

Mısır İhvan Hareketi'nin Türkiye Temsilcisi Dr. Eşref Abdülgaffar, askerin hain olduğunu ve 19 aydır barış diye diye öldürüldüklerini belirterek, "Artık yeter! Kısas yöntemine, dişe diş durumuna geçmiş durumundayız." dedi.

A+A-

Mısır'da Mübarek'in devrilmesinin dördüncü yıldönümünde düzenlenen eylemlerde ordu yine göstericelere ateş açarak kan akıttı. Darbeci Sisi rejiminin askerlerin açtığı ateş sonucu en az 28 kişi hayatını kaybederken, onlarca kişi de yaralandı.

Dört yıldır meydanlarda kendilerini rejimin kurşunlarının önünde hedef tahtası yapmaktan öte bir şey yapmayan İhvan hareketi yaşanan son gelişmeler üzerine strateji değiştireceklerinin sinyalini verdi.

Dört yıldır darbeci Sisi'nin kontrolündeki ordunun kendilerine yönelik yaptığı katliamlara rağmen garip bir şekilde barışçıl gösterileri sürdürerek ölmeyi tercih eden İhvan hareketi artık aktif direnişe geçtiklerini iddia ediyor.

Hareket, polis şiddetine karşılık vermeye de izin çıkardı. İhvan'ın bu politika değişikliği ilk kez farklı şehirlerde düzenlenen gösterilerde de gözlendi

Doğruhaber'e konuşan İhvan Hareketi'nin Türkiye Temsilcisi Dr. Eşref Abdülgaffar, önemli ve bir o kadar ilginç açıklamalarda bulundu.

Dr. Eşref, askerin hain olduğunu ve 19 aydır barış diye diye öldürüldüklerini belirterek, “Artık yeter! Kısas yöntemine, dişe diş durumuna geçmiş durumundayız. Bu acıyı onlara tattırmamız lazım, çünkü bunlar hain!” diye konuştu. Ölen Suudi kralı Abdullah'ın yerine geçen Selman Bin Abdülaziz'le birlikte Suudi yönetiminde ciddi değişimlerin olacağına da değinen Abdülgaffar, Sisi'nin Yemen'e Husilerle savaşmak için gönderilmesi planlanan 20 bin askeri, yeni Suudi kralı Selman'a darbe için göndermek istediği şeklinde şok bir bilgi de paylaştı.

İşte Dr. Eşref Abdülgaffar ile yapılan röportaj;

 

Mısır'da devrimin 4. Yılında yine kan aktı, 28 kişi hayatını kaybetti. Ordunun yaptığı bu katliam, Mısır halkı ve zindandaki liderlerin durumu derken ülkedeki son gelişmeleri genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tek kelimeyle şunu diyoruz; yeni bir devrim, yeni hareket başlamıştır ve sonuna kadar devam edecektir. Evet, tek kelimeyle özetlemek gerekirse Mısır halkı artık kim dost kim düşman bir şekilde anlamış durumdadır. Ve bir şekilde herkes konumunu belirlemiş durumdadır. Bundan sonrası saflar artık belirlenmiştir. Görüldü ki şu anda Mısır'da asker vatanı korumuyor, ülke maslahatı ve ülke çıkarı için çalışmıyor. Görüldü ki bunlar tam manasıyla haindirler. Bundan dolayı da halk şu anda bunlara karşı harekete geçmiş durumdadır ve sonuna kadar da bu böyle devam edecektir. Artık kim düşman kim dost, herkes kendi tarafını biliyor ve ona göre davranacaktır.

Suud'da ciddi gelişmeler var

Sisi'nin ölen Suudi kralı Abdullah'ın cenaze törenine katılmaması kötü hava şartlarına bağlanırken Sisiyle birlikte 20'ye yakın Arap ülke liderinin törene katılmaması göz önünde bulundurulduğunda bunun Suudi'de kral olan Selman'la yeni bir döneme imza atılacağını söylememiz mümkün mü? Ya da sizin açınızdan sizi etkileyen durum nedir?

Evet, Suudi'de ciddi gelişmeler var. Elbette bu onların içişleri. Ancak biz Mısır halkı olarak İhvan olarak, devrimciler olarak biz biliyoruz ki Suudi'nin bugünkü tutumu olduğu gibi değildir, net bir şekilde değişmiştir. Çünkü yönetimde farklı farklı bazı dinamikler vardı, farklı bazı aktörler vardı. Örneğin Halit et Tüveycr, krallık divanı başkanıydı ve bütün siyaseti bu yürütüyordu. Ve sonradan keşfedilmiş olmalı ki Suudiler ortaya çıkarmış oldukları belli oluyor. Bu adamın Selman bin Abdülaziz'i arkadan hançerlemek için pusuda beklediği ve ona karşı Sisi, Dahlan ve Birleşik Arap Emirlikleri kralı ile birlikte bir plan kurdukları deşifre edilmiştir. Yeni kral, bunların komplosunu anlamış. Bu nedenle yeni kralın ilk icraatı, Halit et Tüveycr denen kişiyi görevden almak olmuştur. Evet, Suudi'de şu an çok ciddi bir değişim söz konusudur ve biz bunu seziyor ve farkındayız.

Ayrıca Sisi, Suudi'ye en son gittiğinde Mısır Cumhurbaşkanı olarak değil kişisel olarak gitmişti. Zaten cenaze törenine de kabul edilmedi. Yani durum çok ciddi, biz de takip ediyoruz. Sayın Abdülgaffar, çok ciddi bilgiler veriyorsunuz. Bu söylediklerinizin, söylenti olmadığından eminsiniz değil mi?

Hayır efendim, söylenti değil, net bilgiler. Hatta basına yansımadı ama Mısır darbe rejimi 20 bin Mısır askerini Husilere karşı savaşmak için Yemen'e gönderme bahanesiyle bunları Suudi Arabistan'a gönderip yeni krala karşı darbe komplosunda faal bir şekilde kullanmak istedi. Bu iş bu noktaya kadar varmış durumda. Ve bunu Suudiler deşifre etti. Bu, tamamen doğru bilgidir…

Bu arada Katar yönetiminin darbe yönetimli Mısır'la yakınlaşma süreci de kesintiye uğramış gözüküyor gibi…
Evet, öyle görünüyor. Doğrusu ben bu konuyla ilgili bir şey söylemek istemiyorum. Ama şu an görünen o.  

Sayın Eşref Abdülgaffar, Batılı ülkeler Mısır'da yapılan son katliamı kınadı ancak göstermelik ve de çok cılız bir kınama olarak gördüğümüz Batının bu tavrını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz çok iyi biliyoruz ki Avrupalılar için maslahat değerlerden, ilkelerden öncedir. Bu net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Adamlar maslahatlarını düşünüyor. Değerler falan hikâye… Demokrasi, insan hakları bunlar hepsi hikâye… O bakımdan doğrusu biz Avrupalılardan bir şey beklemiyoruz. Çünkü onlar sadece maslahatları ve çıkarlarının peşindeler. Ve Mısır darbesi onların bu yüzünü deşifre etmiştir. Bu net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Şu anda devrimcilerin darbecilere karşı barışçıl bir şekilde sürdürdüğü tavrı devam mı edecek yoksa geliştirilen yeni bir strateji var mı?

Hayır, hayır. Şu anda biz barış mefhumunu değiştirmiş bulunuyoruz. Biz buna artık acı veren barışçı hareket adını veriyoruz. Karşı tarafa da bir acı tattıracak barışçıl bir hareket anlamında olacak yeni bir strateji değişikliği var. Çünkü biz 19 aydır öldürülüyoruz. 19 aydır barış barış, silmiyye, silmiyye diyoruz. Yani barışçıl bir yol diyoruz fakat biz gördük ki karşıdakiler bundan bir şey anlamıyor. Aksine bize çok acı veren şeyler yaşandı. O nedenle biz bu şeyi değiştiriyoruz, kısas yöntemine, dişe diş durumuna geçmiş durumundayız. Bu acıyı onlara tattırmamız lazım, çünkü bunlar hain! Darbeci Sisi ve yandaşları askerlerinin bu acıyı tatmaları lazım. Yoksa bunlar hiçbir şekilde barıştan bir şey anlamıyorlar. Bunlara bize tattırdıkları acıyı tattırmamız lazım ki caydırıcı olsun. Biz de inşallah artık bunu yapacağız, kesinlikle kısas diyoruz, artık onlara bu acıyı tattıracağız diyoruz. Ve acı veren barışçı hareket diyoruz.

Sayın Eşref Abdulgaffar, verdiğiniz bu çok değerli bilgiler için teşekkür ediyoruz…

Sağ olun, ben teşekkür ediyorum… 

 

Kaynak: Doğruhaber 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.