1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Yalancılar sussun, sözün sahibi konuşsun!
Yalancılar sussun, sözün sahibi konuşsun!

Yalancılar sussun, sözün sahibi konuşsun!

Nijerya’da faaliyet gösteren Ehli Sünnet için Davet ve Cihad Cemaati, resmî sözcüsü Ebu Musab El Bernavi ile yapılan söyleşi mücahidler haklarında bir çok yalan ve iftira içerikli kampanya yürütülmesi hasebiyle önem arzetmektedir.

A+A-

Nijerya’da faaliyet gösteren Ehli Sünnet için Davet ve Cihad Cemaati (Batı tarafından Boko Haram olarak isimlendirilmektedir) resmî sözcüsü Ebu Musab El Bernavi ile yapılan söyleşiyi resmi hesaplarından yayınladı. Söz konusu söyleşi hakkında bir çok yalan ve iftira ortaya atılan Nijerya mücahidleri için önem arzetmektedir. Söz konusu söyleşinin Türkçe tercümesini Tevhid Gündem olarak ilginize sunuyoruz;

Söyleşiyi yapan muhabir söze şöyle başlıyor;

"Ebu Musab, bugünlerde birçok insan, Batı Afrika’daki önemli bir gelişmeden, buradaki İslam Devleti’nden ve Baqa şehrinin özgürleştirildiğinden bahsediyor. Fakat çoğu insan, İslam Devleti’nden gerçek bilgileri almış değil. Bu yüzden size bazı sorular sormak istiyoruz.

Soru 1: Bu şehrin sizin için ve Nijerya hükümeti için önemi nedir? Birçok kişi, özellikle şehrin mevkisini, stratejik ve askerî önemini bilmiyor. Bu noktayı açıklayabilir misiniz?

Cevap: Bu şehir, Nijerya’nın Kuzeydoğusuna Çad Gölü’nün yakınlarına düşüyor. Ticari ve askerî değeri bakımından Nijerya hükümeti için önemli. Nijerya hükümeti için askerî değerine gelince; bizim şeriatı ikame etme projemize karşı burada Nijerya ile Kamerun, Çad ve Nijer arasında bir koalisyon var. Bu, bölgedeki en önemli ekonomik kaynaklardan olduğu düşünülen Çad Gölü’nü kontrol etmek için kurulan bir koalisyondur. Bizim için önemi ise; bu, askerî varlıkları İslam Devleti topraklarından çıkarıyor. Ve bölgede Allah’ın şeriatını ikame ediyor ve Müslümanlara güvenlik ve koruma sağlıyor. Bilinen bir şeydir; Askerî yapılar, bir yere giderse orayı ifsat eder ve zalimce yönetir. Yalnızca Allah’ın rahmetiyle, biz burayı fethetmeye ve Afrika’daki İslam Devleti şehirlerine eklemeye muvaffak olduk. Gerçekten yeryüzü (arz) Allah’ındır. Ve kullarından dilediğini yeryüzüne varis kılar. Akıbet (mübarek son) muttakilerindir (sakınanlarındır).

Soru 2: Medyada sizin hakkınızda kötü konuşan ve ‘Boko Haram’dan bıktık, Müslümanların kanlarına neler yapıyorlar?’ diyenler var. Gerçekten ‘Boko Haram’ olarak isimleniyor musunuz? Ve Müslüman kanı döktünüz mü veya gerçekte olan nedir?

Cevap: Medyanın yayınladığı şeylerin çoğu, meseleleri çarpıtmak ve yalanları yaymaktır. Özellikle mücahidleri ilgilendirdiği vakit, medya tağutlar tarafından kontrol ediliyor. ...

Biz kendimize ‘Boko Haram’ demedik. Bizim davamız, sadece Demokratik veya yabancı okullarını yasaklamakla ilgili değil. Biz, Ehli Sünnet için Davet ve Cihad Cemaati’yiz. Bu isim, bir şeyleri değiştirmek için bir girişimdir. Biz Ehli Sünnet’e zafer vermek ve yeryüzündeki Allah’ın hâkimiyetini kaim kılmak için gelmiş bulunuyoruz.

Müslümanların kanını dökmek suçlamalarına gelince, bu doğru değildir ve şahidimiz de Allah’tır. Onların (Müslümanların) yolunda savaşıyorken, nasıl onlara (Müslümanlara) karşı savaşırız? ‘Asa (sopa) taşıyanlar’ - ‘Katodgora’ denilen şehre girdiğimizde, tağut ordularıyla işbirliği yaptılar ve silahlanarak ayaklandılar. Biz, bize karşı savaşanlarla savaştık ve onlar, bizle savaştıklarını biliyorlar ve bizim gücümüzü görünce şehirden kaçtılar; bazısı denizden, bazısı ormanlara (kaçtı)... Ve hatta onlara şu mesajı gönderdik: ‘Bize karşı savaşan, savaşmayan her kim gelir tevbe ederse affedilecek ve kendisine güven ve koruma veriyoruz.’ Çünkü biz; ahlakı, bize zarar vermeyenlere zarar vermeyi başlatmayı reddeden bir ümmetiz.

Soru 3: İnternet bağlantısı olmayan kişiler var, veya bu açıklamaya ulaşamayanlar. Bunları onlara nasıl söyleyeceksiniz? Ve gelirlerse onları öldürmeyeceğinizi nasıl bilecekler? Ve intikam alacağınızdan nasıl korkmasınlar?

Cevap: Evet, bunun broşür bastırma ve bunu internette de yayınlama gibi birçok yolu var. Ve onlardan bazısı tevbe etmeye gelirse, tevbe etmeye gelmelerini söylemesi için onu kardeşlerine göndereceğiz.

Bunun (onları öldürmeyeceğimizin) en güzel delili; Mobi, Damatro ve Felka gibi girmiş olduğumuz şehirlerdir. Oralarda tek bir kişiye dahi zarar vermedik. Çünkü bizimle savaşmadılar, biz sadece bizle savaşanlarla savaşırız. Eğer bizimle birlikte değilsiniz, karşımızda da olmayın. Kulları, kullara ibadet etmekten (kulluktan), kulların Rabbine ibadet etmeye (kulluğa); dinlerin zulmünden, İslam’ın adaletine; hayatın darlığından, hayatın ve ahiretin genişliğine çıkarmak (kurtarmak) istiyoruz.

Soru 4: İnşallah son olarak stratejilerinizi bize açıklamanızı istiyoruz. Allah’ın şeriatını ikame etmek için Baqa’dan sonra başka bir şehre girmek istersek bu, o şehrin sakinlerine karşı yeni bir strateji mi olacak? Yoksa fethettiğiniz tüm şehirler ve savaştığınız herkes için geçerli midir?

Cevap: Evet, tüm şehirler için geçerli. Örneğin; Baqa halkı bizle savaştılar, bunu biliyorlar ve biz onlara gittiğimizde kaçtılar ve (Baqa’ya bağlı) beldelerin halklarının çoğu bizle savaşmadı. Yani (kaçanlar), bizim girmemiz sebebiyle kaçmadılar. Mesela Mobi ve Damatro halkları, sokaklarda bizi karşıladılar ve tekbir getirdiler. Bunu çokça gördük, onlara tevbe edip evlerine güvenli bir şekilde girmelerini ve bizimle beraber durup şerli Haçlı Nijerya hükümeti -Allah lanet etsin- tarafından insanlara dayatılan Haçlı birliklerine karşı (şehirlerini, şeriatı veya Müslümanları) müdafaa etmelerini nasihat etmemizin sebebi de budur.

Soru 5: Son olarak koalisyon güçleri olan Nijerya, Kamerun, Çad, Nijer ve ‘Asa taşıyıcıları’ - ‘Katodgora’dan bunları destekleyenlere bir mesaj vermenizi istiyoruz.

Cevap: İlk olarak onlara diyoruz ki; Şerrinizi (fesadınızı) durdurun, aksi takdirde evlerimizi istila ettiğiniz gibi evleriniz istila edeceğiz. Örnek olarak; Kamerun bize saldırdı, biz de onlara saldırdık. Ve Nijer ve Çad’a, bizim karşımızda yer almayı bırakmalarını söylüyoruz, (bu durumda) biz de size saldırmayacağız. Aksi takdirde bizimle savaştığınız gibi sizinle savaşacağız, ve size karşı bir savaş yürüteceğiz ki; bunun acısını çoktan tattınız. Pişmanlık fırsatı olmayacağı zaman pişman olmadan önce birliklerinizi geri çekin.

Bunlarla işbirliği yapanlara ve bunları destekleyenlere ise diyoruz ki; Aklınızı başınıza alın ve yalnızca sizi ve dininizi müdafaa etmek için ailelerini ve evlerini terk eden mücahid kardeşlerinizle birlikte durun.

Son olarak medyada bizim hakkımızda konuşan, mücahid olduğunu ve bizi temsil ettiğini iddia eden kişilere gelelim; Dillerinizi tutun ve bilmediğiniz şey hakkında konuşmayın. Ve konuşmak istiyorlarsa, bizden duyun, bizim hakkımızda (gıyabımızda) değil. Allah subhanehu ve teâlâ diyor ki:

“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın” (49/Hucurat, 6)

Bu yüzden yargılamadan ve pişman olmadan önce teyit etmek (doğrulamak) zorundalar. Öyleyse bizim hakkımızda konuşmadan önce teyit edin (doğrulayın). Bizim Müslüman kanı döktüğümüzü söylemeden önce teyit edin (doğrulayın), Allah en iyi bilendir.

“Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.” (12/Yusuf, 21)

 

Kaynak: Tevhidi Gündem

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.