1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ...Ve itiraf geldi: 'Cemaat üyesiyim'
...Ve itiraf geldi: 'Cemaat üyesiyim'

...Ve itiraf geldi: 'Cemaat üyesiyim'

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yaveri ve darbe soruşturması kapsamında tutuklanan Piyade Yarbay Levent Türkkan, savcılık soruşturmasında çarpıcı itiraflarda bulundu.

A+A-

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın darbe soruşturması kapsamında tutuklanan yaveri Piyade Yarbay Levent Türkkan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

İfadesinde çarpıcı itiraflarda bulunan Türkkan, paralel yapı üyesi olduğunu kabul etti.

Türkkan savcılık ifadesinde şunları söyledi:

"Ben fakir bir ailenin çocuğuyum. Babam çok fakir bir çiftçiydi. Tarlamız, bağımız bahçemiz yoktu. Fethullah Gülen Cemaati ile ilk defa ortaokul döneminde tanıştım. İyi ve geleceği parlak bir öğrenciydim. Okulda matematikten 9 almışlığım yoktur. 

Ortaokulda cemaatin abileriyle tanışmıştım. 5 yaşından beri subay olmayı hayal ediyordum. Bu idealim cemaatin ekmeğine tuz biber oldu. 1989 Işıklar Askeri Lisesi'nin sınavlarına girdim. Sınavı kendi bilgilerimle kazanacağımdan emindim. Cemaatteki abilerim de emindi. Fakat yine de bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Soruları Serdar Abi getirmişti. Bursa merkezde bir cemaat evinde soruları bana vermişlerdi.

'Cemaat Üyesiyim'

Paralel Yapı üyesiyim. Fetullah Gülen cemaatindenim. 1989'da Işıklar Askeri Lisesi sınavlarına girdim. Sınavdan önceki gece soruları getirip verdiler. Ve liseyi kazandım. Genelkurmay'da emir subaylığı görevine getirildikten sonra cemaat adına verilen görevleri yerine getirmeye başladım."

Yarbay Levent Türkkan  suçlarını itiraf ederken, "Cemaatin verdiği görevleri yerine getirdim. Hulusi Akar'ın odasına böcek koyup dinlemeleri abilere verdim" dedi.

İşte Yarbay Levent Türkkan'ın itirafları:

" Ben Paralel Yapı üyesiyim. Fetullah Gülen cemaatindenim. Bu cemaate yıllarca hizmet ettim. 'Abilerime' yıllarca hizmet ettim. Onların emirlerine bugüne kadar harfiyen riayet ettim. Işıklar Askeri Lisesi'ne girdim. Her ay düzenli olarak abilerin evinde buluştuk. Gülen'in kitaplarını okuduk. Deşifre olmamak için tuvalette abdest almayı ve 'ima' yoluyla namaz kılmayı öğrettiler.
1993 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldum. Bizlerle buluşan abiler askeri şahıs değildi. Cemaat sonuçta, abiler silsilesi olduğu için Fetullah Gülen nazarımda en büyük abiydi. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in emir subay yardımcılığına getirildim.
Paşanın son 3 ayında emir subayı oldum. Genelkurmay'da emir subaylığı görevine getirildikten sonra cemaat adına verilen görevleri yerine getirmeye başladım. Özel Paşayı dinleme cihazıyla sürekli dinliyorduk. İki boğum parmak ucu kadar 'radyo' diye tabir edilen dinleme cihazının her gün paşanın odasına herhangi bir yere koyup akşam da çıkarken alıyordum. Cihazı Türk Telekom'da çalışan 'Abi' verdi. Paşanın her gün sesini kaydettim. 2-3 ayrı cihaz vardı. Haftada bir cihazları götürüp 'Abi'ye veriyordum. Boş olanları alıyordum. Arada sırada Genelkurmay Başkanının odasında arama yapılıyordu. Doğal olarak ben bu aramaların ne zaman yapılacağını önceden bildiğim için cihazı koymuyordum. 

Akar Paşa bize hitaben, 'Yanlış yapıyorsunuz bu böyle olmaz' dedi. Benim elimde tabanca vardı. TSK'nın Özel Kuvvetlerine teslim olduk.
Onlar da bizi polise teslim etti.
Samimi olarak pişmanım sadece darbeye iştirak etmekten dolayı değil Fetullah Gülen Cemaatinin mensubu olmaktan da çok pişmanım."

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler